Terörist başkaldırı demokrasi için mi?

İsrafil K.KUMBASAR

İhanet iktidarının, İmralı’daki ‘bebek katili’ ile yürüttüğü ‘müzakere’ çerçevesinde kamuoyuna açıklanan 10 maddelik ‘teslimiyet’ manifestosu, bölücü tehdidin artık ‘hangi boyutlara’ ulaştığını çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu söylemler doğrultusunda gerçekleştirilen kanlı saldırıları örtbas etme, arkasında ‘başka güçler’ arama çabaları ise artık ‘kara mizahın’ ilgi alanına giriyor.
Milli birliğimize ve vatanın bölünmezliğine kast eden hainler, şimdilik ne diyorlar:
- “Demokratik Özerk Kürdistan.”   
Bir adım sonra şunu söyleyecekler:
- “Bağımsız Birleşik Kürdistan.”   
Artık öyle kapalı kapılar arkasında ‘gizli saklı’ edilmiş olan tırışka laflar değil bunlar.
Dağ başındaki çoban da dinliyor bunları; Saray’daki usta da, konuttaki emanetçi de.
Peki ya ‘proje sahibine’ biat etmiş kalemşorlar, nasıl yansıtıyor söylenenleri halka?
Onlara göre bölücülerin ‘ayrılmak’, ‘özerk olmak’, ‘farklı bayrak’ gibi talepleri yok.
Peki ya ne var?
- “Kültürel haklar, eşit yurttaşlık.”  
O zaman, kime itibar edeceğiz?
‘Davalılara’ mı, yoksa televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde ‘gönüllü avukatlık’ yapan ‘vekillerine’ mi kulak asacağız?
Öyle ya ‘ikisinden biri’ açık bir şekilde yalan söylüyor.
***
Sizi bilmeyiz, ama biz, bunca yıldır kan dökse de memleketi savaş alanına çevirse de bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın laflarına pek fazla aldırış etmeyiz.
Türkiye’nin ‘kendi elleri’ ile besleyip büyüttüğü ve başına bela ettiği çapulcubaşı Mesud Barzani’nin ne dediğine de bakmayız.
Hele hele ‘organları yer değiştirmiş’ olan Meclis’teki uzantıları kaale bile almayız.
Asıl olan ‘gönüllü vekillerinin’ ne dediğidir; ‘dikkate’ alınacak, ‘muhatap’ kabul edilecek olan ana fikir onların ne söyledikleridir.
Eğer onlar, “PKK’nın Türkiye’yi bölmek gibi bir niyeti yok”  diyorlarsa; “Bütün Kürtler bizimle birlikte yaşamak istiyor” tezini savunuyorlarsa; “Türkiye bir tehdit altında falan değildir, Kuzey Irak ile alışverişi daha da artıralım” türünden tavsiyelerde bulunuyorlarsa, mutlaka doğru söylüyorlardır.
Bırakın Öcalan, Barzani, Kandil’deki kediler ve Meclis’teki uzantılar ne derse desin.
Yatın kulağınızın üstüne.
Bakınız, bir süre önce ABD Büyükelçisi kendilerine  “Türkiye’den ayrılırsanız eğer, üçüncü dünya ülkesi olursunuz”  tavsiyesinde bulunmadı mı?
Öyleyse bir takım korkulara, paranoyalara ne gerek var?
***
Şimdi bu gönüllü vekiller, -ki bazıları eş durumundan vekil maaşı ile besleniyor- ‘elin bölücüsünün’ hakkını savunurlar da ‘kendi haklarını’ savsaklayabilirler mi?
Asla ve kat’a mümkün değil.
Eğer iddia edildiği gibi ülke bölünecekse, neden ‘bizim kümeste’ yiyip de ‘PKK’nın kümesine’ yumurtlasınlar ki; bunun akılla, mantıkla izahı mümkün mü?
Bölücübaşı bunlara herhangi bir ‘toplu konut ihalesi’ mi verecek; ‘kamu kurumlarında kadrolaşsınlar’ diye önlerini mi açacak?
Talabani ve Barzani aileleri yıl sonu tatillerini Boğaz kıyılarında geçirirken, bunlar kalkıp da ‘Kandil’deki dinlence köylerinin’ yolunu tutacak değiller herhalde?
Bir elleri yağda, bir elleri balda ‘hayatlarını riske atacak’ göz var mı hiç onlarda? Dolayısıyla bir takım ‘marjinal’ milliyetçi/ulusalcı komplocular (!) tarafından ortaya atılan ‘ülke bölünüyor’ korkuları yersizdir.
Kimse böyle ‘aslı astarı olmayan’ şeylere kulak asmasın.
Bunlar, PKK’nın ‘kültürel haklar, eşit yurttaşlık, vesaire’ peşinde olduğunu söylüyorsa eğer inanmak zorundayız.
Peki ne zamana kadar?
***
Esas alınacak olan ölçü şudur:
Birileri ‘ülke bütünlüğünden endişe duyanların’ kümesinde yemlenip, ‘bölücü teröristlerin’ kümesine yumurtladığı sürece tehlike falan yok demektir.
Ama ‘gıdaklama’ sesleri kesilirse, işte o zaman hakikatin de rengi bir anda değişir.
Ya ‘yumurtadan’ kesilmişlerdir, ya da ‘bebek katilinin’ söyledikleri doğru çıkmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş