Tarihe tanık olun!

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Kumpas davalarında öyle kanıtlar var ki isteseler de karartamayacaklar. Diledikleri kadar vakit kazanmaya çalışsalar da güneş balçıkla sıvanmayacak, kamuoyundan gerçekler gizlenemeyecek. Bunların başında ünlü “Zir Vadisi aramaları” var. Hani topraktan silah ve mühimmatın fışkırdığını ilan ettikleri o ünlü aramalar. Yarbay Mustafa Dönmez’e ait olduğu iddia ettikleri sis kutuları, G 3 mermileri filan. Gece yarsı kameralar eşliğinde kepçe ile aranan patlayıcılar. İnsan zekası ile alay edercesine yapılan “algı operasyonları”na ne yazık ki memleketimizin önemli bir bölümü inanmıştı. Bugünlerde “vah vahh, tüh tüüühh” çekenlerin ekseriyeti “ateş olmayan yerden duman tütmez” diyerek çıkarılan yangına benzin dökerek tahrik ve tetikçilik bile yaptılar. Sözü uzatmayalım. Bugün (9 Temmuz) Genelkurmay Askeri Mahkemesinde Mustafa Dönmez’in mahkemesi var .6 koca yılını Silivri’de geçiren Dönmez önce Zir Vadisi aramalarında “konulan” mühimmatlar için askeri mahkemede 5 ay gibi kısa sürede yargılanıp ordudan atılmıştı. 30 yıla yakın hizmet ettiği TSK, Dönmez’i dinlememişti bile. Orduya sızanların gayreti ve bir an önce kurtulabilme telaşı ile bitiriverdiler işi. Ancak yanlış hesap gecikmeli olsa da döndü. Kumpasçılar Yarbay Dönmez’i jandarma zannediyorlardı. Bu konuyu “İmamların Öcü” adlı kitabımda detayları ile yazdım. Hatırlatmakta fayda var. Yüklenen kin ile “Genelkurmayın Papazı” dedikleri  Dönmez’den intikam almaktı gayeleri. Ama derslerine iyi çalışmadılar. Ya da Allah şaşırttı kumpasçıları .Oysa Mustafa “İkmal” subayı idi ve Kara Kuvvetleri mensubuydu. Kamera kayıtlarında sesin kapalı olduğunu sanan görevli polisler “Jandarmaya nasıl da kazık attık” diye böbürleniyorlardı. Hem tembel hem de pinti idi kumpasın tetikçileri. Aynı malzemeyi bir aç ay sonra Poyrazköy’e koyarken lastik izleri bırakacak kadar aptaldılar. Hukuka inanan Dönmez yılmadı. Hapishane koşullarında bile izini sürdürdü. Vicdan sahibi bir polis vicdan azabına dayanamayarak itirafta bulundu. Korkuyordu ve kendisini garanti altına almak istiyordu. Görüntülerin orijinal halini vermek için bir miktar para talep etti. Ablalarından borç alan Mustafa, oğlu Alp aracılığı ile CD’yi aldı ve avukatlara teslim etti. Mahkemeye gönderdi ama delil torbasından kayboldu. Daha doğrusu adli emanetten çalındı. Bu çalınma işi Silivri mahkemeleri için sıradan, alışılmış bir iş olduğu için şaşırtıcı sayılmadı bile. Ancak o CD’nin bir kopyası Odatv’nin Barış’larına (Pehlivan ve Terkoğlu) ulaştı. Korkmadan yayınladılar ama aynı günü sabaha doğru evlerinden alınarak 2 yıl Silivri Cezaevi’ne tıkıldılar. Etliye sütlüye dokunmaktansa “hukuki süreç” bahanesi arkasına gizlenenlere rağmen mücadele devam etti. CD’yi alıp yargıya teslim eden Dönmez’in oğlu Azerbaycan’da trafik kazası süsü verilerek öldürüldü. Lütfen tahliye edildi Silivri sanıkları. Bu sırada Dönmez’in ordudan atılma kararı bozuldu, Zir Vadisi kumpası çöktü, beraat etmişti ama itiraz etti Mustafa. Artık adları, sanları belli olan kumpasçıların yakalanarak yargılanmasını istiyordu. Yaklaşık 2 yıldır duruşmalar devam ediyor. Mevsimden mevsime erteleniyor. Genelkurmay Askeri Mahkemesi’ne Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yani 15 dakikalık mesafeden gönderilmiyor. Yasaya göre “yok” ya da “var” cevabı bile verilmiyor. Dönmez de haklı olarak isyan etti. Resmi cevap gelmeden kendisinde kopyası olan delili mahkemeye vermeyeceğini zira  “güvenmediğini” beyan etti. Geçtiğimiz gün aldığım biliye göre o ünlü CD, mahkemeye ulaşmış. Bugün saat 09:30’da duruşma var. O CD yargı heyeti ve izleyiciler huzurunda seyredilecek. Bu tarihi anda orada bulunmak herkese nasip olmaz. Başta kumpas mağdurları olmak üzere ’Sessiz Çığlık’müdavimleri ve okuyucularımıza tavsiye ediyorum. Tarihe tanık olun!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları