Tekrarla mermer mi delinir be sultanım?

İsrafil K.KUMBASAR

Nihayet nakaratı itiraf etti hazret.  Her şehit haberi sonrası artık diline pelesenk olan “terörle mücadele konusundaki kararlılık” masalından kendisi de bıkmış olmalı zahir.
Belki istemeden, ağzından kaçırdı, amma velakin “kararlılık” sözlerinin aslında bir ‘tekrar’ olduğunu birinci ağızdan ifşa etti.
Ardı sıra da durumu kurtarma babında, “Bunlar tekrardır ama o tekrar mermeri bile delecektir, herkes bunu böyle bilsin istiyorum” dedi.
‘Belagat’ ve ‘hitabet’ sultanı olarak yutturdukları hükümetin başı, dört ayda 116 şehit verilmesini izahta yetersiz kaldı anlaşılan.
Belli ki artık kendisi de inanmıyor ‘bölücü terörün alt edileceğine’, ‘eşkıya inlerinin dağıtılacağına’ ve ‘ülkenin felaha kavuşacağına’.
Sadece ve sadece cılız bir umut olarak, ‘aynı cümleleri’ sürekli tekrar ederek ‘mermeri delecekleri’ safsatasına sığınıyor.
Caniler bomba yağdırıyor, mayın patlatıyor, askerler ve polisler kurşun yağmuruna tutuyor, hazret kelimelere sığınıyor:
- “Bu tekrar mermeri delecektir.”
Deler, deler, haklısınız, bir şeyi ‘kırk kere’ söylerseniz eğer mutlaka olurmuş.
Sahi, 10 yıllık iktidarınızda şu “Terörle mücadele kararlılıkla sürecek” cümlesini kaç kere kurdunuz?

***

Kaba bir hesapla üç günde bir söyleseniz, 10 yıl içinde en az ‘bin 200 kez’ tekrar etmişsiniz ‘kararlılık’ teranesini.
Sakın bir ‘hesap hatası’ yapıyor olmayasınız? Yahut biz o ‘40 tekrarı’ yanlış mı biliyoruz, ‘40 bin mi’ olmalıydı yoksa?
İşi ‘parmak hesabına’ döktük ya bir kere, belli ki bu hamur daha çok su kaldırır.
Varsayalım ki hesap tuttu ve binlerce kez daha ‘aynı nakarat’ tekrar edildi.
İyi de arkasından gelen cümleye bakılırsa terör belası yakamızı yine bırakmayacak. Asıl medet umdukları “tekrarla mermerin delinmesi” değil, “bölücü terör örgütünün silah bırakması” imiş.
Nitekim, “PKK silah bırakırsa eğer, operasyonlar durur” diye buyuruyor hazret.
Herkes anlasın diye de üstüne basa basa, tane tane açıklama zorunluluğu hissediyor:
- “Silah, asker ve polisin demirbaş envanteridir.”
Yani? Yanisi top yine bölücülerde. Eğer onlar ‘isterse’, ‘dilerse’, ‘lütufta bulunursa’ silahlar susacak.

***

Dikkat edin, aslında “susturacağız” gibi bir kararlılık da yok ortada. “Ateşi kesin, biz de sizi vurmayalım” deniliyor kısaca.
“Bizden gidiyor, amma siz de kayıp veriyorsunuz” demeye getiriyor hazret.
Beri tarafta “gidenler” için düzenlenen cenaze törenlerine bakıyorsunuz, şehit yakınlarına ‘kurşundan daha ağır’ bir muamele.
‘Dipçik’, ‘cop’, ‘gaz’, ‘gözaltı’.
Sanki cenaze törenlerine katılanlar ‘dağdan inmiş’de terörist leşi gömüyorlar.
“Giden gitmiş kardeşim, feryadı figanı bu denli abartmayın artık” baskısı her geçen gün biraz daha ağırlığını hissettiriyor toplum üzerinde.
Öyle ya, memleket ‘bayram’ yeri.
Fabrikalar çalışıyor, tarlalar diz boyu ekin, ağıllar Ankara kıvırcıkları ile dolu. Her ocaktan ‘mutluluk’ sesleri yükseliyor. İsteyene ‘iş’, ‘aş’, ‘eğitim’ imkanı. Düşene ‘sosyal’ yardım, yaralanana ‘ücretsiz’sağlık hizmeti...
Oysa tablonun bu olmadığını şehit polisin eşi en çıplak şekliyle suratlara çarpıyor.

***

“Kocam iş bulamadı da polis oldu” feryadı, aslında iş başındakilerin de bildiği ve o yüzden ‘şehit cenazelerini saklamaya çalıştığı’ korkunç bir tablodur Türkiye için.
Herkesten daha iyi biliyorlar vaziyeti.
Bildikleri için de cebine parayı dolduranların çocukları ‘evlat’, parasız, pulsuz, işsiz olanların çocukları ‘zayiat’ olarak kayıtlara geçiyor.
Sultan hazretleri, artık bundan böyle ‘tekrar ile mermeri deleceğini sanan adam’ olarak tarihe geçecek haberiniz ola.
Son trend budur netekim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş