Terörle "o yere" varılıyor!(3)

A+A-
Altemur KILIÇ

“Kürt Sorunu”  Türklerin ölüm kalım sorunu oldu... Şimdi  “ajan provokatör” Hasan Cemal’in, eşkıyabaşı Murat Karayılan’dan getirdiği   “Öncelik, silahların susmasıdır. Sonra diyalog başlayacak. Bir akil adamlar mekanizmasının kurulması gerekir” şeklindeki sözde çözüm önerisi, Türk hükümetini ve kamuoyunu, köşeye sıkıştırmış gibi! Eşkıya    başı şimdi, adeta devletle aynı mesafede,  “müzakere”  muhatabı! Bu kadar göz göre göre lâdes olmaz; gözlerimizin içine bakarak ve kamuoyunu alıştırarak,  “bu fırsatı kaçırmayalım”  diye, Türk Devletini bölücülerle, eşkıya ile “uzlaşma masasına” sürüklüyorlar! Bizde bu gaflet ve de ihanet oldukça, PKK’nın silahlarına ne hacet; PKK dağda silahlarıyla kalacak, fakat sonunda  “barışçı çözümle”  silaha gerek kalmadan, T.C.  “gidecek!”

Köy isimleri
Özellikle Doğu’da, Kürtçe- Zazaca ve de diğer etnik grupların dillerindeki köy isimlerinin değişimi, yıllar önce Türkiye haritasını Türkleştirmek ve bütün vatandaşları  “Türklüğe kazandırmak”  için yapıldı!   
Bu yöntem, zamanında yadırganmadı, benimsendi  “mesele” olmadı.  Köylüler, aralarında eski isimleri, serbestçe kullandılar. Ancak resmi işlemlerde Türkçe isimler kullanıldı. Bu olay,  “Çözüm”  taraftarlarının akıllarına neden şimdi geldi? Aslında  “mesele”  olmayan şeyler, şimdi neden  “mesele”  yapılıyor, neden eskileri kaşıyorlar, bölge halkını neden tahrik ederler? Çünkü ardından, dille ilgili başka talepler gelecek; bütün resmi işlemlerde Kürtçenin de geçerli olması ve alfabeye  “w-q-x”  harflerinin de eklenmesi istenecek. Türkiye’yi eyaletlere bölmenin bir başka yöntemi!
Eğer Türkçe isimler, gene  “Kürtçeleştirilecekse”  en başta DTP Eşbaşkanı Ahmet,  “Türk” soyadını bırakmalı aslına dönmeli ve bu güzel adı kirletmekten vazgeçmeli.

Çanakalar
Bizim  “gaflet, dalalet ve hatta ihanet” erbabı, sözde çözüm için bu kadar ve tek taraflı çanak tutarlarsa ve teslimiyete baştan razı olurlarsa,  karşı taraftakiler, daha fazla güç alıyorlar! Dağdaki Kürt gençleri, bizde bu teslimiyetçilik oldukça  “bağlara”  inerler mi? Hele  “Büyük Kürdistan” cazibesi olunca!

Öneş önerileri
Yıllardan beri böyle, devletin eşkıya ile aynı masaya oturup,   uzlaşmasının zeminini hazırlayan ve bunun için, eşkıya ile ilk temasları yapan MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş der ki;  “PKK ile mücadelede yeni şartlar oluştu... Öcalan’ın Türkiye’ye teslimi ile başlayan yeni süreç, ABD’nin Orta Doğu ve Irak politikaları ile doğrudan bağlantılıdır... Türkiye’nin Kürt sorunu ve PKK terörüyle mücadelesinde de yeni şartları ortaya çıkarmıştır... Obama’nın iktidar oluşu, Orta Doğu ve Irak politikaları ile bağlantılı olarak, PKK silahlı gücünün tasfiye edilerek, demokratik/siyasal mücadele içinde yeni bir sürecin başlatılmasını zorunlu kılmıştır. Türkiye’nin gelişen iç ve dış dinamikleri de, Türkiye siyasetlerinin ve kurumsal yapılarının yetersizliklerine rağmen, Kürt sorunu ve PKK terörünün çözümü için, mevcut şartları zorlamaktadır.”
Tercümesi: ABD’de Obama yönetimi, kendi çıkarları için Türkiye’nin sorunu haline gelen  “Kürt Sorununu” çözmek zorundadır. “Karayılan Formülü” , ABD’nin öz çıkarları bakımından bir  “fırsattır!” Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız da “Fırsatı kaçırmayalım” diyorlar. Ama böyle bir  “çözüm”  hakikaten Türkiye devleti için uygun bir fırsat mı? Yoksa Türkiye’yi bölmek için, başkaları için, bir fırsat mı?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dediği gibi, iktidar sahiplerinin,  bu konuda muğlâk konuşmamaları,  “Fırsatın” ne olduğunu açıklamaları  gerekiyor... MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de  “Başbakan’ın sütre gerisine çekilerek, kamuoyunun psikolojik olarak hazırlanması sürecini izlediğini, Cumhurbaşkanı’nın ön safta yer alarak Türk toplumuna şifreli mesajlar vermesi, bu konuda bir rol paylaşımının yapıldığını da akla getirmekte” ... Hangi ihanete katkı isteniyor, milli kimliğin tartışılmasına mı, yapay azınlıklar yaratılmasına mı?
Görülüyor ki, “siyasi irade”  öylesine muğlâk ve sözde çözüme katkıda bulunması istenen muhalefetin  “milli iradesi”  de böyle! Baykal ve Bahçeli, bazı yalakaların dedikleri gibi  “pişmiş aşa, su katmıyorlar”,  “zehirli bitkilerden oluşan çorbanın”  pişmesini önlüyorlar. Terörle Mücadele Müsteşarlığının  “anlamı, maksadı ne?”   “Akil Adamlar”  kim olacak? Analizlerime devam edeceğim...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları