Teknolojik tarım

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Bütün dünyada gıda fiyatları yatay seyrediyor.

Ya Türkiye'de?

Tam tersi. Etin 50 lira, domatesin 10 lira olduğu bir ülkede hele de daha beş on yıl öncesine kadar tarım ülkesi statüsündeki Türkiye'de "gıda ucuz" demek imkansız.

Geçen hafta İstanbul Sanayi Odası'nın Çanakkale'de bir toplantısı yapıldı. Bir grup iş adamı İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ile birlikte yine İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay'ın misafiri oldu.

Zeynep Bodur Okyay, Çanakkaleli merhum iş adamı İbrahim Bodur'un kızı. Çanakkale'de en büyük istihdamı yaratan bir aile. Çanakkale'nin neredeyse her metrekaresini üretime döndürmek için büyük bir çabası olan bir iş kadını Zeynep Bodur Okyay.

Çanakkale, Türkiye'nin en önemli tarım merkezi aslında. 10 liraya yediğimiz domateslerin neredeyse yüzde 10'u bu ilde üretiliyor.

İşte bu noktada dikkat çekiyor Zeynep Bodur Okyay'ın çabaları. Organik tarım ve teknolojik tarım.

Türkiye tarımının aslında yaşadığı en büyük sorun bu. Tarım bugüne kadar Türkiye'de hep amatörce ve kaba kuvvetle yapıldı. Sonuç olarak kazanç getirmedi ve değerli tarım alanları ranta yani inşaat sektörüne kurban verildi.

Zeynep Bodur Okyay, Çanakkale'de teknolojik bir tarımın gelişmesi için çaba harcıyor.

Zeynep Bodur Okyay, bir sanayici olmasına rağmen konu tarıma gelince heyecanla anlatıyor:

"Endemik bitkilerin yok olması büyük sorun. Birbirine benzeyen tohumlarla birçok sıkıntı ile uğraşıyoruz. Olanı korumak lazım. Türkiye Bilişim Vakfı ile de çalıştık. 31 Mayıs'ta lansman var. Akıllı şehir haritasını çıkarmayı planlıyoruz. Dünyayı da inceledik. Akıllı formaliteler önemli. Köylere baktığımızda, sadece 5-6 hane oturur halde. Çok göç var. Tarım alanları pek kullanılmıyor. Genç nüfusu geri getirmek lazım. Bir yıl önce TABİT ile Tülin Akın'ı davet ederek çalışma yaptık. Kendileri bilgilendirme yaptılar. Vodafone ile birlikte Aydın'dakine benzer bir şey yapar mıyız diye düşündük. Çanakkale'nin rüzgârı, akıntısı var. Bunlarla birlikte bir çıkış noktası olur mu diye düşünüyoruz. Burada çok ağır sanayi yok. Geleceğe yönelik tarıma yönelik teknolojiler buranın çıkışı olabilir."

Türkiye'nin kurtuluşu

İnsanların elbette sanayi ürünlerine de ihtiyacı var. Ancak en önemlisi tarım ürünleri. Bu nedenle Zeynep Bodur Okyay'ın Çanakkale için "çıkış" olarak gördüğü teknolojik tarım Türkiye'nin de çıkışı olabilir.

Tarım ürünlerinin sınır kapılarından geri çevrilmediği bir Türkiye bu konuda büyük bir ihracatçı olabilir.

Türkiye'nin buğday, nohut, fasulye ve neredeyse fiyatı ucuzlasın diye domates bile ithal edecek hale gelmesinin tek nedeni; tarımda teknolojiyi iyi kullanamamamızdır.

Kadınların organik ticareti

Çanakkale'de gördüğüm bir olay beni çok etkiledi. Burada bir çok ev hanımı, emekli kadın veya iş bulamadığı için evde oturmak zorunda kalan kadınların organik ürünlerin üretimini ve pazarlamasını yapan e-ticarete başlamaları.

Bölgenin organik tarıma uygun olması nedeniyle bazı kadınlar bunları açtıkları stantlarda sattıkları gibi kurdukları internet siteleri aracılığı ile de tüm Türkiye'ye pazarlamasını yapıyorlar.

Bu son derece düşük maliyetli bir girişimcilik. Bu özellikle Karadeniz'de yaşayan kadınlar için de önemli bir çıkış olabilir.

Çanakkaleli hanımların bu çabası umarım kısa sürede Türkiye için de bir formül olabilir. Düşünebiliyor musunuz; ihtiyacınız olan bir gıda veya ürünü direkt üreticisinden aracı olmadan alıyorsunuz.

Kadınların organik ürünlerini pazarlamaları için daha çok teşvik verilmeli.

***

Her gün 2 Yeniçağ

Sisleri dağıtan ışık

***

Yeniçağ sadece bir gazete değildir!

Her sabah bayiden aldığınız Yeniçağ aslında hayattır!

Türkiye belki de tarihinin en zor dönemini yaşıyor. İçte ve dışta Türkiye'ye yönelik parçalama sevdalıları bir illüzyon yarattılar. Sisler içerisindeki bu ülkede maalesef medya gerçekleri görmüyor, görse bile ya ekonomik çıkarlar ya da korkudan bunu anlatmıyor.

İşte bu noktada Yeniçağ vardır.

Ülkenin ve milletin pusulasıdır.

Gerçeğin ışığıdır. 

Sislerin arasında bir ışıktır. Bir fenerdir.

Sadece bir gazete almazsınız. Yeniçağ'ın her sayfasında hatta her sütununda bir inanç vardır.

Her gün 2 Yeniçağ almak demek bir kişinin daha aydınlanması demek.

 İhanet perdesinin aralanıp gerçeklerin gözler önüne serilmesi demektir.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları