Tayyip/DTP kavgasının arkasındaki gerçek ne?

İsrafil K.KUMBASAR

Tayyip Erdoğan, gerçekten siyasetin nasıl yapılacağını çok iyi öğrendi.
Ne zaman ki üzerinde ‘gölgeler’ dolaşmaya başlayıverse, hemen gündemi değiştirecek bir uğraş icat edip insanların dikkatini başka noktalara kaydırmayı biliyor.
Sonunda Türkiye’nin de kapısına dayanan kriz ile birlikte sokaktaki vatandaş, ‘sanal ekonomik rahatlığın’ hiç de AKP’nin eseri olmadığını anlamaya başladı.
Erdoğan, baktı ki bu sefer durum çok ciddi, Dengir Mir Mehmet Fırat’ın Ahmet Türk ve arkadaşları ile bir lokantada buluşmasının ardından hemen DTP ile karşılıklı bir ‘danışıklı’ dövüş başlattı.
Daha düne kadar “Kürt kimliğini” tanımaktan bahseden Erdoğan, alelacele Güneydoğu seferi çıkıp, “tek millet, tek bayrak, tek devlet” söylemlerinden rahatsızlık duyanları “ülkeyi terk etmeye” davet etti.
Araziye göre renk değiştiren balık hafızalı birtakım yalamalar, herkesi de kendileri ahmak zannedip,  “Vay be Tayyip Erdoğan ne de cesur bir adam. Bakın DTP’nin tehditlerine rağmen Doğu ve Güneydoğu’yu karış karış geziyor” mealinde züğürt tesellisine başladılar.

* * *

‘Değirmenin’ suyu artık tükendi.
Zamlar peş peşe yağmaya başladı.
Doğalgaz fiyatlarına yapılan ‘yüzde 22’ zammın ardından, elektriğe de ‘yüzde 10’ zam geldi.
1 Kasım 2008 itibariyle geçerli olan zamla birlikte doğalgazdaki toplam artış oranı ‘yüzde 82.15’ye dayandı.
Petrol, doğalgaz ve kömür zamları ile artan döviz kurları, önümüzdeki günlerde ‘gündelik hayata’ daha fazla yansıyacak.
İğneden ipliğe kadar bütün temel ihtiyaç maddeleri, zam yağmurundan nasibini alacak.
Ama resmi enflasyon tahmini hâlâ ‘yüzde 11’.
Dış borçlar, artık ‘ödenemez’ noktaya geldi, cari açık 6 yıl içerisinde 90 kat yükseldi, ekonomik büyüme yavaşladı, insanlar günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gelirlerinin üzerinde borçlanmaya başladılar.
Resmi rakamlara göre işsizlik yüzde 9.7’ye tırmandı, kapanan işyerleri yüzde 70 arttı.

* * *


Kamuoyundan yükselen tepkiler üzerine “Babalar gibi satarım” sözü ile ünlü Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, kameralara karşı sırıtarak,  “Elektrik ve doğalgaz fiyatları bir artıp bir iniyor, bunlar yurtdışına bağlı şeyler” dedi.
Enerji Bakanı Hilmi Güler de, “Doğalgazın özel fiyatlandırma tekniği var, dış piyasalara ayak uyduruyoruz” şeklinde konuştu.
Bir Allah’ın kulu çıkıp da kendilerine sormuyor:
Peki, aynı teknik petrolde neden işlemiyor?
Cümle alem biliyor ki, son zamanlarda petrol fiyatları, dünya piyasalarında dolar bazında yüzde 50’den fazla değer kaybetti.
Ama bu düşüş, her nedense, iç piyasalarda satılan akaryakıta hiç yansıtılmadı.
Hani sistem ‘otomatiğe’ bağlanmıştı?
Hani dünya piyasalarında fiyatlar düşünce bizde de düşecekti?
Belli ki, otomatiklerini “Alırız, ama vermeyiz” sistemine bağlamışlar.

* * *


İktidar partisine mensup Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinin BOTAŞ’a ödemediği borçlar, ‘vatandaşın sırtına’ fatura ediliyor.
“IMF’ye ümüğümüzü sıktırmayız” nutukları arasında iyice ‘ümüğü’ sıkılan vatandaş, artık ‘burnundan’ solumaya başladı.
Bakalım DTP, Erdoğan’ı kurtarabilecek mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş