Teröristler PKK marşı söyler!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Hiçbir kurum ya da kişi demokratik hak ve özgürlükleri, demokratik hak ve özgürlükler aleyhine kullanamaz. Anayasal haklar, ancak anayasanın öngördüğü sınırlar içinde kullanılabilir. Her hangi bir hakkın kötüye kullanılması ya da istismarı her yerde sorgu konusu yapılır. Anayasal haklar anayasayı çiğnemek, devleti yok saymak ya da işlevsiz bırakmak için kullanılamaz!

Dokunulmazlık teröriste kalkan olamaz!

Demokrasinin varlığı şiddetin yokluğuyla doğrudan ilişkilidir. Demokrasiler şiddetin siyaset maskesi altında sürdürülmesine izin veremez. Hem şiddet hem siyaset, hem terörist hem de milletvekilliği ikisi bir arada bulunmaz. Silah ya da siyaset birbirine zıt iki davranış biçimidir. Birisini tercih edenlerin diğerinin dışında kalmaları zorunluluktur.

Dokunulmazlık, TBMM üyelerine siyaset kurumu için verilmiş anayasal bir haktır ve anayasal çerçeve içinde halkın çıkarı için kullanılır.

Dokunulmazlık müessesesi, milletvekillerine terörist faaliyetler yapsın ya da teröristleri koruyup kollasın diye var değildir. Dokunulmazlıklar şiddet ve terörü kamufle etmek için kullanılamaz. Netice itibarıyla dokunulmazlık terörizmi meşrulaştırmak, terörist eylemleri özgürce yapmak ya da teröristleri savunmak için kalkan olarak kullanılamaz.

Eğer bir terörist aday gösterilip seçilmişse terörist olmaktan çıkmıyor. Seçilmiş terörist olmaya devam ediyor.

Milletvekilleri terörü övmek ve yüceltmek için dokunulmaz kılınmış değillerdir.

Terör örgütünün ülkeyi kana boyadığı bir zamanda bile dokunulmazlıklarına güvenerek, TBMM'yi dahi terörize edenlere haddini bildirmek vatan namusu taşıyan herkesin görevidir.

Kendisini seçen insanların değil Kandil'deki terör taslaklarının vekili olanlar bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır.

PKK'nın TBMM'deki temsilcileri!

Güneydoğu'da Kürt asıllı yurttaşlardan oy alarak milletvekili seçilenler, kendilerini seçenlere zulmü reva gören terör örgütünün militanı haline gelmişlerse onlara söylenecek fazla söz kalmamış demektir.

Kürt asıllı vatandaşlardan oy alan HDP'li vekiller kendilerini TBMM'ye taşıyan iradeye ihanet etmişlerdir.

Oy aldıkları vatandaşların çocuklarının okudukları okulları talan eden ve yakanların yanında durdular. Kürt asıllı vatandaşları oturdukları evlerden çıkararak, onları yaşadıkları mahallelerden göç ettiren silahlı teröristlere destek oldular. Nusaybin'de temsil ettiklerini iddia ettikleri Kürt asıllı vatandaşların tedavi gördüğü diyaliz merkezini yakarak onları ölüme mahkûm eden silahlı canileri savundular.

Temsil ettiklerini söyledikleri vatandaşların evlerinde çıkan yangını söndürmeye giden itfaiyecileri kurşunlayanların, vatandaşları hastaneye kavuşturmaya çalışan ambulansları bombalayanların, hastaneleri tahrip edenlerin arkasında durdular.

Hendek kazan, barikat kuran, patlayıcı döşeyen, cami yakan barbarları kahraman ilan ettiler. Halk düşmanlarını, insanlığa ihanet edenleri, barbarları ve Vandalları adeta kutsadılar.

Teröristlerden bin beter davrandılar, yeri geldiğinde de kendilerinin milletvekili olduklarını söylediler.

Vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlayan güvenlik güçlerine "PKK, sizi tükürüğüyle boğar" diyecek kadar hainleştiler.

Yalnız Mehmetçiği değil insanlığı da bazen yer altına döşenen, bazen bellere sarılan canlı bazen de araçlara stoklanan tonlarca bombalarla katledenleri "şehit" olarak ilan ettiler.

Koruculara "keleşleri size çevirmeyi de biliriz.. Defolun gidin" diyecek kadar insanlık düşmanı kesildiler.

"Gençler hendek kazıyormuş, halk barikat kuruyormuş" bunu yapanlara "dua edin" diyecek kadar akıl ve şuur kaybına uğradılar.

Parti görünümü altında bütün bunları yapan terörist caniler için şöyle açıklama yaptılar: "Olay, hendek-barikat olayı değildir. Halkla birlikte direnişi büyüteceğiz. On binlerce yiğit kahraman direniyor... Bu direnişi ortaya koyan herkese partim adına teşekkürlerimi sunuyorum."

Bu zihniyeti taşıyan zevat, dokunulmazlıklarının kaldırılacağını anlayınca terörü parlamentoya taşıdılar. PKK marşı söyleyerek de sokağın yolunu tuttular!

Ancak azgın teröristler HDP'li vekiller gibi davranabilirdi. Onlar da öyle yaptılar. Şimdi halk, onları yargının karşısında görmek istiyor. Öyle de olacaktır!

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları