Terör ile müzakere tek yol mu?

Ümit ÖZDAĞ

Öcalan ve Kandil üzerinden PKK terör örgütü ile yapılan müzakereleri meşrulaştırma çabası içinde olan müzakere-mütareke lobisi, basın-yayın organlarında sürekli aynı tezi tekrarlıyor:  “30 yıldan beri güvenlikçi politikalar ile sorun çözülmedi. Bütün PKK’lıları öldüremezsiniz, müzakereden başka çözüm yolu yok.”  Bu gerekçe inanılmaz ölçüde sahte, yanlış ve çürük bir tez. 1984’te terör başladı. 1998’de Öcalan yakalandı. Örgüt, Türkiye’yi terk etti. AKP iktidarı 2002 sonu/ 2003 başında terörün bitme noktasına geldiği bir Türkiye devraldı. Öcalan, İmralı’nın derinliklerinde unutulmuştu. PKK, Kuzey Irak’ta Türkiye tarafından desteklenen KYB ile çatışma içinde idi.
Bugün, 2013 başında Türkiye’yi yendiğini düşünen, Kuzey Irak’taki gücüne Kuzey Suriye’yi eklemiş bir PKK, AKP’yi 10 yıldan bu yana iktidarda tuttuğunu düşünen bir Öcalan, morali bozulmuş, çatışma isteği kırılmış, yargılanan ve sorgulanan bir Türk ordusu ve PKK’yı yenme inancına ve iradesine sahip olmayan bir AKP Hükümeti var. 10 yılın sonucu budur.  
PKK ile müzakere Türkiye’yi etnik bir cehenneme, bölünmeye götürecek tek yoldur. Çünkü Öcalan ve PKK, insan hakları ve demokrasi mücadelesi değil, toprak ve egemenlik mücadelesi vermektedirler. Türkiye, müzakereler ile bu yola girmiş ve düşünüldüğünden daha hızlı ilerlemektedir. Oysa PKK ile müzakere tek yol değildir. Türkiye, PKK ile müzakere etmeden de PKK’yı aşabilir. Türkiye’nin PKK ile yapacağı tek görüşme, örgütün teslim görüşmeleridir. Bu noktaya ulaşılması kolay değildir ancak bu hedef, uğrunda verilecek mücadeleye değer. 
Terör örgütleri ile müzakere eden devletler, müzakerelerden bir hayır görmemişlerdir. IRA ile masaya oturan İngiltere, birliğini korumak konusunda nasıl zaaf içinde olduğunu göstermiştir. Bu zaaf bugün İskoçya’nın İngiltere’den 300 sene sonra -birlikten- ayrılması sürecini tetiklemiştir. Gelecek 10 yıl içinde Kuzey İrlanda da İngiltere’den kopacak ve İrlanda Cumhuriyeti ile birleşecektir. ETA ile görüşmeler de Bask’ın İspanya’dan ayrılma sürecini durdurmamıştır. Bugün Katalanlar da güçlü bir şekilde İspanya’dan ayrılmak istemektedirler. Özetle, terörle müzakere terör örgütüne teslim olmak demektir. AKP bugün terör örgütüne teslim olmuştur.

 

Direnme iradesi yok edilmeli

 

Türkiye’nin PKK terörünü aşabilecek güçte bir ülke olduğunu biliyorum. Yeter ki iktidarın PKK’yı yenme ve aşma konusunda kararlı ve bilgili kadrosu olsun. Terörle mücadele bir irade savaşıdır. Terör örgütü Türkiye’yi yenemeyeceğini bilir. Ancak Türkiye’yi yöneten kadroların iradesi zayıf olur ise örgüt istediği sonucu alır.
Terörle mücadelede sert güç unsurları ile yumuşak güç unsurları birlikte kullanılmalıdır. Bu iki güç unsurunun birlikte kullanılmasına  “akıllı güç”  kullanımı denilir. PKK akıllı güç ile aşılabilir. Burada üç hedefimiz olmalıdır. İlk iki senede 1) PKK terör örgütünün çatışma iradesini kırmak ve 2) halkı terör örgütünün baskısından kurtarmak, 3)bu iki seneyi, bölgesel ve milli rehabilitasyon dönemi izlemelidir. Çünkü terör örgütü, hem Güneydoğu Anadolu bölgesinde insanlarımıza hem de bütün yurdumuza çok ağır zararlar vermiştir. Bunların aşılması için bir zamana ihtiyaç olacaktır. Bu noktada çok boyutlu, entegre ve milli bütünlüğümüzü tekrar sağlayacak bir proje gerçekleştirilmelidir.
“PKK’yı son bir adam kalıncaya kadar mı öldüreceksiniz” şeklinde sorular ortaya atılıyor. İnsanlık tarihinde hiç son adamın öldürülmesi ile biten savaş yoktur. Yenilgi, direnme iradesinin ortadan kaldırılmasıdır. Bir terör örgütünü yenmek için;
1) Terör örgütünün hareket alanı ve eylemleri minimuma indirgenir. 2)Çatışmanın ekonomik kaynakları ortadan kaldırılır. 3)Çatışmayı sürdüren lider kadroları yok edilir. 4)Çatışmada kendisini destekleyen ülkelerin veya çevrelerin desteği kesilir. 5) Ve en önemlisi, devleti yenemeyeceğini, verdiği mücadelenin umutsuz olduğunu görmesi ile yenilir. PKK da bu şekilde yenilir. Şimdi bu beş ilkeyi aşağıda daha geniş bir şekilde açıklayalım...

 


Alan hakimiyeti şart

 


1)PKK’nın bütün eylemleri Kuzey Irak’tan, Türkiye-Irak sınırının Irak tarafındaki 5-25 kilometrelik bir bölgeden kaynaklanıyor. Batıdan doğuya Sinat, Haftanin, Metina, Zap, Avaşin, Basyan, Hakurk bölgeleri Türk ordusu tarafından işgal edilmelidir. Türk ordusu bu bölgede bir tampon bölge yaratarak yerleşmelidir. Sınırın Türkiye tarafında ise Şırnak-Hakkari-Van illerinde sınıra 25 kilometre olan bütün yerleşim yerleri boşaltılmalı ve insansızlaştırılmalıdır. Böylece PKK ile Türkiye arasında 50 kilometrelik bir alan oluşacaktır. Türkiye içine sızmalar ortadan kalkacak. Bu süreç de mücadelenin şiddetini yükseltip, profilini düşürecektir. Terörle mücadelede yoğun ileri askeri teknolojileri kullanacaktır. Terörle mücadelede TSK’yı mümkün olduğunca geri plana çekip, Jandarmanın terörle mücadelede uzmanlaşmış kadrolarını daha da etkili bir şekilde takviye ederek, alan hakimiyeti tekrar kurulmalıdır. Kandil Dağı, Türk Özel Kuvvetleri’nin ve Türk Hava Kuvvetleri’nin tatbikat alanı haline getirilmelidir.
2)Terör finanse edilebildiği sürece devam eder. Terörle mücadelede özel kuvvetler kadar önemli olan bir güç de terörle mücadelede uzmanlaşmış finans uzmanları ile gümrük uzmanlarıdır. Hakkari-Van ekseninden başlayarak, PKK’nın bütün ekonomik kaynakları kesilmelidir.
3) Türkiye, PKK’nın dağdaki elemanlarını değil, dünyanın değişik yerlerindeki lider kadrolarını hedeflemelidir. Öcalan’ı yakalayan, Sakık’ı yakalayan Türkiye, isterse Karayılan’ı, Kalkan’ı, Bayık’ı da yakalayabilir veya öldürebilir. Türkiye şimdiye değin bunu neden yapmamıştır? Çünkü, uzun yıllardan buyana Türkiye’yi yöneten siyasi kadrolar, PKK liderlerinin öldürülmesi durumunda PKK’nın da kendilerini hedef alacağını düşünerek, korkmuş ve Türk devletinin elini ayağını bağlamışlardır.
4)PKK’ya dolaylı ve dolaysız destek veren ülkeler yıldırılmalıdır.
5)Sonuçta PKK, Türkiye’yi yenemeyeceğini anlayacaktır. Lider kadrolardan yakalanmayanlar veya canlı kalanlar,
Türkiye’nin şartlarını sormak için Ankara’ya müracaat edeceklerdir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş