Tenekeden saz takımı

A+A-
Ergun KAFTANCI

        Konuşuyorlar işte, Atatürk'ü şu bir cümleyle anlatmaya kalkıyorlar:

       -Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir diyor. Niye millete saygınız yok?

       Karalayacaklar ya, ardından "Hem böyle diyeceksin hem millete saygın olmayacak" diyerek öncelikle hallerini anlatmış oluyorlar...

       Millet iradesinin egemenliğinden bahsedecek prototip ağızlardır bunlar...

       Ulu Önder sanki bunların kulağına "Egemenlik kayıtsız şartsız tek kişinin olmalı, bakmayın benim egemenliğin millette olduğuna dair sözlerime" dedi...

       * * *

       Al birini vur öbürüne; orkestra değil tenekeden saz takımı...

       Aynı ağız, aynı ezgi, aynı yalan, aynı karalama...

       İğrenç hale geldiler, tımar tutmuyorlar, zavallı olduklarının farkına varmıyorlar; siyaset sanki edepsizlik...

       * * *  

       Nevzuhur zibidi tayfası bir de ders vermeye kalkıyor; millî iradeye karşı olduklarını düşünmeden tek adamın egemenliğinin millî irade olduğunu söyleyebiliyorlar. Bu yargıya karşı çıkanlara da kızıp köpürüyorlar:

       -Niye millete saygınız yok...

       Adres şaşkını dangalaklar...

       Millete saygısı olmayan kendileri...

       Tek adam rejimini getirmeye kalkan, demokrasinin temeli sayılan milli iradeye düşman bunlardan başka bir güruh var mı!

       Halkımız, kimin millete saygısı olmadığını, kimin Atatürk karşıtı kesildiğini, kimin demokrasiye ve cumhuriyete kast içinde olduğunu görüyor...

       Biz, Millî irade esas diyoruz; onlar, tek adam iradesi esas diyerek ülkeyi sandığa götürüyor...

       * * *

       Milletimiz bu utanmazlığı unutmayacaktır!

 

Siyasetçinin aklı karışmaya...

------------------------------

       Cumhurbaşkanının bir partinin genel başkanı olması mecburiyet değil hakmış ve bu hak sınırlandırılamaz, kısıtlanamazmış...

       Başbakan, devletin en tepesindeki kişinin tarafsız olmayacağını da vurgulamış oluyor.

       Başbakan'ın lafı şu:

       -Cumhurbaşkanına bu hakkı verdikten sonra kısıtlama getirmek demokrasiye uygun olmaz... 

       Bu cümleyi bilerek mi kullandı, sehven mi anlayamadım. Sanki cumhurbaşkanına partili olma hakkını vermek, millî iradeyi bir başına temsil etmesine imkân sağlamak ve yasamanın görevine, KHK çıkararak müdahale etmek demokratik bir hak...

       Demokraside millet iradesinin tek adamın eline teslim edildiğini gördünüz mü?

       Krallıkla yönetilen ülkeleri örnek verenler var. Demek ki diyorlar, meşruti monarşi olabiliyor ve bu rejimin demokrasiden farkı yok...

       Doğrudur ama o ülkelerde kralın ya da kraliçenin, ülkenin A'dan Z'ye her kurumuna ve her mensubuna talimat verme gibi antidemokratik tavırları yok, olmuyor da...

       Oralarda kral ya da kraliçe, iktidardaki partiye mensup değil...

       İnsanlara bıyık bırakacaksınız talimatı, vermiyorlar...

       Protokol için serilen halıların renklerini tespit etmiyorlar...

       Polisin kıyafeti için ceket şu renk olsun, pantolon bu renk diye dayatma yapmıyorlar...

       Doların, sterlinin, yenin simgelerini devletin başındakiler saptamıyor...

       Krallar, kraliçeler her yemeğe maydanoz olmuyor...

       Oralarda başbakanlık kurumu yıllardır sürüp gidiyor...

       * * *

       Bir başka husus daha var, geçenlerde Başbakan ona da temas etti...

       Getirmeyi düşündükleri rejimde yanlış yapmanın zor olduğunu, yanlışları düzeltecek rejimin de bu olduğunu iddia etti. Bu inandırıcı bir ifade olmadı, kimi kahkalarla güldü, kimi gülmemek için dudaklarını ısırdı...

       * * *

       Gelecek günler ve çıkacak sonuç inşallah 'HAYIR'lı olacak...

 

Gençlere bir çift lâfım var

------------------------------

       Bir buçuk milyon genç ilk kez oy kullanacak. Dikkatli olmalarını, durum muhasebesi yapıp vicdanlarının sesini dinlemelerini ve ondan sonra tercih yapmalarını öneririm. Şunu da hatırlatmak isterim; evet derlerse bugünleri çok arar, özgürlük özlemi çeker ve kör karanlıkta yaşayamazlar!

 

Buyur ispat et...

---------------------

       Ellerinde kanıt olmadan konuşma alışkanlığından ve ona buna dayanaksız biçimde kara çalmaktan kurtulamadılar. Erdoğan'a göre Kılıçdaroğlu, havaalanında darbecilerle görüşmüş, onlar da Kemal Bey'e buyur geç demiş. Kemal Bey de elini kolunu sallayarak çıkıp gitmiş.

       Devasa hacimli bir yalan; sandık yaklaşıyor ya halkın zihnini bulandırmak istiyorlar...

       Bunun üzerine Kılıçdaroğlu hodri meydan çağrısı yaptı, ispat edersen istifa ederim, edemezsen seni müfteri ilan ederim, buyrun meydana dedi...

       Gözüm artık meydanda!

 

-------------------------------------------    

DİKKAT, HAYIR demeye 3 gün kaldı

--------------------------------------------

 

ANLAMLI SÖZLER

----------------------------------------------------------------

        Siyaset insanı bozar, karakterini değiştirir, hırsını artırır. (BİSMARK)

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları