"Terör" nedir? Düşman kim?

A+A-
Altemur KILIÇ

“Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nun” , iki günlük “genişletilmiş zirve” toplantıları altışar saat sürdü; en sonunda Başbakanlık tarafından açıklanan “sonuç”; “sıfıra sıfır elde var bir”. Yani netice “Hatice”! Kısacası, elde kalan “bir”. “Hatice” şu: “Terörle mücadelede” koordinasyonu bundan böyle İçişleri Bakanlığı sağlayacak... Bakanlık bünyesinde yeni bir birim kurulacak. Birim hem Emniyet hem de Jandarma kuvvetlerini sevk ve idare edebilecek ‘güçlü bir yapı’da olacak vb... Doğru ve gerekli bir karar, ama “pratikte” zaten bu yapılmıyor muydu? Anlaşılan, şimdi daha “kurumsal” olacak!
Aslında, 12 saat tartıştıktan sonra bu  “kurum” veya “birim” kurulması kararı, kamuoyuna, toplantıdan bir “somut” netice çıktığı izlenimini, tesellisini vermek ve olayı savsaklamak! Bizi kimse oyalamasın; önceden tahmin ettiğim gibi, hükümetle Genelkurmay arasında, özellikle Genelkurmay’ın somut talepleri hususunda bir uzlaşmaya varılamamıştır... Çünkü askerler gerçek, geniş kapsamlı, radikal mücadele, AKP iktidarı ise “ticaret” istiyor; AKP “seyyar satıcıları” Barzani ve Talabani’den medet umuyor. TC’nin bu adamların huzuruna “resmen gitmesi” onlara son bir ihtar olacakmış!  Bu kaçıncı  “son ihtar” ve öteki “tarafın” da kaçıncı aldatmacası? Bizi, hepten aptal mı sanıyorlar? Bu adamların huzurlarına kadar gidip yardım istemek için. Adamlar koca TC’yi ve içimizdeki bazılarını Kürt sorunu konusunda istedikleri çizgiye getirdiler ya! Şimdi “Kürt sorunu ayrı, PKK ayrı” deniyor! Başbakanımız da “PKK düşman değildir” diyebiliyor! Bize Kıblemizi şaşırttılar!  
Başbakan Erdoğan zirve toplantısından önce “mücadelede demokrasiden ve insan haklarından taviz verilmeyeceğini” söyledi ve seçimlerden önce Güneydoğu’ya “oy” yemi attı! 
Erdoğan, Devlet Bahçeli’nin “tampon bölge” oluşturulması önerisine şiddetle karşı çıktı, hatta Genelkurmay’ın da buna karşı olduğunu açıkladı! Ben sanmıyorum. Asıl gereken yanlış çizilmiş olan hududun, yeniden, ordumuzca, PKK sızmalarına engel olarak çizilmesi!
Gerçi Erdoğan asker değil, bu hususta uzman da değil, fakat ne isimle olursa olsun hudutlarımızı sızmalara karşı koruyacak yeni bir düzenleme yapılmasına da karşı çıkar! ABD ile AB karşı ve şu sırada Barzani ve Talabani’yi kızdırmamak -dalgalandırmamak- gerek. AKP hükümetinin amacı, PKK sorununu Barzani ve Talabani-AB, ABD yardımıyla çözmek! PKK’dan ayrılması gereken “Kürt sorunu” konusunda, “formüller” hazır veya son rötuşlar yapılıyor!
Şu sırada asıl çok daha vahim olan durum şu “asıl Genelkurmayda, TSK içinde casuslar” mı var?
Hangi tarafta ve kimlerin “tarafı” olduğu ve gene kimler tarafından finanse edildiği belli Taraf gazetesi, manşet haberinde, Genelkurmay Başkanlığı’nın 17 askerin şehit olduğu Aktütün Karakolu baskınını önceden ayrıntılarıyla bildiğini ileri sürdü... Sürmekle de kalmadı, Genelkurmay istihbarat ve talimat raporlarını haritalarına kadar, ayrıntılarıyla yayımladı?
İki şey ima ediliyor: Genelkurmay’ın “hatası” veya daha açıkçası, bu baskından ve askerlerimizin PKK tarafından öldürülmesinden dolayı kamuoyunu da tahrik ederek, yetkilerinin artırılması için, güç bulacaklar! Bunu düşünebilmek yazabilmek için pervasızlığın hududu yok!
Fakat asıl çok “vahim” olan, Taraf’ın ve diğer “tarafların” TSK içinde köstebekler bulundurması ihtimali ve gizli bilgilerin “Taraf”a “casuslar” (Taraf açıkça onlara “Genelkurmay içindeki kaynaklarımız” diyor) tarafından sızdırıldığı!
Bir ihtimal daha var; bu bilgilerin Taraf’a, yabancı istihbarat teşkilatı tarafından “istihbarat paylaşımı”. İki ihtimal de “çok vahim”!
Genelkurmay Başkanı sert açıklamasında bu konulara ilişkin bilgileri sızdıranlar ve bu gizli bilgileri “kullananlar” hakkında da adli işlemlerin başladığını bildirdi ve “Herkesi de doğru yerde bulunmaya davet ediyorum” dedi!
Artık bıçak kemiğe dayandı. Tahkikat neticelerinin açıklanması ve “sızdıranlar ve kullananların” bir an evvel, ucu nereye varırsa varsın, kime dokunursa dokunsun, bir an evvel açıklanması artık vacip oldu! Bu konuda, yabancı ülkelere karşı aşırı nezakete,  “kol kırılır yen içinde kalır”  anlayışına, artık mahal yok... TSK’ya güvenin tazelenmesi gerekiyor! Gecikme, şüpheleri artırır!
Hele, Genelkurmay’dan belge çalmak ve sızdırmak, adıyla sanıyla “casusluktur”; basın özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü değildir. Ve savaş hallerinde, casusluğun cezası “idamdır”!
Tablo çok daha büyük, Türkiye ve TSK üzerinde çok boyutlu bir oyun-bir satranç oynanmakta! Bu oyunda karşı  “Taraf’ın-tarafların” maksadı, her “boyutta” kaleleri düşürmek ve Türkiye’yi “mat” etmek. Bizi pes ettirmek!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları