Tarihi röportaj: Erbakan, AKP’deki dönüşümü anlatıyor

Arslan BULUT

Tayyip Erdoğan, CHP’ye, “yüz nakli” yapıldığını ancak bunun yetmeyeceğini, doku nakli, hatta genetik yapıda değişiklik gerektiğini söyledi. CHP’liler de Erdoğan’ın milli görüş gömleğini çıkardığını hatırlattı. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı “Erbakan’ı arkasından hançerlemek” le suçladı ve “Baba katilinden miras sahibi olunmaz” dedi.               
Bilindiği gibi Erdoğan, “Gerekirse papaz elbisesi bile giyerim” demişti. Yani siyasette bir genetik yapı değişikliği var ama önce AKP’de başladı...
Bu iddia bana değil, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a aittir.
Erbakan, Erdoğan ve ekibi konusunda ne düşünüyordu?
Bu konuda, 17-19 Şubat 2003 tarihlerinde Yeniçağ’da yayınlanan bir röportajım var.

***


Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile Fatih’te ağabeyinin evinde görüşmüştük. Erbakan, şöyle demişti:
“Kemal Derviş’in, ‘Erken seçimin tarihi belli olmalıdır’ diye bir söz ortaya atması, tesadüfen ortaya atılmış bir söz olarak telakki edilmemelidir. Mutlaka dışarının etkisiyle söylenmiş bir söz idi. Bu etki neden yapılıyor derseniz? Dış güçler, bir taraftan MHP’nin AB’ye karşı tavrını, öbür taraftan da Ecevit’in Kıbrıs ve Irak konusundaki tavrını beğenmiyordu. Buralarda arzu ettiklerini kolayca elde edemeyeceklerini hissedince, ‘Türkiye’yi seçime götürelim, çünkü Türkiye çok mühim bir ülke, İsrail’in emniyeti için Orta Doğu’da yapacağımız çok iş var. Bu işlerin yapılmasında Türkiye bize yardımcı olmalıdır. Bize yardımcı olacak iktidarı iş başına getirelim’ diyerek, seçimleri normal zamanından önceye alınmasını gündeme getirdiler. Ve bu seçimler birden bire ilan edildi. Kimsenin istememesine rağmen, ‘seçim 3 Kasım’dadır’ diye ilan edildi. Edildikten sonra da... Dış güçlerin, Türkiye’de televizyonlar ve medyalar vasıtasıyla büyük etkinlikleri var. Seçim boyunca da arzu ettikleri bir şablonu gerçekleştirmek için her imkânı kullandılar.
Bu imkânlar esnasında üç tane cümle tüm Anadolu’da çok kullanıldı:
Bir tanesi ‘Saadet Partisi barajı geçemez’, ikincisi, ‘AKP de milli görüşçüdür’, üçüncüsü, ‘Baykal gelmesin, sol gelmesin öyleyse oyumuzu AKP’ye verelim’ şeklindeydi...
Bu propaganda çok yoğun bir şekilde yapıldı. 54’üncü Hükümet’in başarılı hizmetlerinde kendilerinin de katkısı olduğunu ileri sürerek her yerde anlattılar. ‘Biz Erbakan’ın izniyle bu çalışmaları yapıyoruz. Bütün çabamız Erbakan’ı Cumhurbaşkanı yapmak içindir’ şeklinde bilhassa köylerde, kahvelerde, yoğun bir propaganda yapmaya çalıştılar. Şimdi tabii dış güçlerin planı programı başarılı oldu. Bu program tuttu. ABD’nin tek güç haline gelmesi ile İsrail çeşitli projeler yapmıştır. Türkiye’nin parçalanmasına kadar plan ve programlar var. Kıbrıs yine onlara verilecek, Güneydoğu parçalanacak. Pontus kurulacak, tıpkı Sevr’de olduğu gibi... Karadeniz, Yunanlılara verilecek. İstanbul, Bizans olarak başka bir siyasi anlam kazanacak. İzmir, Yunanlılara verilecek, kalanlar da Asya’ya sürülecek. Bu plan mucibince bir yandan İran, Irak, Suudi Arabistan, Mısır ezilirken, diğer yandan da Türkiye’nin ezilmesi hedef alınmıştır.”

***


SORU: Milli görüş kadroları içerisinde yetişen, ve gerçekten de zaman zaman başarılı hizmetler de veren, bir kısmı şimdiki AKP kadroları arasında bulunan insanların, bugün hem milli görüşe hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri ortaya koyduğu milli siyasete tamamen aykırı politikalar takip etmesini nasıl yorumluyorsunuz?
CEVAP: Bu durum, muhtemelen seçimden önce, seçimde destek alabilmek için verilmiş bir takım sözlerin vaatlerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Birçok seferler yaptılar, görüşmeler yaptılar. O görüşmelerde, seçimi kazanabilmek için; onların çeşitli desteklerini sağlamak uğrunda birçok vaatte bulundular. O anlaşılıyor. Şimdi verdikleri o sözlerden de geri dönemiyorlar.

***


Erbakan’ın her söylediği doğru çıktı. AKP, ABD’nin Arap Baharı baş komiserliğini üstlendi. İslam ülkeleri AKP’nin ABD’ye verdiği destek sayesinde bir bir ezilmeye başlandı... Peki AKP kadroları neden böyle yaptı? Bu kadrolar, Hoca’nın talebeleri değil miydi? Hoca kendi talebelerindeki bu dönüşüm konusunda ne düşünüyordu?  
(Devam edeceğim...)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş