Tevekkül; ya sabur!

Altemur KILIÇ

MGK, son toplantısından sonra yayınlanan bildirgeye göre, AKP Hükümetinin, “açılımı”  konusunda “çalışmalar sürsün” tavsiyesinde bulunmuş... Bu “açılıma”, yani bir bakıma Apo ile uzlaşma “açılımına” destek vermek anlamına mı geliyor? Yoksa askerler, “Bırakalım sarhoşu yıkılıncaya kadar” diye sabır mı gösteriyorlar veya “kendi kazdıkları kuyuya düşerler” diye temenni mi ediyorlar, “Du bakali n’olacak” mı, diyorlar? Herhalde ayrıntılar ortaya çıkar! “Sabrın sonunun selamet” olmasını diliyorum!

Bir devlet memuru yazar
İhanet cephesi sabırlı değil. “Mahşerin” süvarileri, doludizgin! Bu sırada gerçek dünyada ihanetler ve gaflet bir yerde kesişiyor. Polis Akademisi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda köşe yazarı İhsan Dağı “açılımın” şifresini açıklıyor. Son yazısının başlığı: “Kürtçeyi de başörtüsünü de yasaklayan aynı devlet” (Yani Atatürk’ün kurduğu üniter ulus devleti!)
Dağı yazıyor; “Dinî cemaatleri, tarikatları yok sayan, olmadı yok etmeye çalışan bir devlet ile etnik bir grubu, örneğin Kürtleri yok sayan, var olduklarını gördükçe de yok etmeye çalışan devlet arasında bir fark yoktur... Sorun işte bu otoriter, ceberut devlet; halkın kılık kıyafetine de diline de karışmaya yeltenen, kendinde bu hakkı ve gücü gören devlet. Bu çağda kimse böyle bir devleti ahlaken de, vicdanen de, siyaseten de savunamaz. Kürt açılımını konuşurken nasıl bir devlet anlayışının ve pratiğinin bu sorunu yarattığını, büyüttüğünü ve topluma yaydığını unutmamak gerek. Çözüm, otoriter-bürokratik devletten demokratik devlete geçişte. Tabii toplumsal düzeyde çoğulculuğun kabulü ve içselleştirilmesiyle birlikte... Bu da zaten otoriter devlet kültüründen toplumun bağımsızlaşmasıyla mümkün. Meselenin özü devletin haddini bilmesidir. Vatandaşa din, inanç, ideoloji, yaşam biçimi veya kimlik dayatan bir devlet ülkenin bir numaralı sorunu olur. Türkiye’nin sorunu da budur. Kürt meselesinin çözümü, son yüzyılda üzerimize giydirilen ‘ulus devlet’ gömleğinden kurtulmayı gerektiriyor. Şimdi bu Kemalist geleneğin, dinî kimlikler söz konusu olduğunda tektipleştirici ideolojik politikalarına karşı çıkarken Kürtleri yok sayarak ‘türdeş ulus’ yaratma dayatmasına destek vermek olmaz!”  
Kısacası hedef; Prof. Dağı’nın kastettiği  “devlet”, T.C. üniter ulus devleti. Sözde hizmetinde bulunduğu, elinden maaş aldığı, T.C. Devletini, ortadan kaldırmak! Ama Dağı unutmasın ki onu, şimdi bulunduğu yerlere bu “devlet” getirmiş ve kendi aleyhinde yazmasına da, bu “devlet” olanak vermektedir!
Dağı’nın söylediklerini irdelemeye çalışmayacağım... Hem bir akademisyen, hem de yazar olarak, düşüncelerini yazmakta özgürdür ama kişisel konumunda çelişki ve bir “tuhaflık” olmasaydı! Öyle ya, hem Polis Akademisinde “hocalık” yapacaksın, genç polislerin kafalarını karıştıracaksın, devlet aleyhine kışkırtacaksın, köşenden T.C. Devletine, Ordusuna, saldıracaksın ve O devletten de diğer “maaşlarına” ek olarak, maaş alacaksın! Ve başka tuhaflık; İçişleri Bakanının bunlara göz yumması! Dağı, şu bağlamda bu “devletten” daha doğrusu, “devleti” şimdi yöneten iktidardan şikâyetçi değil, aslında; Bu “devlet” o devlet olmaktan çoktan çıktı!

Vehbi’nin kerrakesi
Önceki yazımda mürtecilerle-gericilerin nasıl tebelleş olduklarını “Mustafa Muğlalı” olayı ile belirtmeye çalışmıştım. Şimdi gördünüz mü “Vehbi’nin kerrakesinin” asıl şeklini ve T.C. devletinin başına örülmekte olan asıl kerrakeleri -örtüleri-! “İşbirlikçiler” post-modern Ali Kemaller, “entelektüel şık” sözde aydınlar, hem gericilerin hem bölücü Kürtlerin kalemşorları ve şu sırada AKP hükümetinin ve “açılımının” destekçileri. Velhasıl yok birbirlerinden farkları... Bu manzarayı görmemek de gaflet!
“Açılıma”, bir de bu cepheden -“ihanet ve gaflet cephesinden”- bakmak gerek.  Ramazan geldi hoş geldi... Bu mübarek ay tevekkül ve iman zamanıdır; “Ya Sabur!” 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş