Tarih Vakfı'nın etnik ırkçılığı!

A+A-
Arslan BULUT

Tarih Vakfı adına bazı akademisyenler, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nu tarihçi olmanın sorumluluğu ile hareket etmeye davet etti!
Tarih Vakfı, Halaçoğlu’nun bugün kendisini Kürt bilen bazı aşiretlerin 16’ncı yüzyıl  vergi kayıtlarında Türkmen aşiretleri olarak geçtiğini ortaya çıkarmasını çok üzülmüş görünüyor!
Öyle ki, “Kimlikler tarih içinde değişir, dönüşür, farklılaşır. O nedenle bazı Kürt aşiretlerinin uzak geçmişte Türkmen kütlesi içinde gözükmesinin, kimlik bakımından bir anlamı yoktur” diyebildiler!
Anlamı yoksa niye feryat ediyorlar? 
Gerekçe olarak da “Eğer bu tutumu esas alırsak, bugün kendisine ’Türk’diyen yüzbinlerce insanın üç-dört kuşak öncesinde kendisini başka etnik kimliklerle tanımlayan kişiler olduğu dikkate alınırsa, onların eski mensubiyetlerini esas alan çeşitli milliyetçiliklerin de onları ’geri çağırmasını’doğal karşılamak gerekir” görüşünü ileri sürüyorlar ve Halaçoğlu’nun yaklaşımını Todor Jivkov’un Bulgarlaştırma operasyonuna benzetiyorlar!
Ermenilerle ilgili değerlendirmelerini de ırkçılıkla suçluyorlar!

* * *

Peki, Tarih Vakfı’nın, Rockefeller Vakfı’ndan aldığı para ile tarihle ilgisiz gençlerden 10 pilot bölgede “Yerel Tarih Grupları” oluşturması, tarihçilik midir, istihbarat operasyonu mudur?
Türk vatandaşlarından oluşan grupların, pilot bölgelerde, öncelikle etnik grupları, Ermeni ve Rumlara ait eski mezarlıklar ve gayrımenkullerin bugünkü tapu durumunu araştırması tarihçilik midir?
İstanbul, Ankara, Konya, Mersin, Bursa, Gaziantep, Mardin, Çanakkale, Antakya, Trabzon, Ünye gibi yerleşim merkezlerinde tarihle hiçbir ilgisi olmayan gençleri bir araya getirip sözde tarih araştırması yaptırmak ve “Araştırmaların görsel malzemesini üretirken, mekanların ve insanların ele alınışında otantik olanı tespit etme anlayışı yerine, yerel dokunun ve insani dokunun karmaşık çeşitliliğini kaydetmek gerekir” talimatı vermek, tarihçilik midir?
Dr. Akşin Somel’in, araştırma yapılırken, devlet kaynaklarına ve ulusal basın-yayına itibar edilmemesini istemesi., tarihçilik midir?
Yine Akşin Somel’in “Geleneksel bir muhaceret ülkesi olan Türkiye’de kökenleri Balkanlara, Rusya’ya veya Kafkasya’ya dayalı olan pek çok ailenin günümüz genç kuşak torunları, cedlerinin muhaceret öyküsünü, Anadolu’ya gelişleri sürecini, iskân edildikleri yerlere uyum sağlama problemlerini ve beraberlerinde Türkiye’ye getirdikleri kültürel zenginlikleri toplumsal ve yerel tarih araştırması konusu yapabilirler” önermesi ne demek oluyor?
Biz projeyi öğrendiğimizde “Yerel Tarih Grupları’ndan istenen bilgiler bir araya getirildiğinde Türkiye hakkında mükemmel bir istihbarat raporu ortaya çıkmış olacak! Üstelik, bir sürü istihbarat görevlisi ve daha fazla masraf yerine, tarihten anlamayan bir gönüllüler ordusu tarafından derlenmiş bir rapor” demiştik.

* * *

Tarih Vakfı’nın Mersin yerel tarih grubundan Resul Yiğit, grup toplantısında Mersin Halkevi’nin kuruluşundan bahsediyor ve şöyle diyor:
“Eski Rum Kilise’sinin salonu onarılarak müsamere ve konferans salonu haline getirildi.”
Bu da tarihçilik mi oluyor?
Çanakkale grubunun dosyasında faaliyetler özetleniyor:“Tapu Araştırmaları Grubu: Üniversiteden bir grup arkadaş yapıların tapu kayıtlarına ulaşmaya çalıştı.”
Tapu araştırması yapmak, tarihçilik mi
oluyor?
Kendileri Rokefeller Vakfı adına, Türkiye’nin yakın  geçmişteki etnik haritasını çıkarırken ırkçılık yapmış olmuyorlar ama Yusuf Halaçoğlu, 16 yüzyıl vergi kayıtlarına göre kimin hangi aşiretten geldiğini ortaya çıkarınca ırkçı oluyor öyle mi?
Etnik ırkçılık, Tarih Vakfı’nın işidir; Türk Tarih Kurumu ise Türk Milleti’nin tarihini araştırmaktadır!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları