TARİHTEN DERSLER:Hainler hain, kahramanlar kahramandır

A+A-
Altemur KILIÇ

Demokrasi, söz hürriyeti var; hainlere “hain” denmeyecek... “Aydın” denecek! Şu sırada Türkiye’de böyle “aydınlar” o kadar çok ki! Cumhuriyet-Ordu düşmanlığında, bölücülere destek olmakta ve Kıbrıs’ı satmakta, AB’ye, ABD’ye hizmette birleşiyorlar!
İhanetin çeşitleri 
“İhanetin-hainliğin” türlü şekilleri var; eşe, sevgiliye ihanet, dostlara, velinimete ihanet. Olağan-adi hainler; karılarını dövenler, küçük çocukları taciz edenler, ev-otobüs kundaklayanlar vb... Galiba Ziya Paşa’ya “Falan sana ihanet ediyor” demişler de o “Hayret ben ona hiç iyilik yapmadım ki” demiş...
Simgeler
Dünya boyutunda tarihin derinliklerinde ihanetle eş anlamda anılan “Judas Iscariot” ... Hıristiyanlığın başlangıcında İsa’nın 12 Havarisinden biri Romalılara İsa’nın kimliğini Peygamberi öperek belirliyor... Ve Hazreti İsa bundan sonra çarmıha geriliyor! “Judas öpücüğü” sözü ihanetle eş anlamda... Leonardo da Vinci’nin ünlü “son yemek” tablosunda bu olay var... 
Brutus
Hem siyasi hem de insani ihanetin evrensel sembolü Romalı Brutus... Velinimeti Jül Sezar’ı diğer komplocularla birlikte bıçaklarken, Sezar “Sen de mi Brutus?” diye hayret ediyor ve ölüyor! Bu sözleri bugün de tekrarlamak gerekiyor! Şimdilerde etrafımızda o kadar çok “Sen de mi” denecek Brutuslar var...
Petaine
Yakın dünya tarihinde ünlü hainler çok! Mesela İkinci Dünya Harbinde Fransa işgal altında iken Almanlarla işbirliği yapan Birinci Dünya Harbi kahramanı Mareşal Philippe Petain! Savaştan sonra vatana ihanetten yargılandı ve idamdan eski astı General de Gaulle tarafından kurtarıldı, cezası müebbede çevrildi... 1954’de hapishanede öldü!
Kisling 
Ve gene İkinci Dünya Harbinde Alman işgalcilerle iş birliği yapan Norveç Generali Vidkum Kisling... O savaş esnasında işgal kuvvetleriyle işbirliği yaptı ve savaş sonunda Norveç kurtulunca, idam edildi...
Amerikan haini 
Amerika’nın tarihinde vatan hainliğinin simgesi General Benedict Arnold... Amerikan bağımsızlık savaşında önce İngilizlere karşı başarıyla savaştı. Saratoga’da bacağından yaralandı. Fakat sonra İngilizlere casusluk yaptı ve stratejik West Point kalesini İngilizlere teslim etmek için komplo kurdu. Komplosu açığa çıkınca Arnold İngiltere’ye kaçırıldı fakat orada umduğu gibi kahramanca karşılanmadı... İngilizler, kendi vatanına ihanet eden adamı dışladılar. Arnold, Kanada’da sefalet içinde öldü. Mezarının içinde sadece çizmeli bacağı var... Vatana hizmetin tek sembolü!
Rosenbergler
Amerika’da bir başka hain; atom sırlarını Ruslara satan komünist çif Julius ve Ethel Rosenberg... Atom casusları 1950’de yakalandılar ve ikisi de 1951’de elektrikli sandalyede idam edildiler.
Dünyadaki bütün solcular bu casuslara sahip çıktılar. Rosenbergler ölmemeli diye eylemler yaptılar. İdamdan sonra bakın bizde bir sol dergi ne yazıyordu:
“Ethel ve Julius Rosenberg, insanlığı ve ideallerini savundular. Kendilerine inanan ve güvenen insanlara ihanet etmektense, yaşamlarını feda etmeyi seçtiler. Yaşama bağlıydılar, ama ilkelerine ihanet etme karşılığı yaşamlarına devam etmeyi asla düşünmediler. ABD emperyalizminin, dünya halkları ve bu arada kendi halkı için istediği “özgürlük ve demokrasi” işte bu! Rosenbergler, bugün ABD’de ve dünyada emperyalizme karsı savaşan insanların mücadelesinde saygı ile anılmaya devam ediyor, ABD emperyalizmi ise her zaman olduğu gibi onurlu halkların mücadeleleriyle yenilmeye...” ABD emperyalizmi doğru da ya “ihanet”, vatan hainliği...
Jane Fonda
Ve Amerika’da vatan haini sayılan bir film yıldızı da var. Jane Fonda...
Vietnam savaşı esnasında bu savaşa baş kaldırdı, gösteriler organize etti. Kuzey Vietnamlılarla yakın ilişkilere girdi. Kuzey Vietnam’a gitti, orada Amerikan savaş esirlerinin sorgulanmasına katıldı. Onları ABD hükümetinin aleyhinde konuşmaya teşvik etti. O harp esirleri kurtulduktan sonra Fonda’nın vatana ihanetten yargılanmasını istediler ama yıldız, şöhreti sayesinde yargılanmadı.
Bizde ihanet
 Türk tarihinde ihanet ve vatan hainleri çok... Eskilerini herhalde Murat Bardakçı’ya sormalı... Bugünkülere gelince, adlarını bilirim ama söyleyemem; dava açıyorlar... Bana göre Abdülhamit Han müstebit bir hükümdardı ama asla vatan haini değildi... Türk olduğunu söyleyen bir Osmanlı hakanı idi. İmparatorluğu otuz yıl muhafaza etti...
Ama Vahdettin bazılarının iddialarına rağmen kanaatimce vatanına ve tahtına ihanet etti... Tartışılması abes. Düşmanla işbirliği yapan Yüzellilikler haindiler. Ali Kemal acı bir şekilde öldü. Bir bakıma ve bizim Cemiyete göre Basın Şehidi ama Kurtuluş Savaşı esnasında Anadolu’ya karşı yazdıklarına ne demeli... Eğer yaşasaydı o da Yüzelliliklerden biri olacaktı ve sonra Refık Halit Karay ve Refii Cevat Ulunay gibi yurda dönünce “Hata yaptım” diyecekti. Keşke, ama gene de vatana ihanetin mazereti olamaz... Ya Çerkez Ethem? Bu olay da Topal Osman olayı gibi hazin bir “Candan can koparılması” olayı! Çerkez Ethem yiğit bir adamdı. Savaşın başlarında Yunanlılara karşı büyük hizmetler yaptı ama sonra düzenli ordu kurulmasına karşı çıktı. Mustafa Kemal’i öldürmeye kalkıştı... Çeteleri, yöre halkını soydu ve ali kıran baş kesen oldu... Keşke Yunanlılara kaçmasaydı. Hataları bağışlanır kahramanlığı kalırdı. Topal Osman’a gelince; o Pontusa karşı mücadele etmiş Karadeniz havalisini temizlemişti. Mustafa Kemal’e candan bağlıydı... Bu bağlılık onu yanlış bir harekete sevk etti ve yanlışlığının cezasını hayatıyla ödedi. Benim için o, hakiki bir yiğit, büyük bir kahramandır ve canımızdan kopmuştur...
Sonuç: Hainler her ülkede hain, kahramanlar da kahramandır...

ATATÜRK DİYOR Kİ
“Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları