'Terör' tazminatları kimin cebine gitti?

İsrafil K.KUMBASAR

AKP, iktidara geldikten sonra 2004 yılında, ‘terörden zarar görenlerin’ mağduriyetini gidermek amacıyla bir kanun çıkardı.
5233 sayılı “Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun”, 19 Temmuz 1987 ile 30 Kasım 2002 tarihleri arasında, ‘olağanüstü hal’ ilan edilen illerde meydana gelen terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle ‘maddi zarara’ uğrayan kişilerin zararlarının karşılanmasını amaçlıyordu.
Yasa kapsamındaki illerde, valilikler bünyesinde Tarım, Maliye, Bayındırlık, İmar ve Sağlık İl Müdürlükleri temsilcilerinden oluşan birer ‘zarar tespit komisyonları’ kuruldu.
Daha önce ‘1 yıl’ olarak belirlenen başvuru süresi defalarca uzatıldı.
51 bin 715 başvurunun yapıldığı Diyarbakır’da, komisyonlar tarafından karara bağlanan dosyalar için 2008 yılının ilk 6 ayına kadar toplam 262 milyon TL (Eski para ile 262 trilyon) ödenmesi kararı çıktı.
Birçok kişi ise AİHM’in yolunu tuttu.

* * *

Peki, kanun amacına ulaşabildi mi?
Terörden ‘gerçekten’ zarar görenler mi, yoksa teröre ‘yardım’ ve ‘yataklık’ yapanlar mı kârlı çıktı?
Zira, ‘zarar görenler’ nasıl tespit edildi, ‘devletin paraları’ kimin veya kimlerin cebine gitti, ne yazık ki belli değil.
 Şehirlerde eşkıyalık yapanlar, kanun çıkar çıkmaz “Terörden zarar gördük” diye kuyruğa girerek devletten tonlarca para tokatladılar.
Bölgenin kaderini elinde bulunduran ağalar, yıllarca “Terör yüzünden tarlalarımızı ekemedik, biçemedik” diye devleti söğüşlediler.
Bölgede uzun yıllar görev yapan bir güvenlik mensubu anlatıyor:
- “Bir vatandaş, kavaklarının kesildiğini belirterek, idareye başvurdu. Kimin yaptığı belli değildi, ama adam ‘teröristlerin’ yaptığını iddia ediyordu. Olay bilirkişiye gitti. Adama 70 milyar lira ödenmesi kararı çıktı. Yani 3 kavağı devlete 70 milyara kakaladılar.”
Varın, artık gerisini siz düşünün.

* * *


Devletin kaynakları, ‘terörle mücadele’ adına, ‘terörist yakınlarına’ kıyak çekiliyor.
“Polisi taşlatanların sosyal güvencelerini elindem alırım” diyen valinin başına neler geldiğini lütfen bir daha hatırlayın.
İstanbul’da ‘asgari ücret’ ile geçinmeye çalışan bir garibanın, okula gönderdiği çocuğundan ‘kayıt parası’, ‘okul aidatı’, ‘spor parası’, ‘servis parası’ alan hükümet, Güneydoğu’da okula giden çocuk başına bir de ‘200 milyon’ lira para yardımı yapıyor.
Ülkenin bir bölgesindeki vatandaş, maddi imkansızlıklar yüzünden çocuğunu okula gönderemeyip, kaçak işçi çalıştıranların yanına ‘çırak’ olarak veriyor.
Diğer bölgesindeki vatandaş ise, ‘okula göndermek’ için kelle başına para aldığı çocuğuna, devletin ‘güvenlik görevlilerini’ taşlattırıyor.
‘Askere’ kurşun sıkanların çocuklarına, ‘polise’ taş atan çocuklara her türlü imkan sağlanıyor.
“Vatan için canım feda” diyenlerin çocukları ise, ‘ikinci sınıf’ muamelesine tabi tutuluyor.
Bu işte bir bir gariplik yok mu?

* * *


Terörden beslenenler, terörü ‘geçim kaynağı’ haline getirenler, terörün sona ermesine hiç destek verirler mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş