Temizöz ve boykot

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Diyarbakır’da Albay Cemal Temizöz’ün emekli olmasından sonra sivil cezaevine naklini öğrendiğim anda, gençlik yıllarımızda dilimizden düşürmediğimiz bir şiir geldi aklıma. Necip Fazıl’ın oğluna hitaben yazdığı,  “Zindan iki hece Mehmet’im Lafta... Baba katili ile baban bir safta...”  mısraları tam da Temizöz için yazılmış gibiydi. Ömrünü terör örgütü ile mücadeleyle geçirdiği gibi bu konuda en başarılı personel olan Cemal Temizöz, şimdi yakalayıp içeri tıktığı teröristlerle aynı cezaevinde. Oysa son duruşmada tanık olarak dinlenen Diyarbakır İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Muharrem Erbey, ifadesinde soruşturmayı başlattıran ve iddianamenin hazırlanmasını sağlayan gizli tanık ile soruşturma öncesi ve sonrası yaptığı görüşmelerde, “Bölük pörçük şeyler anlatıyordu. Görgü ve belge yoktu. Yani somut hiçbir şey yoktu” diyerek, müdahil olarak katıldığı davada somut delillerin bulunmadığını, dolayısıyla bu iddianamenin boşa çıktığını belirtmiş oldu.

Kuyuya atılan taş
Gizli Tanık Mehmet Nuri Binzet ile soruşturma başlamadan çok önce Midyat Cezaevinde irtibat kuran, ona faili meçhul listeleri ile kazı yapılması gereken yerlerin fotoğraflarını verdiğini mahkeme önünde itiraf eden Avukat Cihan Güçlük de meslektaşı Erbey ile hemen hemen aynı şeyleri söyleyerek tanığın ifadelerinde somut tek delilin bulunmadığını beyan etti. Bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllının çıkaramayışı misali Cemal Temizöz ile beraber Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak 19 aydır tutuklu. Bu esnada Cizre terör örgütünün önemli üslerinden biri haline geldi.

Halk devlete güveniyor
Duruşmadan sonra Diyarbakır’da referandum boykotunu sordum. Örgütün ne denli etkili olduğuna dair propagandanın bilgisizlikten kaynaklandığı bir defa daha ortaya çıktı. Diyarbakır’da son referanduma katılım yüzde 35. Oysa bundan önceki referandumda yani Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi ile ilgili oylamada katılım sadece yüzde 50, yani arada yüzde 15’lik bir eksilme var. Bunun kaynağı ise “Havadan helikopterler, karadan tanklarla herkes oy sandığına götürülecek”  söylentisinin halk nezdinde tepki görmesi. Yani, ortada Osman Baydemir’in yüksek perdeden salladığı gibi gerçek bir boykot yok. Bu arada referandum öncesi ve sonrasında bölgedeki 10 ilde yüzlerce kişiyle saha araştırması yapan Selçuk Üniversitesi öğretim görevlileriyle karşılaştım. Bölge halkının duygu ve düşünceleriyle ilgili müthiş analizlerini dinledim. Boykotun sadece Hakkâri ve Şırnak’ın birkaç ilçesinde başarıya ulaştığını diğer taraflarda halkın tüm olumsuz koşullara rağmen devlete güvendiğini, Türkiye bütünlüğünden ayrılmayı asla düşünmediklerini tespit etmişler. Çok değil üç yıl önce bu sütunlardan Hakkâri ve Şırnak’a dikkat çekerek buralarda Barzani’nin etkinliğine dikkat çekmiştim. Binlerce lise ve ilköğretim öğrencisine yıllarca karşılıksız burs veren Barzani’nin Hakkâri’de devletten de, örgütten de daha etkin olduğunu bu defa bilimsel araştırmalar ortaya koydu. Son dönemde terör örgütünün imam infazları ise ayrı bir konu. Bu konuyu önümüzdeki günlere bırakalım, bir de Cemal Temizöz’e reva görülen vefasızlığı mercek altına alalım.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları