Taşeron örgütlerle yürütülen vekalet savaşı!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Bu defa terör Atatürk Havaalanı'nda kalleş yüzünü gösterdi. Kırkı aşkın Türk ve yabancı uyruklu insan bu saldırıda kurban gitti. Terör örgütü doğrudan insan olanlara ve insanlığa saldırmıştır.

Robot teröristler birileri adına bir yerlere mesaj vermek için öldürebildiği kadar insan öldürmekle görevliydiler. Bu kitle katliamını gerçekleştiren insanlık düşmanı yaratıklar mümkün olduğu kadar çok insanı öldürmek için ellerinden geleni de yaptılar. Kendileriyle birlikte kırkı aşkın insanı katlettiler iki yüzü aşkın insanı da yaraladılar.

Terörün ve teröristlerin psikopat yönünden çok, yapmaya çalıştıkları üzerinde yoğunlaşmak gerekir.

Normalleşmeye yönelik misilleme!

Türkiye'nin üzerinde bulunduğu jeopolitikte mertçe yürütülen hiçbir mücadele yoktur. Bölge üzerinde hesabı bulunan her güç odağı ve çıkar grubu yapmak istediğini bir başkasının üzerinden gerçekleştirmektedir. Ortada taşeron örgütlerle yürütülen vekâlet savaşları vardır.

Havaalanında katliam yaptıranların amacı Türkiye Cumhuriyeti'nin millet ve devlet olarak bütünlüğüdür. Bu saldırı, bölge üzerinde hesabı olanların Türkiye'ye diz çöktürmek amacıyla, terör örgütlerini kullanarak yaptıkları bir saldırıdır.

Türkiye'ye yönelik olarak gerçekleştirilen terör eylemleri dolaylı olarak Türkiye'ye açılmış bir savaştır. Bu savaşın tarafları arasında istihbarat servisleri, dost görünen ya da düşmanlığını ilan eden ülkeler, küresel güç odakları, bölgeyi istedikleri gibi dizayn etmek isteyen her aktör vardır.

Atatürk Havaalanı'ndaki insanlığa yönelik saldırı, Türkiye'nin İsrail, Rusya ve Mısır ile ilişkilerini normalleştirmesine yönelik adımların hemen arkasından gelmiştir. Bu saldırı Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme iradesine yönelik misillemedir.

Özel olarak Atatürk Havaalanı saldırısı, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini normalleştirilmesine yönelik açıklamaların hemen arkasından gelmesi rastlantı değildir.

Alman turistlere yapılan Sultanahmet, İsrailli turistlere yapılan Taksim ve son olarak Atatürk Havaalanı'ndaki saldırılarla yabancıların hedef alınması uluslararası etki yaratma kabiliyetinin yüksek olması yüzündendir.

Bu saldırıların hepsi de Türkiye'de güvenlik sorunu olduğu duygusunu yaratmaya yöneliktir. Bu yönü itibarıyla ülkedeki bütün terörist saldırılar aynı amaca hizmet etmektedir.

Türkiye'ye yönelik terörist saldırıların amacı ülkeyi içine kapatmak, ekonomiyi çökertmek, toplumsal panik yaratmak ve ülkenin güvenlik kalkanını test etmek amaçlı olduğu açıktır.

İnadına birlik ve bütünlük, inadına normalleşme!

Türkiye'ye yönelik terörün diyalektiğini kavramadan terörün eylemli gücünü anlamak mümkün değildir.

İran ile ilişkileriniz kötüleştiğinde Şemdinli dolaylarından Türkiye'ye yönelik organize terörist saldırılara muhatap oluyorsanız;

Mısır ile ilişkileriniz bozulduğunda PKK'lıların Kahire'de Sisi yönetimi ile görüşmeler yaptığını duyuyorsanız;

Rusya ile ilişkileriniz koptuğunda Kandil'deki terörist başları ve HDP'nin başındakilerin Moskova'nın yolunu tuttuğunu görüyorsanız; 

"Ey Amerika" dediğinizde ABD'nin PYD ile ortak operasyon yaptığına şahit oluyorsanız;

İsrail ile köprüleri attığınızda İsrailli danışmanların Irak ve Suriye'nin kuzeyinde göze çarpacak şekilde gezindiğini fark ediyorsanız;

Suriye ile ilişkilerinizin kötüleşmesiyle 911 kilometrelik sınır hattınızın da kötüleştiğini hissediyorsanız;

Bütün bunların sonucu olarak Rus yapımı tanksavar, ABD yapımı uçaksavar ve hava araçları teröristlerin inlerinde ele geçecektir.

Gelişmeler her zamankinden daha çok terörle mücadelenin uluslararası ilişkilerle bağlantılı hale geldiğini göstermektedir.

Daha da açıkçası İsrail, İran, ABD, Mısır, Suriye, Irak ve Rusya ile ilişkilerinizin aynı anda kötüleşmesi demek, PKK-DAEŞ terörünün de buna paralel olarak gemiyi azıya alması, azması demektir.

Özet olarak Türkiye'nin bölgesel ve küresel güçlerle olan ilişkileriyle PKK ve DAEŞ terörü arasında doğrusal bir bağlantı vardır. Birisiyle ilişkiler kötüleşmeden diğeriyle mücadele iyileşemiyor.

Türkiye içeride birlik ve beraberliğini, dışarıda ise inadına bölge ülkeleriyle normalleşme yollarını aramalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları