Tekrarı yok bu oyunun!

Altemur KILIÇ
Yalçın Doğan kardeşim, ülkenin bugünkü durumunu bir kelimeyle özetledi:  “Çalkalanıyoruz”! Türkiye gemisi, azgın bir denizde,  çalkalanarak kayalıklara doğru bir rotada ilerliyor. Bu bir “müsademe rotası”! Dümen korkusuz, bir kaptanda. Tayfaları da yalakaları ve yanaşmaları!.. Dışarıdan gelen kaçaklar da var!
Eski, bir kanto şarkısı vardı, aklıma geldi; konunun ciddiyetine halel getirmemek için, değiştirerek, söyleyelim; “Ateş düştü ülkeye/çalkala, çalkala”!
Teflon tencere 
“Çalkalama” konusunda başka bir alegori de yapabiliriz; ülkeyi bir tencere farz edersek, bu kabın içindeki sıvıya, eskiden kalma güzel şeylerden başka, zehirler/kötü kokular katılmış... Çalkaladıkça geçmişten kalan dibe çökmüş tortular da sıvıya karışıyor ve o, bir zamanların berrak güzel suyu, zehirleniyor... Çalkalanma durdurulsa bile zehirler, tortular dibe çökecek, tencerenin içi teflon da olsa, kazıyıp çıkartmak güç olacak!..
İşin kötüsü şu ki bu durumu, ülkenin içine zehir, fesat katıldığını ve iç ve dış faillerin kimler olduğunu, amaçlarını biliyoruz da; ufuklarımızı gaflet bulutları sarmış bir şey yapamıyoruz! Mesela, mevhum  “Ergenekon” örgütünden daha çok tehlikeli bir topluluk var; sayıları bol medya organlarından birinin adına uygun biçimde her yere her kuruma sızmışlar!
Yabancı gözlemciler, yazarlar bu durumu daha iyi görüyor, algılıyor ve yazmaktalar! Acaba biz, bu gaflet uykusundan ne zaman ve nasıl uyanacağız?
Hercümerç  
Yalçın Doğan bir şey daha söyledi;  “Ülke hercümerç” içinde. Bu kelime de Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitleri”  şiirini çağrıştırıyor. “Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek, öpse o pâk alnı değer. Hercü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb”. Evet, ülke hercümerç içinde ve bu olanları izah etmeye, yetmiyor hiçbir kitap!
Bu “hercümerç”, tacizlerden cinayetlerden eğitime kadar her alanda, diz boyu! AKP iktidara geldikten sonra artması, tesadüf mü? Ülkenin kimyası bozuldu, bütün çivileri çıktı!
Her gün yeni tutuklamalar var! Sanki birileri, ülkeyi karıştırmak için başka neler buluruz diye çöplükleri eşeliyorlar. Ve her gün tencereye yeni iddialar, yeni fesatlar katıyorlar!
Mesela AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Taraf gazetesine verdiği röportajda; “BDP şu anda ulusalcılarla birlikte hareket ediyor. Ergenekoncularla birlikte hareket ediyor, tabanına da ihanet ediyor. Ben diyorum ki Ergenekoncularla, ulusalcılarla birlikte hareket etmeyin” demiş... Evet, milliyetçilik düşmanı olan ve suçları sabit olmadan içerde yatanları mahkûm eden ve yargısız infaz edilmelerinden memnun olacak bu adam, AKP Genel Başkan yardımcısı!
Son olarak, Genelkurmay Başkanının, emekli olacağı iddiası ve tabii Danıştay kameralarının karartılması. Ülkenin Başbakanı, bu olayı, kameralardan sorumlu OYAK kurumundan dolayı, TSK’ya bağlamış. “Ergenekon işi” deniyor da, acaba neden bu tertibi, “o birilerinin” yaptıkları hiç akla gelmiyor? “Onların” bu konularda maharetleri var! Bu saldırının faili, Alparslan Aslan’ın itirafları, Vakit gazetesinin Danıştay üyelerini hedef göstermesi unutuldu, olay “Ergenekon” gayya kuyusuna atıldı, flulaştırıldı!
 Ve son PKK saldırılarının, TSK’nın, Anayasa Paketini engellemeye matuf olduğu fesadı!
Bu fesatlar, çalkalanmalar ve hercümerç içinde ben ömrümün son yıllarında, kayıtlara geçirmek için yazıyorum; tutuklanan ve cezaevlerinde ömür tüketen muvazzaf, emekli komutanların, astsubayların, gazeteci arkadaşlarımızın, aksi ispat edilene kadar, masum olduklarına inanıyorum..Türk milletine karşı ezeli, eski “Büyük Oyunun” yeni yöneticileri, aktörleriyle ve modern teknoloji yöntemleriyle, sahnede. Ve biz, bu oyunu adeta ipnotize edilmiş gibi seyrediyoruz! 
Belki bir gün, rahat koltuklarımızdan uyanacağız ama çok geç olacak! Oyun son defa oynanıyor... “Tekrarı” yok! “Çıkış” kapısı var da gören yok!
NOT: Bu yazıyı yazarken, Erdoğan’ın, AKP Grubundaki konuşmasını hayret ve dehşetle, dinliyorum... “İsmet Paşa ve dönemi konusunda bildiğim çok şey var” diyor. Herhalde “bildiği” değil, danışmanlarının kulaklarına soktuğu şeyler! Bu zata, en yerinde mukabele, daha fazla konuşmasını sağlamak ve kızmasına yardımcı olmak! Söyledikçe ve öfkelendikçe batıyor!..
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş