Tanrı Türkü korusun diğerleri korunuyor

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Yukarıdaki başlık bana ait değil. Bir süredir FACEBOOK’ta Tanrı Türkü korusun diğerlerini AKP koruyor veya Devlet koruyor gibi benzetmeler dolaşıyor. Türk siyasi hayatının son otuz yılını bilinçli bir şekilde yaşayarak, daha önceki dönemleri de okuyarak bildiğimizi söylememiz mütevaziliğimize bir zarar vermez. Bu bilgi ve tecrübemize dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Türklük, ülke bütünlüğü ve Türk milliyetçiliği 60 yıldır bu kadar aşağılanmadı ve tehlike altında olmadı. Benzer bir durum 1944’te Türk milliyetçilerinin tırnakları çekilerek tabutluklara konmuş ve bir vebalı gibi tecrit edilmişti. İkinci Dünya Savaşından sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği başkanı Stalin Türkiye’nin doğusundan toprak talebinde bulunmuş ve Boğazlar statüsünde kendi lehine değişiklikler istemiştir. Dünkü ve bu günkü tehlikeler şekli olarak birbirine benzemese de içerik olarak benzeştiğini söyleyebiliriz. Her iki durumda da ülke bütünlüğü tehlikeye düşmüş ve Türk milliyetçiliği aşağılanmıştır. Bu gün ileri demokrasi safsatasıyla Kürtler bağımsızlığın ilk ayağı olan bölgesel özerklik talebinde bulunmakta ve diğer bazı Türk olmayan unsurlar da kendi dillerinde eğitim peşine düşmüştür. Sanki batan geminin mallarını paylaşmak gibi bir durum. Daha önce birçok makalemde belirttim, AKP iktidarı döneminde Türk milliyetçileri devletin üst düzey makamlarından uzaklaştırılmakla kalınmamış aynı zamanda baskı altına alınarak etkisizleştirilmişlerdir. Geri kalanını da kendilerine benzetmişlerdir. 
Hiçbir devlet, sistem, rejim ve halk kendini yok edecek bir eyleme ve fikir akımına izin vermez. Yıkıcı fikir ve eylem bazıları tarafından ne kadar kutsanırsa kutsansın o ülkenin asli unsurları için kabul edilemez. Bu anlayış geçmişte böyleydi günümüzde de böyledir. Bu sadece Türklere özgü bir davranış değil, bir ülkeye ve devlete sahip bütün halkların ortak davranışıdır. Türk halkının seçtiği iktidarlar bu hassasiyeti dikkate almak zorundadır ve hiçbir mülahazayla tehlikeye atma yetkisi ve hakkı yoktur. Devleti kuran ve yaşatan halk kitleleri değil, o halkın elitleridir. Bu cümle elitist gelebilir ama tarihi gerçek budur. Halk asker olur, bakkal olur, işçi olur, örgütlenip sivil toplum örgütü olur ama elit olmak için eğitim almak zorundadır. Eğitimli halk da kimin ne yaptığını ne yapmaya çalıştığını bilir ve oyunu ona göre kullanır. Bir kilo çay veya bir çuval kömüre atalarından miras aldığı toprağı ve çağdaş bir ülkeyi gelecek nesillere aynen aktarmayı tehlikeye atmaz.
Daha önce birçok kez belirttiğimiz gibi bir devleti ve ülkeyi kuran da yaşatan da milliyetçi felsefedir. Dincilerin ve liberallerin savaşarak devleti kurup yaşattığının ne Türklerin ne de başka milletlerin tarihinde örneği yoktur. Devleti kuran ve yaşatan milliyetçi, yurt sever felsefe ne zaman aşağılansa biline ki ülke ve rejim üzerinde ciddi bir tehlike vardır. Türkler genelde çok dindar bir millet değildir ama sağlam inançlıdır. Türkmen köylerine gittiğinizde bunun ispatını görürsünüz. Camilerde üç beş tane ihtiyar görürsünüz. Dindar Türkler çoğunlukla büyük kentlerde olur ve çok eğitimli değillerdir. Maddi durumları da ortanın altındadır. Bu kesimde dindarlara karşı aşırı bir güven vardır. Dindarları sorgulamazlar. Vatanperver olmakla birlikte çağın gerisindeler ve gizli emelleri okuma yetenekleri yoktur. Açık ve basit olmasına rağmen Türküm demekle Türkiyeliyim demek arasındaki farkı göremezler. Dolayısıyla bu insanlar üzerine istediğiniz plan ve projeyi yapıp uyandırmadan uygulayabilirsiniz. Bir de eğer dindar kisvesi altında bunu yapıyorlarsa bırakınız onların mücadele etmesini üstelik çarkın dönmesi için değirmene su bile taşırlar. Türklerden umudumuzu yitirmedik; kolektif akıl Tanrı Türkü korusun diğerlerini AKP korur diyorsa umutlanmak hakkımızdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları