Tarihin, milletin eli omuzlarında

A+A-
Altemur KILIÇ

Silvan’da 13 Mehmedimizin şehit edilmesinden sonra, sanki birden uyandık. “Kürt sorununu”  yeniden tartışmaya ve çözüm yolları aramaya başladık... “Kellim kellim lâyenfa!”...

***


Aslında, Apo’nun 1984 Eruh ve Şemdinli’de başlattığı son Kürt isyanı... Osmanlı’da ve Cumhuriyet dönemindeki dizi “Kürt isyanları”nın sonucusu ve otuz yıla yakındır devam ediyor...
Son melanetten sonra rivayetler, yorumlar muhtelif ve çelişkili. Bir rivayete göre PKK ve komutanları bu son eylemi “Barış sürecini zorlamak için”, aksi iddiaya göre PKK içindeki şahinler, Apo’ya rağmen “süreci” engellemek için yapmışlar...Ve diğer yorumlar: BDP Meclis’e döndürülürse, “Barış süreci gene başlayacakmış”. Daha da ötesi “barış ancak Apo’nun muhatap kabul edilmesi”, “yol haritasının” esas alınmasıyla mümkün olurmuş!.. Kısacası, “cinayeti” güya “cani” çözecek!!! Bütün bu önerileri, yorumları hem melun maksatlarına göre, hem de gafletlerinden yapanlara, bir tv programında sormak ve net cevap isterdim: Bütün bu dedikleriniz yapılsa, istedikleri verilse, bölücüler tatmin olacaklar mı?!! PKK duracak mı?.. “Demokratik özerklik” ilanı ile yol haritasının son noktası “Büyük Kürdistan” dan vaz geçecekler mi?.. Yoksa, yetinmeyip Türkiye’nin her yanına yayılan, artan nüfuslarıyla, bütün Türkiye’yi de “Kürdistan’a” eklemek istemezler mi?.. Dolambaçlı konuşmasınlar. Edebiyatı bir tarafa bırakıp net cevap versinler...Veremezler... Öyleyse Allah aşkına, ne konuşuyoruz; neyi tartışıyoruz?.. Eşkıya ile komutan Apo ile neyin pazarlığını yapacağız?.. Eğer esas, TC’nin,Türk milletinin bölünmemesi ve bekası ise, bütün bunlar şeytani ayrıntılar...Verilen ve bundan sonra verilecek şeyler de cabası... Veballeri de bu kısır sürecin devamına bilerek bilmeyerek alet olanların sırtına!

***

Bu konuda çok doğru yazanlarımız da var. Mesela Mümtaz Soysal Hoca, “Hıyanetin Sonu” başlıklı yazısında, “Gerçeği görmek ve gereğini yapmak için daha ne bekleniyor?” diye soruyor... Mümtaz Hoca “gerçeği” ifade ediyor: “Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir köşesinde başka bir devletin ilan edilmiş olmasıdır. Dünyaca tanınmış egemen bir ulusal devletten koparak ’demokratik özerklik’etiketiyle kendi bağımsızlık statüsünü belirleyen bir başka devlet...Sınırları, isyancıların zihninde vardır ve bellidir. Organları ise, devlet başkanı, yasama meclisi, hükümeti, silahlı kuvvetleri, propaganda bakanlığı olarak fiilen vardır ve görev görmeye, kararlar almaya çoktan başlamıştır.”
Aynen böyle...Ağzına, kalemine sağlık hocam. Benim, naçizane, öteden beri yazdıklarımı siz, bilimsel bilgeliğinizle çok daha güzel ifade ettiniz. Bundan sonra konuşulacak ne var... “Sınırların çizilmesi için” pazarlık mı?

***

Aslında bu durumda, bu “değişmez gerçekler” karşısında yapılacak çok şey var: Ama gene Mümtaz Hocanın deyimiyle eğer “devlet devletse, hükümeti de eğer hükümetse, bir de Türk Hükümeti ise!.. Değilse, de o başka tabii!.. ”

***


Tabii, Hoca gibi bu doğruları yazanların “tersleri” de var... Altan kardeşler ve “imalat ıskartası” Hasan Cemal... Kürtlerin “Hasan abisi” ... Kandil’den barış şartları getiren “ulak”!..
Cemal efendi 13 erin şehadetinden sonra, “Ağlayalım ama” peşrevinden sonra, suçu PKK’ya yükleyeceği yerde gene Devlete ve TSK’ya yüklüyor... Erdoğan’ın Silvan olayına karşı gösterdiği öfkeden ve bundan sonra olacaklardan... “Kürt sorunu yoktur; PKK sorunu vardır...Bundan sonraki süreç çok farklı olacaktır” sözlerinden...Erdoğan’ın bir sonraki şehitlere kadar “hidayete ermiş” olmasından ve PKK ile pazarlık yapılmayacağından tedirgin ve şikâyetçi...
Hasan, “Sayın Başbakan, tarihin eli omuzunuzda!” diyor... Cemal efendi, tarihin ve milletin eli senin ve yandaşlarının omuzlarındadır...
Ben Kürtçülerin haklarını, Türklerin haklarını değil, Kürtlerin haklarını savunan bu âdemi kamuoyunun vicdanına havale ediyorum... Mümtaz Hoca gibi vatanseverlerle karşı karşıya bırakıyorum...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları