Tarzan zor durumda

A+A-
Ergun KAFTANCI

    RADYO Televizyon Üst Kurulu, TRT ekranlarından "Namaz kılmayan hayvandır" diye umuma hakaret eden Prof. Mustafa Aşkar'ı kınamış...

    TRT1 ve TRT Avaz kanalları hakkında ise "Yaptırım" uygulama kararı almış...

    Yanlış hatırlamıyorsam Kurul, iktidarın borazanı haline getirilen TRT hakkında ilk kez yaptırım uygulayacak, ya da uygulanmasını sağlayacak...

    Yaptırımın ne olacağı bilinmiyor...

    Kurulun yaptırım olarak kullanılacak elindeki imkân sadece TRT'ye

uyarıda bulunmak...

    Para cezası verebilir mi?

    Veremez...

    Zira RTÜK'ün TRT'ye para cezası verme yetkisi de yok...

    Yayın ekibiyle TRT yöneticilerinin hakkında idari işlem de yapılamaz; bunları yalnız Başbakanlık yapabilir...

    Yasalarımızda, ırk, renk, dil, din, tabiyet, cinsiyet, engellilik, siyasi ve felsefi düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayanlar hakkında ceza verilmesini sağlayacak hükümler var...

    Savcılar, yayınlarda bu tür ayrımcılık yapanlarla halkın dini değerlerini dikkate almayanlar ve hakaret yolunu seçenler hakkında dava açabilir...

     Yazılı basında olduğu gibi görsel basında da yayınlar ayrımcı, edepsiz ve yasalara göre suç teşkil eden ifadeler içeremeyeceğine göre Başbakanlığın yaptırımlarına koşut olarak yargı da harekete geçmelidir.

 Mustafa Aşkar nam kişiyi hizaya sokamazsak, onun gibi dine ve yurttaşlara saldıran cüretkâr tiplerin çoğalmasına çanak tutmuş oluruz.

 

Meşruiyetini yitirecek

     MHP Tüzük Kurultayı yarın yapılıyor...

     Partiyi küçülten, Milliyetçi Ülkücü ilkeleri göz ardı ederek iktidarın dümen suyuna giren, dolayısıyla MHP'nin parlamenter varlığını minimize eden Genel Başkan ve ekibine karşı çıkanlar, üç hilâlli bayrağı bu kurultayla yeniden siyasetin gönderine çekecek...

     Devlet Bahçeli tüzük kurultayı için korsan kurultay diyor...

     Katılmayacaklarını söylüyor...

     Bu, baskıcı bir tavırdır ve kesinlikle demokratik değildir...

     Yakışmamıştır!

     Siyasal liderlik koltuğuna oturtulmuş kişi yolunu sapıtırsa perde üzerine iner. Devlet Bahçeli'nin başına gelecek budur!

     "İlle de ben, benden sonrası tufan" demek de akıl kârı değildir...

     Birileri, gider ayak Bahçeli'ye bunu da hatırlatmalı...

     Nuri Okutan emekli vali...

     "Sakarya'ya büyük hizmetler yaptı, halk tarafından çok sevildi" demem Okutan'ın başarılı, dirayetli bir idareci olduğunu herhalde anlatır...

     Isparta'dan aday seçilerek parlamenterlik görevine başladı...

     Sağlam karakterli, milliyetçiliğinden ödün vermeyen değerli bir isim...

     Dün, kurultaya katılacağını açıkladı...

     Kurultay sonrası etrafıyla meşruiyet kaybına uğrayarak korsan durumuna düşecek Bahçeli'nin izlediği yanlış politikalara katılmadığını, bundan sonra da katılmayacağını ifade etti...

     Nuri Okutan yalnız değil...

     Kendisi gibi düşünen 30'a yakın parlamenter olduğu söyleniyor...

     Bir film adıyla ifade edeyim, Tarzan -yani Bahçeli- zor durumda...     

     Büyük ihtimal, kurultaya katılmayıp meşruiyetini kaybedecek!

     Anlaşılan kafası da karışık...

     Milliyetçi Ülkücü ilkeleri sahiplenemiyor...

     Bunu da, birkaç teşkilâta daha el çektirerek gösterdi...

     Oysa bu basit taktikle kurultayı engellemek mümkün değil; onu göremiyor!

     Uzak değil, yarın her şey gün ışığına çıkacak, MHP rayına oturacak, üç hilâlli bayrak hep dalgalanacak!

 

ONDAN BUNDAN

      GAZETECİLİKTE tutunamayınca siyasete soyunan ve kendini AKP'nin kollarına atan Şamil Tayyar, 5 bin lira tazminat ödemeye mahkûm edildi. Tazminata hak kazanan eski Sincan Ağrı Ceza Mahkemesi yargıcı Osman Kaçmaz... Tayyar cezayı ödemeyince otomobiline haciz kondu. Aracın plakası ilginç, para verip ST harflerini almış. Plakaya para bulan cezaya da haydi haydi bulur...

      ODATV'de okudum; Erdoğan'ın başdanışmanlarından Mehmet Uçum, adının ortasına babası tarafından konulan "Ata" sözcüğünü mahkeme kararıyla sildirmiş... Babası Atatürkçü ama Mehmet Ata Uçum değil...

"Anayasayı değiştireceğiz, Atatürk'ü anayasadan atacağız" diyecek kadar bağnaz... Adından "Ata" sözcüğünü atması da bağnazlığından.

      YAZILARIMDA bazı hatalar yapıyorum, çoğu size yansımıyor. Çünkü arkadaşımız Esat Atalay dikkatli ve titiz bir yönetmen, hatamı hemen yakalıyor ve düzeltiyor. Dün de İspanya maçı pazar günü diye yazmıştım. Düzeltip, baltayı taşa vurmaktan kurtardı beni. Esat'cığım olmasaydı yanmıştım...

  DERKENAR

      GEÇİNMEYE gönlüm olmadığı için iyi bilmiyordum, öğrendim, yarın "Babalar Günü" imiş... Her gün yaptığım gibi şehitlerimize, büyük dedem Şerif Efendi'ye, dedem Servet Bey'e, babama, amcama ve bilcümle geçmişime yine rahmet okuyacağım. Babalar gününü böyle anlıyorum.

Dilerim Devlet Bahçeli böyle bir günde kurultaya katılarak babalığını gösterir. Kendisinden beklenen budur!

 

      BİR SÖZ

        NASİHAT kafa karışıklığına iyi gelir; merhamet acıya, şefkat ise öfkeye.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları