Tepkiler netice alıcı ve akıllıca olmalı

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

Son günlerde birçok şehir ve kasabamızda HDP ile ilgili binalara, toplantılara, stantlara karşı tepkiler yükselmekte; tepkiler sık sık çatışmaya dönüşmektedir.

Vatandaşlarımızın, özellikle gençlerimizin tepkilerini anlıyorum. Vatanın bölünmesine, devletimizin âdeta Türk devleti olmaktan çıkarılmasına doğru bir gidiş olduğunu, en azından ülkemizi buraya doğru götürmek isteyenler bulunduğunu görüyorlar ve buna karşı haklı olarak tepki duyuyorlar.

Bu devlet Türk devleti, bu ülke Türk ülkesidir. Selçuklularda da Osmanlı döneminde de böyleydi; bugün de böyledir. Cumhuriyet de bu esas üzerine kurulmuştur. Fatih ataların da, kurucu ataların da iradesi bu yöndeydi ve her şey bu iradeye göre şekillenmiştir. Bu toprakların Türklere ait bir vatan ve bu devletin Türklere ait bir devlet olması sadece kurucu iradeye de bağlı değildir. Kurucu iradenin arkasında nice kanlı savaş ve yüz binlerce şehidin kanı vardır. Bedava alınmamıştır bu topraklar. Parayla da alınmamıştır. Kanla alınmıştır. Ve topraklarımızın üzerinde yüzlerce yılın Türk kültür damgası vardır. Vatanın toprağı üzerinde nice mimari eserimiz; havasında nice bestemizin, şiirimizin, türkü ve destanımızın sesi vardır. Şimdi birileri bedavadan toprak istiyor diye vatanımızın bir parçasını koparıp onlara verecek değiliz. Evet hiç şüphe yok; şehitler ölmez, vatan bölünmez.

Vatanımızı fiilen bölme noktasına getirdikleri zaman milletimizin bütün fertlerinin gövdesini siper edeceğinden eminim. O noktada hiçbir Türk yerinde duramaz ve sebep olanlara dünyayı dar eder. Türk milleti ile oynamaya kalkışanlara bu iş çok pahalıya patlar.

Vatanın bölünmesine karşı Türk’ün direniş hakkı elbette saklıdır. Ancak şu anda, seçim öncesinde çatışma ile tepki ortaya koymak doğru değildir. Hiç şüphesiz ülkeyi bölmek isteyenler de var; devletin ve milletin adından Türk’ü çıkarmak isteyenler de var. Bölücülerin kim olduğunu biz de biliyoruz, vatandaş da biliyor. Onlar da zaten kendilerini saklamıyor. Fakat...

Fakat şunu düşünmek lazım. Bölücülere meydan veren kim? Türk’ü ağzına almayan, aldığı zaman da Kürt, Arap, Çerkez... kelimeleriyle birlikte alan kim? Türk’ü anayasadan ve seçim bildirgelerinden çıkaran kim? Bölücü olarak bildiğimiz ve tepkilerimize muhatap olan parti ile müzakerelerde bulunan kim? PKK’nın başı Öcalan’a her hafta heyet yollayan kim? Öcalan’ın mesajının Diyarbakır meydanında okunmasına izin veren kim? İmralı ile Kandil arasında mesajlar hangi hükümetin istihbarat memurları tarafından götürülüp getiriliyor? Öcalan’ın 10 maddelik mesajı hangi hükümetin hangi bakanının huzurunda Dolmabahçe’de okundu?

Bütün bunları düşünmek lazım.

Yukarıda saydıklarımı ve daha nicelerini yıllardan beri yapan bir iktidar yok mu? Şimdi seçim arifesinde o iktidarın sözcülerinin PKK ve HDP aleyhinde konuşmalarına inanacak mısınız? Yıllarca PKK temsilcileriyle görüşmeler yürüten, PKK’nın lideriyle istihbarat memurlarını görüştüren, PKK’nın istediği birçok tavizi veren o iktidarın şimdi PKK ve HDP aleyhindeki konuşmalarının samimi olduğunu kabul edecek misiniz?

İşte bütün bunlar üzerinde düşünmek ve PKK ile mücadeleden vazgeçenlere, HDP’yi palazlandıranlara da yol vermemek gerekir. Bunun için yapılacak en akıllı iş, PKK yandaşlarına ve onları muhatap alan iktidara oy gitmesini önlemeye çalışmaktır. Seçmenlerin evlerine, dükkânlarına, kahvehanelerine gidip gerçekleri anlatmak, PKK binaları önünde gösteri yapmaktan çok daha tesirlidir. Tepki duyan her vatandaş tepkisini buraya doğru yönlendirmelidir. PKK binlerce insanımızı öldürdü, vatanımızı da bölmek istiyor. Şimdi birileri onun liderine sayın diyor, birileri de onunla müzakere ediyor. Bunlara oy vermeyiniz diye halkı uyarmak, netice almanın en iyi yoludur. Bunlara oy vermeyiniz ve vereceğiniz oy asla bunlara yarayacak şekilde olmamalı. Bir de seçim sandıklarının güvenini sağlamak. Bu sıralar tepkilerimizin, heyecanlarımızın yöneleceği noktalar bunlardır. Zor, oyunu bozar elbet; ama önce akıllıca hareket ve heyecanla çalışmak.    

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları