Tayyip Bey, MGK'da general mi tokatladı?

İsrafil K.KUMBASAR

Rahmetli babam, her ne zaman 27 Mayıs darbesi ile ilgili bir konu açılsa, her seferinde büyük bir çoşku içinde rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş ile ilgili şu söylentiyi naklederdi:
“27 Mayıs darbesinden sonra Hindistan’a sürgüne gönderilen Albay, mahkemeden Menderes hakkında idam cezası çıkınca Cemal Gürsel’e şöyle bir telgraf çekti:
- ‘Cemal Ağa, sakın Menderes’i asma, eğer asarsan hesabını çok kötü sorarım.’
Ama Gürsel, onu dinlemedi, Menderes’i astı.
Bunu duyan Albay, hemen ilk trene atlayıp Ankara’ya geldi.
Abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra, tabancasını kaptığı gibi doğruca Gürsel’in oturduğu evin yolunu tuttu.
Karşısına çıkan nöbetçileri hallettikten sonra, kapıya tekmeyi basıp içeri girdi.
Birdenbire Albay’ı karşısında gören Gürsel’in eli ayağı titremeye başladı:
- ‘Albayım, ne olur ben ettim sen etme.’
Ama Türkeş bu, hemen bastı tetiğe.
Kötürüm kalan Gürsel, uzun müddet hastane kapılarında süründükten sonra öldü.”
Bu rivayeti, birgün bir ağabeyim vasıtası ile Türkeş’e sordurduğumda, gülümseyerek şu cevabı vermişti:
- “Kim uydurmuşsa çok iyi uydurmuş?”
Babam, ne yazık ki zamanında birileri tarafından kulağına üflenen bu söylentinin doğru olmadığını öğrenemeden Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Peki, bu efsaneyi neden mi anlattık?

* * *

ABD’den nişanlı ‘yandaş’ medya şövalyeleri, AB’den nişanlı ‘yanaşma’ medya silahşorları gibi Boğaz kıyılarında hergün bir başka eğlence mekanında viski yudumlamaya imkanımız olmadığı için, zaman zaman mahalle aralarındaki ‘rehabilitasyon’ merkezlerine takılır, sokaktaki vatandaşın ülkedeki olup bitenler karşısında neler düşündüğünü anlamaya çalışırız.
Geçenlerde yine bir kahvehanede çayımızı yudumlarken, yan masada hararetle tartışan bir grup dikkatimizi çekiverdi.
‘Takım elbiseli’, ‘kravatlı’, ‘badem bıyıklı’ orta yaşlardaki bir vatandaş masaya yumruğu vurdu:
- “Farkında değil misiniz muhteremler, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açılması bir devrimdir. Bu ülkede çok şey değişti, artık darbe falan olmaz.”
Biraz daha yaşlı görünen biri, söze girdi:
- “Yine de o kadar kesin konuşma abi.”
Badem bıyıklı, kızarak sesini yükseltti:
- “Çok şükür, Türkiye’de artık müslümanların Tayyip Erdoğan gibi koskoca İsrail Cumhurbaşkanı’na haddini bildirmiş olan bir liderleri var.”

* * *


Badem bıyıklı, heyecanla devam etti:
- “28 Şubat sürecinde irtica yaygaraları ile Refahyol hükümetini alaşağı edenler, Necmettin Hoca’ya yaptıkları muamelenin aynısını Tayyip Bey’e de yapmak istediler.
Ancak, Tayyip Bey öyle Hoca gibi korkup tırsmadı, üzerine gelenlerin üzerine üzerine gitti.
Ergenekon hakkında soruşturma açtırdı.
Bir müslümanın Çankaya’ya oturmasına karşı çıkan Yaşar Büyükanıt’ı Dolmabahçe’de dize getirdi, ondan sonra gelen de bükemediği bileği öpmek zorunda kaldı.”
Derin bir nefes aldıktan sonra ekledi:
- “Daha son MGK toplantısında ne olmuş haberiniz var mı?”
- “Ne olmuş?”
- “Memlekette o kadar mesele varken, generallerden biri yine Tayyip Bey’e irtica ile ilgili bir dosya uzatmış. Peki Tayyip Bey ne yapmış?”
- “Ne yapmış?”
- “Dosyayı elinin tersi ile ittikten sonra, generalin suratına okkalı bir tokat patlatmış.”
- “?..”

* * *


Bütün bu saçmalıklar tabii ki ‘doğru’ değil.
İster ‘yalan’, ister ‘uydurma’ deyin, ama ‘tarihi’ uyumun bir yansıması olan bu tür duyumlar, belli ki birileri tarafından ‘fısıltı’ gazetesi aracığı ile ülkenin her köşesine yayılıyor.
Ve bu ülkede, ne yazık ki bu tür zırvalara inanmaya müsait hala bir sürü insan var.
İlgilenenlerin dikkatine sunulur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş