Tasavvuf ve narsisizm/ Tasavvufta aşk

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

Nergis çiçeğinin Yunan mitolojisine dayanan bir geçmişi var. Narsis, çok yakışıklı bir delikanlıdır. Ormanlar perisi Eko, ona âşık olur, gelgelelim karşılık görmez bu aşkı, çünkü Narsis kendine âşıktır. Bir gölün kıyısına gidip, suya vuran aksini kucaklamak ister sık sık. Böyle günlerden birinde, göle düşüp boğulur. Ruhu, aynı adı alan çiçek şeklinde tecessüm eder. Divan şiirinde Nergis imgesi, mest ve mahmur olmayı çağrıştırır. “Narkotik” kavramı da buradan
türetilme.
Peki tasavvufla narsisizmin bağlantısı ne? Bağlantısı nefs, nefs muhasebesi, nefisle mücadele, nefsi öldürme gibi kavramlarda yatıyor. Nefs kavramında bir narsisizm var. Bunun önlememin yolu bir başka varlığı sevmekten geçiyor ki, buradan iş “Enel Hak” demeye kadar gidiyor.
Nefs, Allah ile kul arasında en büyük perde. Bu perdeyi aralama mücadelesi de büyük bir mücadele. Ne var ki burada da çok büyük bir incelik var. Alçakgönüllülük erdemiyle taçlandırılan ve çeşitli çile aşamalarından geçirilerek nefsini yenen müritler, mertebe kazanıp mürşid olunca, tebasının onayıyla eksiksiz bir narsist oluverirler. Ya da belki de sadece narsisizmini eksikten ve noksandan kurtarabilen kişiler mürşit olmayı hak ederler. Ama en kötüsü ikisi arasında, Araf’ta kalanlardır.
Sone Yayınları son derece ilginç bir kitap yayımlamış, yazarı da imza ederek bana göndermiş. Kaan Polatlar, adını yazıma başlık ettiğim bu yapıtında tasavvuf ve narsisizm ilişkisine özet olarak işte böyle yaklaşıyor. Bu bağlamda başka bir çalışma yapıldığını ben duymadım, görmedim. Bu bakımdan değerli yazarı kutluyor, alkışlıyorum.
Bu kitapta aşk sorunsalı da tahlil edilmeye çalışılıyor. Melankoli ve melankolinin kendine özgü meziyetleri sayılıp dökülüyor. Aşk ve cinsellik birbirine ne kadar yakın ya da uzak, yakın olunca ne olur, uzaklaşınca nereye varılır? Bu soruların yanıtları aranıyor. Fuzulî, Mevlânâ ve Freud’dan örnekler veriliyor.
Tasavvufa merak duyanlara bu eseri hararetle tavsiye ediyorum.




Necdet Sevinç’e Hatıra Kitabı

Bilgeoğuz Yayınevi, rahmetli Necdet Sevinç için bir hatıra kitabı çıkaracak. Ailesinin de onayı alınmış. Bu hayırlı ve vefalı girişimin duyurulması konusunda benim de yardımım istendi. Bunu memnuniyetle yapıyorum.
Üstad Necdet Sevinç Bey hakkında elinde bilgi, belge, değerli ve ilginç anılar olan her kim varsa, Bilgeoğuz Yayınevine başvursun. İşte iletişim bilgileri: bilgi@bilgeoguz.com.tr   Tlf: 0212 527 33 65




Gül Bağrına Saplanan Mızrak Yeri

“Elimde kartal tırnağı oklarım/Ve Pompei öfkeli yayım/İşte orda, o günkü gibi Uhut’tayım/Her şey gerçek ve apaçık/Gökten inen ilahî vahiy kadar/ Yağmaya koşanların okları, terk edilmiş oklar... /Ah: yetim oklar... Ah işaretim oklar, keşke yaysız uçsalar/Ecel dolu, bedel dolu sadağım/Emir gelmeden yerimden kımıldamayacağım/Ben yalçın kayaya, derin toprağa kök salan sakız ağacıyım/Çiğnenmekten tükürüklenmekten korkmuyorum”
Şükrü Çakır, Kocaeli Vali Yardımcısı... Şiir çizgisi netleşen, özüne özgü bir dil ve biçem yakalamış iyi de bir şair. Bir şiir kitabı varmış Şükrü Bey’in, ikincisinin dosyası da hazır. Uhut’taki ahde vefasızlıkla günümüzdekiler arasında kan bağı var. Şükrü Bey bunu işliyor adını başlık yaptığım şiirinde.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları