Tayyip Bey’in pilot fotoğrafıyla da olmuyor

A+A-
Afet ILGAZ

Eskiden tanklarımız, uçaklarımız, piyadelerimiz bizi yüksek heyecanlara boğardı. Bunlar resm-i geçitlerde olduğu kadar askeri harekatlarda da böyle olurdu. Yaşar Büyükanıt Paşa’yla Kuzey Irak’a yapılan harekat böyle heyecanlandırmıştı.
Neden böyleydi? Çünkü bu heyecanın altında yatan temiz duygular vardı. Vatanı müdafaa gibi, düşmana haddini bildirmek gibi... Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Küçükçekmece Gölü’nün kenarında oturuyorduk. Rıfat Bey’le beraber E-5’ten Edirne’ye doğru ilerleyen kuvvetlerimizi heyecanla seyretmiştik. Jetler vızır vızır geçerken de aynı korku, aynı heyecanla dolu olurduk. Askerlerimizin zaferi için dua ederdik.

***


Suriye sınırına doğru bir sürü askeri araç geçti. Hiç kimsenin böyle bir heyecan duyduğunu sanmıyorum. İçi boşaltılmış bir gösteriydi. Milli heyecanlardan, vatan savunmasından uzak bir hareketlilikti.

***


Tayyip Bey nedense gözlük ve fular takıp, pilot montu giyerek fotoğraf çektirmiş. Herhalde bu eylemin içini böyle bir resimle doldurmak istedi. Hangardan çıkan uçak ne yazık ki aynı şey değildi. Rahmetli ve sevgili havacımız Vecihi Hürkuş’un adını da taşımış olsa, Başbakan rahmetli Erbakan gibi başparmağını göğe de kaldırsa haklı zaferlerimizin heycanını hissettirmedi.

***


Suriye bir senedir Türkiye’den gelen kışkırtmalara karşı çok dikkatli davrandı. Hâlâ Türkiye kamplarında eğitilen ve CIA tarafından silahlandırılan paralı askerler Suriye’ye girip çıkarak katliam yapıyor, çocuk öldürüyor, gazeteci öldürüyor, televizyon basıyor, bir bilim adamını ailesiyle birlikte katlediyor. Meydanlarda Esad’a ve Suriye’ye yapılan hakaretler ayrı. Bizim NATO’yu çağırarak, Suriye üstüne salmaya çalışmamız ayrı. Suriye ulusal müdafaa yapıyor.

***


Hafız Esad zamanında PKK aracılığıyla Türkiye’ye yaşatılan sıkıntılar da ayrı. O zamanki Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş’in bu duruma son verilmezse gereğinin yapılacağını söylemesi de ayrı. PKK’ya yapılan destek ondan sonra bitmişti. Öcalan o ülkeden bu ülkeye savrularak Kenya’da tutuklanıp getirilmişti.
O zamanki Cumhurbaşkanı Necdet Sezer’in Hafız Esad’ın cenaze törenine gitmesiyle iki devlet arasındaki bu üstü kapalı gerilim son buldu. Beşşar Esad zamanında şimdi ona hakaretler savuran Tayyip Bey, Suriye’yle can ciğer kuzu sarması oldu. Herkes bu dostluğu takdirle seyrediyordu. Neredeyse sınırlar kalkacak dostluk daha da gelişecek ve pekişecekti.
Condoleezza Rice’in 28 ülkenin sınırları değişecek açıklaması da bizim hükümetimize ders olmadı. Eş başkanlıkla övünüp durdular. Bunu bir mertebe sanıyorlardı. Amerika’nın verdiği mertebe bu kadar olur. Önce Irak’ta bizi ve üstlerimizi kullandılar. Sonra Mısır’da kullanmak istediler. Mısır bu destekten hiç hoşlanmadı. Suriye ve Libya bu desteğin en kanlısına sahne oldu.
Türk uçağının CIA, MOSSAD, MI6 servisleriyle hazırlanan tuzağa düşmesi bize Suriye sınırına silah yığacak bir haklılık vermiyor.
Bu muamele hangi devlete ve bu kadar uzun zamandır yapılsa, böyle bir gerginlik yaratılsa sonuç aynı olurdu. Bu yüzdendir ki bu harekat milli duygulardan, haklılıktan, şecaatten uzak olduğu için heyecan vermiyor. Son günlerde Atatürk’ü çok sık hatırlıyoruz. Vatan müdafaası için yapılmayan savaş bir cinayettir.

Yazarın Diğer Yazıları