Taziye kesmez, özür...

Ahmet SEVGİ

Rivayet ederler ki bir zamanlar Rusya’ya tecrübesiz bir şahıs büyükelçi olarak atanır. Dostlarından birisi büyükelçiye sorar:
“Türk-Rus siyasetine yabancısın, ülkemizi nasıl temsil edeceksin, başarılı olabilecek misin?” 
Bu dostane soruya büyükelçi şöyle cevap verir: “Endişeye gerek yok, Rusya Dışişleri Bakanlığı ne derse ben aksini söylerim, ne yaparsa ben tersini yaparım, mesele hallolur.” 
O hesap, maalesef ülkemizde öyle bir kutuplaşma yaşanıyor ki herhangi bir konuda“liberal”ler, “hepimiz Ermeniyiz”ciler,“âkil adamlar” ve nihayet “havuz medyası”nın bilumum kalemşorları ne demişlerse tersini söyleyin, eminim en doğruyu ifade etmiş olursunuz.
Başbakan Erdoğan’ın 23 Nisan 2014’te, Ermeni tehcirinin 99. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 1915 olaylarında hayatını kaybeden Ermenilerin torunlarına taziye dileklerini iletmesi, 24 Nisan 2014 tarihli gazetelerin manşetlerine nasıl yansımış, köşe yazarları Erdoğan’ı nasıl alkışlamışlar, bir-iki numune sunarak tarihe küçük bir not düşmek arzusundayım. İstiyorum ki yarın bu gemi batarsa torunlarımız enkazı yanlış yerlerde aramasınlar.
Önce gazete manşetleri: 9 DİLDE TARİHİ MESAJ (Hürriyet), 9 DİLDE TAZİYE (Milliyet), 1915’E İLK TAZİYE (Haber Turk), ERMENİLERE İLK TAZİYE (Taraf), TAZİYELERİMİZİ İLETİYORUZ         (Radikal).
Şu ifadeler de müşarün-ileyh zevattan: 
“Başbakan’ın ’Ermeni açıklaması’nı üç nedenle destekliyor ve alkışlıyorum:
BİR: Yüzyıllık insani bakıştan uzak tutumun ve tarihi inadın terk edilmesi...
İKİ: Geç kalınmasına rağmen ezberlerin tekrarından vazgeçilip yeni bir şey denmesi.
ÜÇ: Dünyada yalnız kalmamayı gözeten ve değerlendiren bir yaklaşıma geçilmesi...” (Ahmet Hakan/Hürriyet)
“Başbakan Erdoğan, cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir devlet adamının yapmadığını yaparak bir kez daha tarihe not düştü. Ermeni meselesinde ortak acıya dikkat çeken ve taziye dileyen mesajıyla bir tabuyu daha yıktı. (...) Büyük liderler, büyük sorunlar karşısında aldıkları tavırlarla tarihe geçerler. Erdoğan, bazı kesimlerin umudunu kestiği anda bir putu daha yıkarak farklı liderliğini bir kez daha gösterdi.”  (Hüseyin Yayman/Vatan)
“1915 olayları ile ilgili ilk defa bir açıklama yapıldı. Hem de 9 dilde. Kelimeler özenle seçilmiş... İçinde hem taziye var, hem ortak bir hüzün, hem de Türk-Ermeni birlikteliğine açılan yeni bir ufuk. Kim kaleme aldıysa tebrikler. Fakat burada kalmamalı. Gerisi de gelmeli.”  (Rauf Tamer/Posta)
Bunlar yazılı basından birkaç örnek... Bir de televizyon ekranlarında söylenenler var ki düşman başına... “Taziye yetmez özür dilenmeli” diyerek ağızlarını şapırdatanları görünce gayri ihtiyarî Yenişehirli Avnî’nin şu beytini hatırladım:
“Ehibbâşîve-i yağmâda mebhût eder âdâyı//Hudâ göstermesin âsâr-ı izmihlâli bir yerde.” 
(Allah göstermesin, bir yerde izmihlâl -yıkılma, bölünme, yok olma- emaresi görülmeye başladı mı, yağma ve talanda dostlarınız öyle ileri giderler ki düşmanlarınız bile -sevinecekleri yerde- hayretten parmaklarını dişlemeye     başlarlar.)
İnsan, ekmeğini yediği,     suyunu içtiği topraklara bu kadar mı kin besler, ihanet eder? Akıl alacak gibi değil...
Son söz şairin:
“Nedir bu Türk’e düşmanlık, Ermeni’ye muhabbet//Başımıza taş yağacak, Allah’ım bizi affet!” (Li-müellifihî)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş