Teröristlerin makbulü AKP’ye bîat eden mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Torba yasa, torba yargı derken seçime az bir süre kala ‘torba kafa’ meydanlarda kendisini iyiden iyiye belli etmeye başladı.
‘Bîat etmemiş’ kim varsa hepsini ‘bir kefeye’ doldurup kara çalmak ve ‘kamplaşma üzerinden’ prim yapmak sevdasındaki AKP, bu ucuz formüle bel bağlamış durumda.
Önce CHP ile BDP’nin yakınlaştığını ortaya attılar. Peşinden MHP ile BDP’nin işbirliği içinde olduğu herzesini yumurtladılar.
Projenin geçmişi de var. Mesela, eşkıya yol kesip kan döktüğünde, polisi askeri şehit ettiğinde hemen kaleme sarılıyorlardı:
- “Bu derin PKK’nın, Ergenekon ile işbirliği yapan birimlerin işi.”
Pervasızlığı o derece ilerlettiler ki, sınırda 12 teröristin gebertilmesinden bile ‘askerleri’ sorumlu tutmaya kalkıştılar.
Duyan da öldürülen PKK’lıların ‘pikniğe’ falan çıktığını sanacak.
Asker, ‘tam teçhizatlı’ bir şekilde eylem koymaya giden teröristlere ‘selam’ durup, ‘haşlanmış yumurta’ ve ‘yeşil soğan’ ikram edecek.
Yürüttükleri ‘psikolojik operasyonlar’ ile PKK’nın aslında ‘derin’ yapıların ürünü olduğunu kabul ettirmeye çalıştılar.
İyi de madem PKK öyle bir derin yapı, niye ‘günün 24 saati’ İmralı canisi ile pazarlık halindesiniz?

***

Dertleri ‘mevzi’ kazanmak, kafa karıştırarak, her şeyi birbirine eklemleyerek ‘gerçeğin’ ortaya çıkmasını engellemek.
Sanki bu topraklarda bölücülük faaliyetleri dün başlamış. Sanki PKK’dan önce İngilizlerin açıktan açığa desteklediği ‘Büyük Kürdistan’ hayalperestleri hiç olmamış.
Hadi diyelim ki, bölücü terör örgütü ‘bir kurgunun’ eseri.
Peki yanı başımızda kondurulan ‘sözde Kürdistan’ı nasıl izah edeceğiz?
Onu da ‘derin devlet’ mi peydahladı?
Aslında bunların derdi, bölücü faaliyetler veya  bölücü örgütler değil. O örgütlerin kendilerine ‘bîat’ etmemesidir.
Öyle olmasaydı, memleketin ‘bilmem kaç küsur etnik gruptan oluştuğunu’ yutturmak için gece gündüz beyin yıkarlar mıydı?
“Çözüm”, “çözüm” diye tutturdukları şey ‘kendi hâkimiyetlerinin’ kaale alınması, ‘gücün kendilerinde olduğunun’ tescilidir. Gerisi onlara göre teferruattır.
Onları tanıyın, ne isterseniz verirler.
El kesesinden hovardalığa alıştılar.

***


Devletin televizyonunda bunlar “Sayın Öcalan” dedirttiler mi? Evet.
Ekranlarda ‘Kürdistan’ laflarını ağız dolusu dillendirenlere “düşünce özgürlüğü” teranesiyle göz yumuldu mu? Evet.
70 milyonun gözü önünde polisler ‘şamar oğlanına’ çevrildi mi? Evet.
Davul zurna eşliğinde halaylar çekip, ‘çaput’ parçalarını ay yıldızlı al bayrağın yerine ikame etmeye çalışan eşkıya sürülerinin ayağına valiler, hakimler, savcılar gönderildi mi?
Evet.
Hangi birisini sayalım daha?
Bir dediklerini iki etmedikleri bölücüler, bugün artık kendilerini ‘her türlü pazarlığın’ en güçlü tarafı olarak görmekteler.
Diz çöktüremedikleri, sırtını sıvazladıkları o güruh artık ‘daha fazlasının’ peşinde.
“Besle kargayı, oysun gözünü” misali şimdi aralarında kıran kırana bir ‘oy savaşı’ başladı.
Ama işte ‘torba kafa’bazı şeyleri hesap edemedi.
Herkesi hizaya getirip, büyük efendiden  “aferin” alacağını zannederken, ‘ayağının altındaki zeminin’ kaymakta olduğunu hissedemedi.

***


Şimdi seçim vakti ve torba kafa, perde arkasında yürüttüğü ‘karanlık’ ilişkileri muhalefete fatura etmeye çalışıyor.
Yok CHP ile BDP kol kolaymış. BDP’liler MHP’ye oy verecekmiş.
Sevsinler. Kimin kiminle ‘yoldaş’ olduğunu, devlete kafa tutan hangi güruhların ‘aynı kazanda’ kaynadığını artık millet iyi biliyor.
Sıkın dişinizi, size bildirmesine de şurada birkaç gün kaldı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş