'Terör' tazminatları kimleri ihya eyledi?

İsrafil K.KUMBASAR

Teslimiyet iktidarı AKP, 'inanç hortumculuğu' üzerinden milletin iradesini ipotek altına almasının hemen ardından sözde 'terörle topyekûn mücadele' çerçevesinde, 'terörden zarar görenlerin' mağduriyetini gidermek amacıyla bir kanun çıkardı.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun, 19 Temmuz 1987 ile 30 Kasım 2002 tarihleri arasındaki dönemde, 'olağanüstü hal' ilan edilen bazı vilayetlerde meydana gelen terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle 'maddi zarara' uğrayan kişilerin zararlarının karşılanmasını amaçlıyordu.

Yasa kapsamına giren illerde, valilikler ve kaymakamlıklar bünyesinde Tarım, Maliye, Bayındırlık, İmar ve Sağlık İl Müdürlükleri temsilcilerinden oluşan birer 'zarar tespit komisyonları' kuruldu.

Kanunun yürürlüğe girdiği dönemde yalnızca 1 yıl olarak belirlenen başvuru süresi çeşitli gerekçelerle defalarca uzatıldı.

51 bin 715 başvurunun yapıldığı Diyarbakır'da, komisyonlar tarafından karara bağlanan dosyalar için 2008 yılının ilk 6 ayına kadar toplam 262 milyon TL (Eski para ile 262 trilyon) ödenmesi kararı çıktı.

Birçok kişi ise komisyonların takdir ettiği bedelleri beğenmeyip AİHM'in yolunu tuttu.

***

Peki, devlet görevlilerinin uygulamalarından mağdur olan vatandaşların maddi kayıplarını gidermeyi öngören kanun amacına ulaşabildi mi?

Kanunun uygulamasından terörden gerçekten 'zarar görenler' mi, yoksa teröre 'yardım' ve 'yataklık' yapanlar mı kârlı çıktı?

Zira, 'zarar görenler' nasıl ve hangi kriterler esas alınarak tespit edildi, 'devletin paraları' kimin veya kimlerin cebine gitti, ne yazık ki belli değil.

Dağdan inip şehirlerde eşkıyalık yapmaya başlayan bir takım ne idüğü belirsiz kişiler, kanun çıkar çıkmaz "Terörden zarar gördük" diye kuyruğa girerek devletten tonlarca para tokatladılar.

Bölgenin kaderini elinde bulunduran bir takım ağalar, yıllarca "Terör yüzünden tarlalarımızı ekemedik, biçemedik" diye devleti söğüşlediler.

Bölgede uzun yıllar görev yapmış olan bir güvenlik mensubu bakın neler diyor:

- "Bir vatandaş, tarlasının kenarında bulunan kavaklarının kesildiğini iddia ederek, idareye başvurdu. Kimin yaptığı belli değildi, ama adam 'teröristlerin' yaptığını iddia ediyordu. Olay bilirkişiye gitti. Adama 70 milyar lira ödenmesi kararı çıktı. Yani 3 kavağı devlete 70 milyara kakaladılar."

Varın, artık gerisini siz düşünün.

***

Devletin kaynakları, yıllar boyunca 'terörle topyekûn mücadele' kisvesi altında 'terörist yakınlarına' kıyak çekildi, halen çekilmeye devam ediliyor.

Eli kanlı terör örgütüne alkış tutan uzantılara, devlet hazinesinden 'kıyak emeklilik' adı altında her ay 'en üst tavandan' maaş ödeniyor.

"Polisi taşlatanların sosyal güvencelerini ellerinden alırım" diyen bir valinin, daha sonra başına neler geldiğini lütfen bir daha hatırlayın.

Ülkenin bir bölgesinde 'asgari ücret' ile geçinmeye çalışan bir garibanın, okula gönderdiği çocuğundan 'kayıt parası', 'okul aidatı', 'spor parası', 'servis parası' alan iktidar sahipleri, bir başka bölgede okula giden çocuklar için kelle başına bir de 300 TL civarında para yardımı yapıyor.

Ülkenin bir bölgesindeki vatandaş, maddi imkânsızlıklar yüzünden çocuğunu okula gönderemeyip, kaçak işçi çalıştıranların yanına 'çırak' olarak veriyor.

Diğer bölgesindeki vatandaş ise, 'okula göndermek' için kellesi başına para aldığı çocuğuna, devletin 'güvenlik görevlilerini' taşlattırıyor.

'Askere' kurşun sıkanların çocuklarına, 'polise' taş atan çocuklara devletin kesesinden her türlü imkân sağlanıyor.

"Vatan için canım feda" diyenlerin çocukları ise, öz yurtlarında 'yolunacak kaz' muamelesine tabi tutuluyor.

Bu işte bir bir gariplik yok mu?

***

Terör örgütü her ne zaman kalleşçe bir pusu kursa, her ne zaman bir vatan evladı kara toprağın bağrına düşse, bir takım safdiller kalkıp "Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlar teröre karşı neden tavır almıyor?" diye soruyorlar.

'Terörden' beslenenler, terörü 'geçim kaynağı' haline getirenler, 'terörün sona ermesi' için hiç destek verirler mi?

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş