Tayyip eski valiye neden çaktı?

A+A-
Behiç KILIÇ

Aslında ben bugün olanları yakışıksız bulsam da pek şaşkınlıkla karşılamıyorum. Tahterevallinin üst tarafına tırmananlar güçlerini kullanıp intikam alıyorlar. Güçleri yokken ne yaşadılarsa, o zaman çetele tuttuklarına aynı metodu uyguluyorlar, intikam alınıyor, gücün tadı çıkarılıyor...
Başbakan, geçtiğimiz günlerde, İstanbul Belediye Başkanlığı dönemine ait bir hatırayı naklederken devrin İstanbul valisi ile aralarının nasıl gergin olduğunu hatırlattı... Erdoğan, Vali Erol Çakır’ı kastederek “İstanbul’a gelişi zaten anlamlıydı. Tesadüfen kısa süre sonra hakkımda dosyalar süratle akmaya başladı...” dedi.
Erol Çakır, Mesut Yılmaz kontenjanından İstanbul’a vali oldu. Yılmaz ailesine efsanevi yakınlığı ve dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ı takmaması ile de ünlü... Devrin Belediye Başkanı Tayip Erdoğan’ın “Hakkımda ardı ardına dosyalar çıkması” diye vurgu yapması manidar...
Hep söylerim, Erdoğan Belediye Başkanlığı’nı “şiir okumaktan” kaybetmedi, orası bahane!.. Maslak Ormanlarını koruma savaşları, tünel inşaatı müteahhitleri, Kartal Çimento Fabrikası’nın yıkımı ve daha bir çok konu... Tayyip Erdoğan geleneksel sermayenin kalelerine salvolar yapıyordu...
İstanbul dükalarının kankası siyasetçi ve İstanbul Valisi..!
Tayyip Erdoğan’a yakınlıkları nedeniyle Albayrak ailesi çoluk çocuk, operasyonlara hedef olmuştu ve sonuç Pınarhisar Cezaevi...
Başbakan şimdi, durup dururken mi dönemin valisi Erol Çakır’a çaktı!?.
Kısasa kısas bir dalga mı olacak acaba?!.
Tantan “tedirginler o yüzden ortalığa çıktılar” diye eski siyasi arkadaşlarından neden söz
ediyor?!

 


Erdoğan-Yılmaz arasında Rize savaşı

Bir baktık bağımsız Milletvekili Mesut Bey geçtiğimiz günlerde Rize’den demeç verdi. Demeç, Başbakanlığı dönemindeki Genelkurmay ve MİT yöneticilerine paldır küldür geçirme üzerineydi ve polisteki bir grubu hedef alan konuşması tavan yapmıştı ama...
Bir merak da “Rize’ye gezisi” üzerineydi...
Satır arasında o da vardı. Mesut Yılmaz, sözünün geçtiği ilçelerde AKP karşısına çıkarılacak adayları belirlemek için Rize’ye gelmişti... Bazı eski ANAP’lıların CHP’den aday olmasına falan aracılığı söz konusuydu!.. Maksat AKP’nin önünü kesmekti!..
Ardından Başbakan Rize’ye koştu. Hemşerilerine kafadan, İstanbul eski Valisi Erol Çakır’ı şikayet etti, “O zamanlar yeni vali görevine başlamıştı. Beni ziyarete geldi, (Üniversitelilere dağıtılan bursu kastederek) ‘Bunu kendi militanlarınıza dağıtıyorsunuz’ diye edep dışı ifade kullandı. ’ Bu ifadenizi kınıyorum, üzüldüm. Bana bu tür bir ifade kullanamazsınız’ dedim. ‘Eğer sizin biraz yüreğiniz varsa gel balkona çıkalım, burs almak üzere kuyrukta olan gençler var. O gençleri gör, Bunlar benim militanım mı yoksa üniversitede okuyan yavrularımız mıdır anla?’ dedim. Tabii cesaret edemedi...”  dedi. Bu ne demek?.. “Ey hemşeriler Mesut’a kulak asmayın. Valisine bunları yaptırdı” demek! Rizeli’nin işi zor...


 

Uğur Mumcu’dan MOSSAD-Barzani bağlantıları
Uğur Mumcu’nun ölümünden 17 gün önce yazdığı yazı çok ilginç. Başlık  “MOSSAD ve Barzani” . Yazıda, Barzani ailesi ile İsrail devleti arasında bulunan bir bağlantı açığa çıkarılıyordu!..
Bu “ölümsüz yazar” 
8 Ocak 1993 tarihli “Ültimatom” başlıklı yazısında ise şöyle diyordu:
 “Yakında yayımlanacak bir kitabımda, Kürt milliyetçileri ile istihbarat örgütleri arasındaki ilişkilere ışık tutacak çok ilginç belgeler açıklayacağım!..”
Fırsat bulamadı!..
24 Ocak 1993 tarihinde, otomobiline konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti!..
Yazar Tuğrul Erçetin’in değerlendirmelerinden alıntı yaparak aktaralım...
Kardeşi Ceyhan Mumcu,
16 Mayıs 2006 tarihli açıklamasında şöyle dedi:
 “Suikastla aynı gün, medyanın büyük bir bölümü, suikastın İran devleti tarafından yapıldığı konusunda çok yoğun bir propaganda eylemine giriştiler. Oysa ki Uğur Mumcu, İran’ı eleştiren tek bir yazı yazmadığı gibi, bugün de tesettür özelinde sürdürülen laiklik tartışmalarına ilişkin, 1992 yılından sonra herhangi bir yazısı yoktur. Bu yüzden, İran’ın Uğur Mumcu’yu öldürmek için mantıksal bir nedeni de bulunmamaktadır.”
Mumcu’nun kanı yerde duruyor. Üstelik PKK eşkıyası ile yandaşları uyuşturucu kaçakçılarının, devletten, (Barzani destekli) kan hesabı sorabildikleri bir dönem yaşıyoruz...

 

Ankara’da pahalı su iddiası
CHP Milletvekili Nesrin Baytok, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi. Baytok, önergesinde Ankara’da ASKİ’ye ait su faturalarının bilinçli olarak aylık süreler içerisinde değil de 40-50 günlük süreler itibariyle gönderildiğini, bu sürenin uzatılmasıyla su tüketiminin 10 metreküpün aşılmasının
sağlandığını böylece suyun pahalı ücretlendirildiğini belirtti. İddiaların doğru olup olmadığının açıklanmasını isteyen Baytok, son 5 yılda ilk ve son okuma tarih aralığının uzatılmasıyla toplam olarak Ankara’da yaşayan vatandaşlardan ne kadar fazla ücret alındığını, fazla alınan ücretlerin vatandaşlara iade edilip edilmeyeceğinin açıklanmasını istedi.

Yazarın Diğer Yazıları