Teröriste teslim olan devlete sitem

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Terör uzmanı yazarlar içeride bugün, terörle savaşa savaşa yaşlanmış subaylar içeride...
Terörist ise “demokratik hakkını” kullanıyor; bir de nazlanıyor “Meclis’e gireyim mi, girmeyeyim mi” diye!
Yakalandığı gün, “Devletin emrindeyim” diye zavallılaşan İmralı’daki çetebaşı; utanmadan devletle pazarlık halinde hâlâ...
Üniformaların rengi hâkî değil artık; kırmızı...
Ölen 20-21 yaşındaki gençlerin kaşları ay, gözbebekleri yıldız bugün...
Ve yer gök bembeyaz...
Çaresiz yüreklerde, asla dinmeyecek derin bir sızı!
“Uzlaşma” arıyor bizi yönetenler...
Hıçkırık boğazımda; kördüğüm olmuş, patlayamıyor...
Nabzım atmıyor, kulaklarımda büyük bir uğultu, gözlerim kör...
Bugün ben bir çılgın, bugün ben bir asi olmak istiyorum...
Yıllardır koruduğum insan sevgisi, şu saatten sonra bir yalan artık...
Bugün ben deliriyorum...
Kendimden korkuyorum bugün...
Bu bir suç duyurusu yazısıdır savcı abiler...
Köpekleri salıp, taşları bağlamayı kural sayan bu düzende, “Artık yeter” diyen bir yurttaşın isyan yazısıdır...
Masuma, güçsüze ve iyiye karşı canavarlaşıp; kalleşe, haine, caniye teslim olan devlete sitem yazısıdır!
13 gence ölüm kusanlara, bu ölümler karşısında kuru bir başsağlığı mesajı yayınlayıp hiçbir şey olmamış gibi davrananlara, göbek atmaya, kıvırmaya, sahte pembelikler içinde geberircesine eğlenmeye devam edenlere esef yazısıdır...
Bugün ben bir uçak olmak istiyorum savcı abiler, bugün ben bir tank olup dalmak istiyorum kötülerin tam ortasına...
Karınca bile ezmeyen ben, bugün ölüm olmak istiyorum...
Bugün barış, kardeşlik, hümanistlik; palavra benim için...
Bugün benim adım isyan...
Bugün benim adım öfke...
Mustafa Mutlu Vatan

+++

 

Acizliğin resmi!
İktidarın PKK  ve uzantılarına karşı tepkisi pek sert oldu!
 “Kardeşlik projemize devam edeceğiz...”
CHP’nin tepkisi de anlamlı!
 “Terörle mücadelenin özü ve çözümü silah değildir...”
Her iki parti sorunun esasına girmek yerine ezilip büzülüyor...
CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen  isyanlarda:
- Bu katliam  karşısında susulur mu? Aksine bağıracaksın... Bağdat  hükümetine PKK’yı şu kadar zamanda tasfiye etmezsen bütün ilişkiyi keserim, diye resti çekeceksin...
- Benim gücüm yetmiyor, diyor Bağdat...
- O zaman bırak ben yapayım, diyeceksin...
Onur Öymen:
- Kimse iktidara şunu sormuyor, diye yakınıyor.. Kardeşim Meclis’ten yetki aldığın halde neden Kuzey Irak’a kara operasyonu düzenlemiyorsun? Kullanmayacaksan bu yetkiyi neden aldın?
ABD, PKK’yı kanatları altına almış. Türkiye’ye bir sınır çizmiş. O sınır dışına çıkmayacaksın, bu işi PKK ile anlaşarak çözeceksin, diyor. Ne iktidar, ne ana muhalefet partisi o sınırın dışını düşünebiliyor. İktidar ABD’yi memnun edeceğim diye eli silahlı katille sözde barışı görüşüyor. Akan kan kimsenin umurunda değil. Çünkü akan gariban kanı... Tüm kirli hesapların ve kalleşliklerin faturasını askerdeki gariban çocuğu ödüyor.
***
Neyse ki Başbakan dün o koşulu ağzından çıkardı:
 “Eğer barışı istiyorlarsa terör örgütü silahı bırakacaktır...”
Başbakan o ünlü açılımı yaparken bu temel şartı koşsa, gelişmeler bu noktaya gelmezdi. Şunu da ekledi dün: “Gerekirse sınır ötesi operasyon yapılacaktır”
Bunlar maalesef sıkışınca söylenen halkın gazını almaya  yönelik sözler. Yarın unutulacaktır.
Melih Aşık Milliyet

 

+++

 

Açılım, açılım’ diye diye bölünmez bütünlüğü tehlikeye
sokanlara
sesleniyoruz. Hala mı hayal peşindesiniz? Parmağı verdik, eli istediler. Onu da koparttık, kolu işaret ediyorlar. Bu arsızlığın sonunun geleceğini mi sanıyorsunuz?
Burhan Ayeri / Akşam

 

+++

 

PKK’lıyı şehit yaptı!
Asker de şehit olmasın, PKK’lı da!
Silah ve şiddet çıkmaz yoldur çünkü.
Silahın kullanım süresi doldu.
Parmaklar tetikten çekilsin!
Sabırla, inatla barışı
konuşalım.
Ve barışın arkasına siyasal kararlılığımızı, devlet adamlığımızı, liderliğimizi koyalım.
Başka çaremiz yok.
Aklın yolu budur.
Hasan Cemal / Milliyet

 

+++

 

Tatil haramdır;
oturun Ankara’da
Her seviyeden bir çok siyasetçi deyim yerindeyse saçmalamakla meşguller.
Dünün şampiyonu İçişleri Bakanı Şahin’di. Şöyle dedi:
“Yangın çıkmıştır. Yangının sebepleri şu anda çıkmış olan yangını geri getirecek değildir. Yanan ağaçlar orada kaybolan canları geri getirecek değil.”
(...)
Evet; siyasetçilerimiz çok yoruldu, tatile ihtiyaçları var. Ama yaşadığımız karmaşa ve bilinmezlikler, Meclis’in şu sırada tatile sokulmasına izin vermiyor.
Ankara’da oturup çalışmalıdırlar.
Şehitlerin fedakârlığı yanında onlardan istenen hiçbir şeydir!
Güngör Mengi / Vatan

 

+++

 

SİZDEN GELENLER

Saflar belirli değil mi?..
Bir tarafta ’demokrasi’ isteyenler, diğer tarafta demokrasi getiriyoruz numarası yapanlar yok mu?..
Büyüklerimizin büyüğü sayılması gereken Meclis Başkanı Çiçek, anlamlı bir çağrıda da bulunmuş. Demiş ki; “Ya demokrasiden barıştan yana olacağız; ya da kan ve kin kusanlarla birlikte olacağız”.
Yemin olsun ki müthiş anlamlı bir söz!..
550 vekilli, Meclis’e barış gelmiş olmalı ki, tatile girecek. 1 Ekim’e kadar tam iki buçuk ay varlığını göstermeyecek bu Meclis!
Ya 550 tane vekil seçip meclis oluşmasını sağlayan millet? O millet, barış aşkıyla pervane olup iki buçuk ay ortada gözükmeyecek Meclis’e karşılık kan ve kin kusanların tarassutu altında ömür tüketecek!
“Meclis çözüm yeridir” diyordu ve muhalefet partilerini Meclis’i boykottan vazgeçmelerini söylüyordu Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; değil mi? Bu sözü söyleyenlere layık olduğu sıfatı -devlet büyüğü bildiğim için- söylemekten kaçınırım. O tip sıfat, bazen olur, kişilerin kendi iradeleriyle üzerlerine yapışır!
İbrahim Faik Bayav

 

+++

 

Woodrow Wilson ödüllü Dışişleri Bakanı’na göre, Libya’daki yönetime karşı emperyalizmin kılıcını sallayan Amerikan uşakları, emperyalistlere karşı Libya tarihinin en onurlu ulusal kurtuluş savaşını yapan  “Ömer Muhtar’ın torunları” oldu...
İrfan Tuna

 

+++

 

Üçüncü devre
Fenerbahçe Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’nun onuru İstanbul halkının gururu. Adi bir suçlu edasında gazetelerde...
Bu dünyada eğer güçsüzseniz öğreneceğiniz ilk şey asla yenemeyeceğinizdir. İşbirlikçileriyle, basınıyla ne kadar da ayni bir ortam değil mi?
İstenilen sadece Fenerbahçe değil, zamanında yarım kalan herşeyin tamamlanması.
Soner Tezcan

 

+++

 

Bunu da yıktır
Seçim döneminde yarım günlüğüne gittiği Kars’taki heykeli görüp  “ucube” diyerek yıktıran Başbakan, yıllardır Ankara’nın göbeğinde, güzelim Dikmen Vadisi’ndeki  yeşilliğin bağrına bir hançer gibi saplanmış bu  “ucube”  sözde travertenleri neden görmez?!
Mehmet Demirkol

 

+++

 

Fenerbahçe Cumhuriyeti yoktur
Beşiktaş Adliyesi vardır.
Erhan Kesik

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları