Tekir Yaylası’nda bir iftar sofrası...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi. YAŞ öncesi aba altından gösterilen sopa, Tayyip Erdoğan’ın terfi zaferinden sonra kafalara inerek mutlak hakimiyeti perçinlenmiş oldu. Ege Ordu Komutanı Orgeneral Nusret Taşdeler ve 14 personel için çıkarılan yakalama kararını sürpriz karşılamadım. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tutuklu generaller için söylediği  “Özel Paşa’nın çalışmaya başlaması için rahatlaması gerekiyordu”  sözlerinin ne kadar semimi olduğu da ortaya çıkmış oldu. Demek ki Hüseyin Gülerce’nin  “Yüzde 50 sadece AKP’nin oyu değil. YAŞ kararlarına bakacağız” satırları havada kalmamış oldu. Operasyon devam ediyor. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in çok da özel olmadığı gibi bundan sonraki tutuklamalar için engel teşkil edemeyeceği de ortaya çıkmış oldu. Mübarek ramazanda böylesine tatsız konuları yazmak istemiyordum.
Gönül yolculuğu için çıktığım Erciyes Yaylası’ndaki güzel tablo ile devam edeceğim. Her yıl olduğu gibi Ağustos’un ilk haftası Türk milliyetçilerinin buluşma zirvesi olan Tekir Yaylası’na gittim. Hangi amaçla son verildiğine halen kimselerin anlam veremediği Erciyes Kurultayı, merhum Türkeş’in sağlığındaki gibi muhteşem kalabalıklarla gerçekleşmiyor artık.  “Tek başıma da olsa gidip bir taşın üzerine oturacağım”  kararlılığında olan bir avuç idealist Ülkücü, kurultay geleneğini yaşatmak, dağ havasını solumak, Erciyes’ten esen sert rüzgarın etkisiyle titreyip kendine gelmek için zorluyor zirveyi. Ağustos sıcağında üşümek istiyor benim gibi. Ülküdaşlık hukukunun samimiyeti ile ısınmak istiyor belki de.
Kurultay geleneği dedik ya. Han susar töre konuşur. Türkmen töresinde davulun sesini, silahın patladığını duyan toya, düğüne davetlidir. Kırmızı halıya filan gerek yoktur. Yeniçağ’dan Ozan Arif’in açıklamasını, bu sütunlardan benim yazımı okuyanlar üç-beş saatlik iftar sohbeti ve kurultayı yaşatmak için çıkıp geldiler. Balıkesir’den, Afyon’dan, Mersin, Adana, Ankara, Tokat, Gaziantep, Yozgat gibi şehirlerimizden gelenlerin amacı Pazar gezisi değil, kurultay geleneğinin halen yaşamakta olduğuna tanık olmaktı. Oldular da nitekim. Pilav kazanları kaynadı. Kavurma kokusu yayıldı yaylaya. Huşu içinde iftar vakti beklendi. Çimenlerin üzerinde namaz kılındı. Birbirlerini ilk kez Erciyes’te gören insanlar, binlerce yıldır tanışıyormuş gibi kucaklaştılar. Afyon’daki durumu, Ankara’daki gelişmeleri, dahası memleketin içler acısı durumunu değerlendirdiler. Akşam yakılan ateşin etrafında hançerelerini yırtarcasına marş söyleyip önümüzdeki yıl yeniden buluşmak için söz vererek, vedalaşıp geri döndüler. Yıllık izinlerinin sınırlı günlerini kurultay heyecanına ayırmak isteyen gurbetçilerimizden de gelenler vardı Tekir’e. Birkaç saatliğine de olsa çok sevdikleri Ozan Arif’i görmek, onunla fotoğraf çektirmek için yarıştılar Erciyes’te.
Niteliksiz kalabalıklar ilgi alanımın çok dışındadır. Nicelikli insanları ararım her daim. Çünkü inanmış insanın en tehlikeli silaha dönüştüğüne tanık oldum. Erciyes’te de sayıları az ama hedefe kilitlenmiş insanların gözlerindeki kararlılığı hissettim. Bir de müjde vereyim bugün. Önümüzdeki yıl Erciyes yeni yepyeni bir yapılanmaya gidiyor. Kurultay organizasyonu için çok güzel kararlar alındı, heyetler oluştu. Muhteşem tabloya tanık olabilmenin heyecanına şimdiden kapıldım. Gelişmeleri bu sütundan okuyucularımızla paylaşacağım ve Erciyes notlarına devam edeceğim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları