Temiz adam kıtlığı

A+A-
Muhiddin NALBANTOĞLU

Aralık ayındaki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarıyla ilgili tartışmalar sürerken bu defa da çarpıcı iddiaları beraberinde getiren şok ses kasetleri gündeme damgasını vurdu. Halkımızın yolsuzluk iddialarıyla yatıp kalktığı bu günlerde niye “mumla dürüst adam arar” olduk diye düşünürken imdadıma 1977 yılında dönemin Gümrük ve Tekel Bakanı merhum Gün Sazak ile yapılmış bir röportaj yetişti. Yolsuzluk ve rüşvetle mücadelesiyle efsane haline gelen Gün Sazak 1979’da uğradığı bir silahlı saldırıda şehit edilmişti. Şehadetinden 2 yıl kadar önce Hayat Mecmuası’ndan Şemsi Kuseyri’ye verdiği röportajda rüşvet ve irtikâbın kanser gibi etrafı sardığını anlatan Gün Sazak, dağlar gibi dosyası olan bazı kimselerin milletvekilleri tarafından korunduğundan yakınıyordu. Şemsi Kuseyri imzası ve “Mumla temiz adam aradım” başlığıyla yayınlanan ve bana bu günleri çağrıştıran röportajı sizinle paylaşıyorum:

Mumla temiz adam aradım

Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak’ın makam odasındayız. Kabinenin Parlamento dışından bu tek Bakanı, gümrükler konusunu gündeminin başında tutuyordu.
- “Sayın Bakan dedim, gümrüklerimizden, bir topluiğne geçemez, fakat bir fabrika geçebilir diye bir söylenti var. Memlekette en zaruri ihtiyaç maddelerinin bulunamadığı bir sırada, açık pazar gibi, her türlü lüks maddeler nasıl oluyor da serbestçe satılabiliyor?” 
Gümrük ve Tekel Bakanı tebessüm etti. Fakat bu tebessüm ıztırap doluydu.
- “Damarıma bastınız,” dedi, “size bir şey söyleyeyim mi. Bakanlığa başladığım ilk günden itibaren bu konu üzerinde durdum. Gümrük kapılarımızdan o kadar şikâyet vardı ki mumla temiz adam aradım. Bakanlık teşkilatının her türlü şaibeden uzak kalmış olan Teftiş Heyetini kurdum. Rüşvet irtikâp, bir kangren gibi etrafı sarmış. Hakkındaki ihbarlar, tahkikatlar sonucu dağlar gibi dosyası olan, yerlerinden alıp pasif hizmetlere ya da başka yerlere atadığımız kimselerin arkasında, “namuslu adam” gerekçesiyle milletvekilleri ve hatta bakanlıkta merkezde yüksek seviyede memurları gördüm.” 
Bakan, gümrüklerdeki suiistimallerden çok şikâyetçi idi. Gümrük memurları bir taraftan üstlerini hazırlayarak onlardan iyi sicil alıyorlar, diğer taraftan, mahallinde kollektif bir çalışma uyguluyorlardı. Suçüstü yapılamadığından suçüstü mahkemesine de verilemiyormuş. Birçok gümrükçü zengin oldukları halde mallarını eşlerinin üstüne yapmışlar. Gümrük Bakanı, çareyi bulmuş:
- “Gümrük kapılarına 5 müfetiş birden gönderiyorum. Bu müfettişlerimizi kapılarda uzun süre tutmamaya dikkat ediyorum. Ayrıca nakillerle gümrükçüleri başka yerlere gönderiyorum.” 
- “Naklettiğiniz kimseler istenilen yerlere gidiyorlar mı?” 
- “Devletin verdiğine muhtaç olanlar, gidiyorlar. Olmayanlar ya istifa ediyor, ya da hükümetin değişeceği ümidiyle rapor alıyorlar.” 
- “Böyle dolambaçlı yollardan gideceğinize onları mahkemeye verseniz daha iyi olmaz mı?” 
- “Haklısınız. Ama kılıf hazırlanmıştır.  Sonra  bir  kere  daha  görüyoruz ki, icra organı ile kaza organları arasında uyum sağlamak icap ediyor.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları