Tilkinin aklına uyup 'ormana' kral olmaya kalkışan zavallı geyik

İsrafil K.KUMBASAR

Zamanla iyice yaşlanan ormanlar kralı aslan, bir gün ziyaretine gelen tilkiye yalvarmış:
- “Canım öylesine geyik yemek istiyor ki anlatamam. Ne olur, git bir geyiği kandır da getir bana, bir güzel yiyeyim.”
Ziyafetten pay kapmak isteyen tilki, hiç vakit kaybetmeden yollara düşmüş. Ormanda semiz bir geyik ile karşılaşmış:
- “Kralımız Aslan seni istiyor, hadi gel gidelim.”
-“Ya, geleyim de beni yesin, değil mi? Gelmem.”
- “Yahu, sen gel. Sandığın gibi değil. Bizim de bir bildiğimiz var değil mi? Ne yani, ben senin düşmanın mıyım?”
- “Yok, değilsin ama...”
Tilki bir süre çevresine bakındıktan sonra geyiğin kulağına eğilmiş:
-“Sana samimi bir şey söyleyeceğim. Aslan son anlarını yaşıyor. Öldü ölecek. Tek düşüncesi; öldükten sonra yerine kimi geçireceği, kimi kral yapacağıdır. Kurdu tutmuyor, salağın biri diye. Deve desen, neresi doğru ki, kral olsun diyor. Kuşları sevmiyor. Fili gebeşten sayıyor, ne desen, kimi söylesen bir kulp takıyor hepsine. Sonunda ağzındaki baklayı çıkardı: Geyik olsun, dedi. Bacakları yamandır, koşup haksızlıkları kovalar; boynuzları sağlamdır, haklıyı haksıza karşı savunur. En iyisi, en hası geyiktir. Yerime o geçmelidir, dedi. Şimdi kralın yanına gideriz konuşursunuz, kendi ağzından da duyarsın.”

***

Geyikte etekler tutuşmuş, sevinçten uçmaya başlamış.  Hemen tilkinin arkasına takılıp doğruca aslanın inine gitmiş.
Tilki önden buyur etmiş geyiği. Geyik içeri girer girmez, köşeye sinen aslan kükreyerek saldırmış üzerine, ancak geyik çabuk toparlanmış. Korkudan dörtnala kaçıp ormanda izini kaybetmiş.
Olanlara çok bozulan tilki, aslana çıkışmış:
- “Amma beceriksizmişsin. Bir çuval inciri berbat ettin. Geyiği sana getirene kadar göbeğim çatladı, ama sen bir işi beceremedin.”
Zaten utancından yerin dibine göçmüş olan aslan, hırsından burnunu çekmeye başlamış:
-“Bağışla beni. Ne yapalım, bir iştir oldu işte.  Hadi sen git, yine geyiği kandır, bana getir. Bir güzel yiyeyim şunu.”
Tilki önce direnip, “Olmaz m’olmaz” demişse de, bakmış ki aslan yaşından utanmadan ağlayıp sızlıyor, dayanamamış:
- “Peki, peki gidiyorum, ama bu son, gözünü dört aç ve bu kez işi bitir.”
Aslanın heyecandan gözleri parlamış:
- “Merak etme sen, hele bir gelsin, işi bitiktir.” 

***

Tilki yeniden yollara düşmüş, aramış taramış geyiği bulmuş. Geyik, tilkiyi görünce irkilmiş:
- “Yine mi sen? Beni kandırdın. Kralsın, kral oluyorsun dedin aklımı çeldin, aslana götürdün. Az daha canımdan oluyordum. Şimdi hangi yüzle geliyorsun? Çabuk defol git, gözüm görmesin seni.”
Tilki, adı üstünde tilki. Kurnaz, hinoğlu hin. Geyiğin sözlerini bir başka yalanla karşılamış:
-“Aaa! Bu senin yaptığına ne derler biliyor musun? Tamı tamına nankörlük. Ben sana kral olacaksın derken yalan mı söyledim? Hayır. Ama sen, korkudan neredeyse canından olacaktın. Söyle bakalım, niçin korktun aslandan?”
- “Niçin korkmayacak mışım? Az daha beni yiyecekti. Görmedin mi nasıl saldırdı üstüme?”
- “Gördüm ama, aslan sana saldırmadı ki. Kulağına krallıkla ilgili iki çift gizli laf edecekti, ama sen korkudan zıplayıp geriye kaçtın.”
- “Yani?”
- “Aslan yine seni istiyor. Benim gözümde geyikten başka kral yoktur. Olamaz da diyor. Varalım gidelim şuna yine, iyice dinle ne diyorsa öğren, krallığını da al. Bu iş olsun bitsin.”

***

Ahmak geyik, umutla korkusunu yenmiş, tilkinin peşine düşüp yeniden aslanın inine gelmiş.
Aslan bu kez kükremekle vakit kaybetmek yerine, bütün gücünü toplayıp bir pençede geyiği yere yıkmış, parçalayıp iştahla yemeye başlamış.
Bir kıyıya çekilip olanı biteni izlemeye başlayan tilki, bakmış ki aslan hiç oralı değil, kendisine bir lokma bir şey bile vermiyor. Bir yolunu bulup geyiğin cesedine yanaşmış, beynini, ciğerini ve yüreğini kaptığı gibi midesine indirivermiş.
Aslan, bir süre sonra geyiğin beyninin yerinde olduğunu göremeyince tilkiye kükremiş:
- “Nereye gitti bu geyiğin beyni?”
Tilki, bozuntuya vermeden kahkahayı patlatmış:
- “Hangi beyinden söz ediyorsun sevgili kralım. Bu kadar aptal bir varlığın beyni olur mu? Beyni olsaydı eğer, aslana yem olmak için tıpış tıpış iki kez ayağına kadar gelir miydi? Onun beyni meyni yok.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş