Terör cephesinde yeni bir şey yok!

Özcan YENİÇERİ

Malum cenah, terörü yapan orduymuş gibi bir tavır içindedir. Asker, elinde silah dağda gezen kontrolsüz çetelere karşı operasyonları durdurunca barışın geleceğini iddia ediyor. Bütün sorunun Güneydoğu’ya özgü “demokratik çözümlerle” halledileceğini savunuyorlar. Güneydoğu’da halkın kendi kendini yönetmesi ve PKK’lı kuzucukların sağ/salim evlerine dönmesiyle sorunun kökten halledileceğine kamuoyunu ikna etmeye çalışıyorlar.
Türkiye’de iktidara yakın çevreler resmen, “annelerin ağlamaması”, “insanların ölmemesi”, “çatışmaların durması” için askerin operasyonları bırakarak kışlaya çekilmesi, dağların da PKK’ya bırakılması gerektiğini düşünüyor. Böylece Türkiye’deki demokratik gelişmelere bağlı olarak PKK’lılar da süreç içerisinde dağdan inmeye karar verecek bu da her şeyin kökünden halledilmesi anlamına gelecektir. Bu bağlamda resmi af çıkarmaya gerek yoktur çünkü fiili af söz konusudur. İsmi konmamış federasyon uygulaması “yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” adı altında devreye sokulacaktır. Bölücülüğe anayasal koruma sağlanacaktır. Milletin kardeşliğine ve barışına karşı sahtekârca bir oyun oynanmaktadır.
Aslında PKK adına konuşan bölücülerin sahtekâr tavırları anlaşılır bir husustur. Ancak demokrasi adı altında PKK’nın taleplerinin karşılanması ve ülkenin bölünmesine gidecek yolun açılmasının “çözüm”  olarak sunulması anlaşılır değildir. Kürt-Türk ayrımcılığını demokrasi adına savunmak da öyle... Dağdaki eli silahlı gurupları devletin takip etmesi ve onları eylem yapamaz hale getirmesini de bazı sözde demokratlar askerin olaylara sebep olması olarak nitelemektedir.


TSK, hedeftir!
Durum ortadadır. Bu arada iktidarın “Demokratik açılım” adı altında ortaya koyduğu arayış sürerken, PKK’nın ve DTP’nin kışkırtıcı eylemlerinde bir azalma değil artma olmuştur. Öcalan’ın denklemden düşürülmesi, yol haritasının da yolda kalması üzerine PKK eylemlerini hızlandırmıştır. Yeni süreçte onlarca asker şehit olmuştur. DTP/PKK’lı bölücüler fırsat buldukça kentlerde terör estirmişlerdir. DTP’li yönetici ve yetkililer ise tehditlerine devam etmişlerdir. Son olarak DTP Tunceli İl Başkanı, TSK’nın “Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlar sürecek” sözlerine karşı “Ordunun son teröristten kastı nedir bilmiyoruz. Ama böyle düşündükleri sürece, karşılarında son teröristliğe aday milyonlarca insan bulacaklarından eminiz”  diyor. 

Teröristler aynı, iktidar farklı!
DTP/PKK/Öcalan üçlüsü, İmralı’nın dışında herhangi bir çözümü kabul etmeyeceğini tavırlarıyla ortaya koymuş durumdadır. DTP, Öcalan’ın kaderini Kürt asıllı insanların kaderiyle özdeşleştirmiş durumdadır. DTP ve İmralı ümitsiz vakadır.
Çok açıktır ki, türlü çeşit açılım vaatlerine rağmen teröristler, terörizmi destekleyenler, terörü besleyenler, terörden beslenenler ve terörü yaşam biçimi haline getirmiş olanların söylem ve eylemlerinde bir düzelme ya da azalma yoktur. Durum apaçık orta yerde dururken iktidar yetkililerinin, neye dayanarak teröristlerin silah bırakacağını, dağdan ineceğini ve silahlı eyleme son vereceklerini savundukları anlaşılır değildir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş