TBMM Bakü'de toplanmalı

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Haritayı duvara asılı aksesuvar ya da coğrafya bilgi oyunundaki yer isimleri olarak addedenler, sınıfta kalmaya mahkûmdur. Çoğunluğu özel kolejlerde yetişip yabancı burslarla yurt dışında eğitimini tamamlayanlar sayesinde yeni nesil de haritanın önemini bir türlü öğrenemedi.
Bu satırları kaleme alırken, Bakü’den kalkması gereken uçak henüz kalkmamıştı, böylesi gergin bir ortama da bu sütunlardan topografya dersi vermeye niyetim olmadığı gibi, derin strateji ahkamı kesmek de istemiyorum. Ne de olsa canım memleketimde metrekareye bol miktarda siyaset bilicisi, dış politika uzmanı, futbol dâhisi, ekonomi sihirbazı düşüyor.
Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığına dair inancımızı kaybetmediğimiz için küresel liboşlar tarafından, hamaset yapmakla itham edenlere de aldırdığım yok. Benim derdim kuşatılan Türkiye. Cemil Çiçek’in sonunda itiraz etmek zorunda kaldığı Ermenistan sınırına dayandılar sözünü, demokrasi adına ağızlarda sakız niyetine çiğneyenlerin memleket gibi bir dertleri olmadığı için yazdıklarımızdan bir anlam çıkaramayabilirler. Ancak anlam çıkaranlar adına yazı eylemine devam vatandaşlık görevimizdir. Değerli okurlar çok gerilere değil, 1990’lı yıllarda hemen her kesimin, ağızlarında pelesenk olduğu  “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadarki Türk Coğrafyası”  cümlesini lütfen hatırlayın. Bu davanın gerçek temsilcilerinin at üzerinde gidip, vuruşarak şehit olmayı düşündüğü yerlere, uçakla inen etkili ve yetkililer, milli kıyafetler giyip kımız içerken, ne fotoğraflar çektirip, nice nutuklar atmışlardır. Bırakınız uluslararası hukuku, mahalle komşuluğu, iş ortaklığında bile ağabey ilan edilmezken, Türkiye’nin Türk dünyasının ağabeyi olduğuna bu ülkeler itiraz bile etmemişler. Kadife dosyalar arasındaki çok önemli antlaşmalar karşılıklı olarak imzalanırken,  “Türk Dünyası Ortak Pazarı” düşüncesi mahalle bakkallarını bile heyecanlandırmıştır. Turan fikrinin hiç de sakıncalı olmadığını zikreden bir takım sosyal demokrat ve dindar geçinen zevat, ceplerine koydukları dövizlerle ticaret yapma fırsatını değerlendirirken, biz endişelerimizi anlatmak için bas bas bağırıyorduk. Nüfusu üç milyon bile olmayan Ermenistan’ın işgalciliğine karşı eli kolu bağlı Türkiye’nin  “İki devlet bir millet” diyen Azerbaycan’a ve diğer Türk Cumhuriyetlerine karşı saygınlığını koruyamayacağını söylüyorduk. Dönemin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ise  “Ne yani, yeni bir Kıbrıs sorunu mu oluşturmak istiyorsunuz” diye Türk milliyetçilerine diplomasi vermeye kalkışmıştı. Bütün dünyanın gözü önünde sadece Dağlık Karabağ’ı değil Azerbaycan’ın beşte birini işgal eden Ermenistan’ın neredeyse 20 yıla varan fiili durumu için bütün gözler Türkiye’deydi. Bağımsızlığını yeni kazanmış olan Azerbaycan’da 7’den 70’e herkes Türkiye’nin bu işgali engelleyeceğine inanıyor, Türk hükümetlerinden umutla adım atmasını bekliyordu. Süreç içerisinde ordusunu yapılandırıp güç kazanan, Azerbaycan’ın savaşarak topraklarını geri alma fikri de Türkiye’nin,  “Aman ha, haksız duruma düşersiniz biraz sabredin”  telkin ve vaatleriyle engellenmişti. 19 Ocak 1990’da Rus tankları Bakü’ye girdiklerinde oluk oluk kan akarken, “Onlar Şii, biz Sünni’yiz, İran’ı daha fazla ilgilendirir” tarihi gafını yapan Turgut Özal’ın bir müddet sonra, Ordumuz tatbikat yaparken, 3-5 bomba Ermenistan sınırları içine düşebilir sözlerini bile arar olduk. Yine Özal’ın 1997’de devrin başbakanı Demirel’e  “Azerbaycan’a yardımı bir gün içinde göndermezsen yarın Bakü meydanında miting yaparım”  çıkışını mumla arıyoruz.
Evet bugün Bakü’deki Azatlık meydanında milyonlara hitap eden Alparslan Türkeş yok, ama Türkeş’in partisinin yöneticileri ve milletvekilleri neyi bekliyor? Azerbaycan’da yükselen gerginliğin sebebi Türkiye değil, AKP hükümetinin teslimiyetçiliğidir. “Bir millet iki Devlet”  şiarını korumak için TBMM’deki MHP’li, CHP’li milletvekilleri, genel başkanları ile beraber, Bakü’de miting yaparak Türkiye’nin itibarını kurtarmalıdır. Aksi halde Obama’yı alkışlayan vekillerin tümü tarih önünde yargılanacaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları