TBMM, Hocalı’yı neden görmüyor?

İsrafil K.KUMBASAR

1915’in yüzüncü yıldönümü olan 2015 yılına hazırlık yapan Ermeni diasporası, ‘sözde’ soykırım iddialarının genel kabul görmesi için var gücü ile bastırıyor.
Diaspora, dünyanın her bölgesinde parlamentolardan ‘satın aldığı’ işbirlikçiler aracılığıyla ‘yalanları’, ‘yasa’ haline getirmeye çalışıyor.
ABD, Rusya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İsveç, İsviçre, Yunanistan ve Vatikan başta olmak üzere, bugüne kadar 22 ülkenin parlamentosu,  “1915 yılında Türkler Ermenilere karşı soykırım uyguladı” mealinde açık kararlar aldı.
Ayrıca, Avrupa Parlamentosu, BM İnsan Halkları Alt Komisyonu ve Güney Amerika Ortak Pazarı gibi kuruluşlar da iddiaları tanıdı.
Bazı ülkeler, ‘soykırım’ yasasını yeterli görmeyip,  “Ermeni soykırımı olmamıştır”  denilmesini suç sayan tasarıları parlamento gündemlerine taşımaya başladılar.
Öyle görülüyor ki, “tanıtma, tazminat, toprak”  ekseninde gelişen Ermeni soykırım iddiaları 2015 yılında yeni bir döneme girecek.
‘Tanıtma’ faslı tamamlanarak, ‘tazminat’ aşaması devreye sokulacak. Daha sonra ‘toprak’ talepleri gündeme gelecek.

 

***

 

20 yıl öncesinde yaşanmış olan gerçekleri bilmeyenler, 100 yıl öncesinde olup bitenleri asla kavrayamazlar.
1992 yılında bütün dünyanın gözleri önünde Hocalı’da gerçekleştirilen insanlık dışı soykırım, 1915 yılında aslında ‘kimlerin kimlere karşı’ soykırım uyguladığının anlaşılması açısından çok önemli bir veri niteliğindedir.
Peki,  “Bölge lideri oluyoruz”  palavrası ile dış politikayı ‘taşeronluk’ üzerine oturtan iktidar sahipleri, Hocalı’da olup bitenleri uluslararası kamuoyuna anlatabilmek için bugüne kadar neler yaptılar?
‘Devlet imkânlarını’ yağmalamaktan başlarını kaldırıp, Hocalı soykırımı üzerinden uluslararası bir ‘karşı lobi faaliyeti’ başlatmayı hiç akıllarına getirdiler mi?
Bırakın başkalarına anlatmayı, daha kendi meclislerinden bir  “Hocalı soykırımını tanıma”  kararı dahi çıkarabildiler mi?
Ne yazık ki,  “Tarihi tarihçilere bırakalım”  diyerek yan gelip yatmayı tercih ettiler.
Ancak ‘yumurta’kapıya dayandıktan sonra, ‘içi boş’ hamaset nutukları ile ‘milletin gazını’ almaya çalıştılar.

 

***

 

Azerbaycan parlamentosu, 1994 yılında aldığı bir kararla Hocalı’da gerçekleştirilen katliamı ‘soykırım’ ilan etti.
Türk milletini yıllarca  “Tek millet, iki devlet”  söylemi ile uyutan Türkiye’deki iktidar sahipleri ise her nedense bu ‘tarihi vahşeti’ hep görmezden geldiler.
Hem ‘fotoğrafları’, hem ‘kamera görüntüleri’, hem de ‘canlı tanıkları’bulunan soykırımı, dünyaya anlatmak için kıllarını dahi kıpırdatmadılar.
Azerbaycan hükümeti, 2007 yılında TBMM’ye başvuruda bulunarak, Türkiye’nin Hocalı’daki vahşeti, ‘soykırım’ olarak tanımasını istedi.
Aradan tam altı yıl geçti; başvuruya bugüne kadar herhangi bir cevap vermeyen iktidar sahipleri, Azerbaycan’ı sürekli oyalayıp durdular.
Bir taraftan ‘soykırıma öncülük edenler’ ile kol kola girip ‘sınır kapılarını’ açmaya kalkışırken, diğer taraftan Ermenistan hükümetinin  “Azerbaycan’a ait 7 vilayeti boşaltalım. Karşılığında Karabağ’ın bizde kalmasına razı olun”  teklifi için Azerbaycan’ı ikna etmeye çalıştılar.
Allahtan ki Azerbaycan bu tuzağa düşmedi.

 

***

 

İktidarın ‘küresel taşeronluğa’ soyunduğu, muhalefetin ‘koltuk değnekliği’ üstlendiği bir ortamda, bırakın uzak geçmişteki ‘muhteşem’ dönemlerimizi, artık yakın geçmişteki ‘acılarımızı’ bile aklımıza getirmekten korkar hale geldik.
Hocalı’da olup bitenleri Azerbaycan Reformcu Gençler Birliği ile ortaklaşa düzenledikleri  “Hocalı’ya Adalet Haftası”  etkinlikleri ile yeniden bizlere hatırlatan Türk Ocakları İstanbul Gençlik Kolları mensuplarına teşekkürü borç biliriz.
Demek ki Türk Ocakları’nda hâlâ ‘Türklüğe’ sahip çıkanlar varmış.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş