Toplumsal çürüme alametleri!

Özcan YENİÇERİ

Yaşamda olanlar daha doğrusu yaşananlar toplumun gerçeğidir. Gerçekleri göz ardı etmek, olanları olmamış var saymak, yaşananları münferit vakalar olarak tanımlayıp geçmek sorunları büyütür ve yaygınlaştırır.

Son zamanlarda meydana gelen taciz, ensest, tecavüz, cinayet, intihar, boşanma, aldanma, aldatma, kadına şiddet uygulama vb. vakalarda gözle görünen artış olguların ekonomik, sosyolojik ve psikolojik temelleri üzerinde yoğunlaşmayı gerektirmektedir.

Yozlaşma, yabancılaşma ve anomi!

Meydana gelen olgular sahip olunan bütün değerler yönünden ciddi bir yabancılaşma ve anomiyi göstermektedir. Cinsler (insan-hayvan), cinsiyetler (kadın-erkek), inançlar (Müslüman-Hıristiyan), ideolojiler (sosyalist-kapitalist) vb. arasındaki sınırlar büyük ölçüde kalkmıştır.

Diğer yandan doğru-yanlış, iyi-kötü, haram-helal, melek-şeytan gibi belirleyici normlar büyük oranda işlevlerini kaybetmiştir. Aile, ahlak, inanç, namus ve şeref gibi kavramların içi boşaltılmıştır.

Günümüz insanı için yalnız yaşanan an vardır. Anı yaşa geleceği boşla, hemen şimdi felsefesi her yanı sarmıştır. Dünyayı heva, heves, zevk ve tatminden ibaret gören insan sayısında ciddi bir artış vardır.

Zevkini ve tatminini Tanrı edinenler vardır. Bu insanlar hiçbir şeyle kendilerini bağlı görmeyen, hiçbir şeye inanmayan, hiçbir değer tanımazlar. Onlar için her şey mubahtır.

Taciz, tecavüz ve sapkınlık!

                Taciz ve tecavüz makinesi gibi çalışan insan sıfatındaki şahsın kendisine emanet edilen çocuklara yaptığı tacizler duyulunca adeta kıyamet koptu. İlahiyat, toplumsal hayat ve siyaset üçlüsü konuyu yüzeysel de olsa tartışmaya açtı. Sonuçta bu zata on çocuğa cinsel istismar suçundan ilk duruşmada 508 yıl hapis cezası verildi.

                Ancak sorun yalnız bu şahıs ya da onun çalıştığı kurumdan ibaret değildir. Bu sapkın davranışlar resmi, özel, okul, şirket ya da kurum olarak her yerde yaygın olarak yaşanmaktadır. Olgular bunu göstermektedir.

                Son bir hafta içinde medyaya yansıyan üçüncü sayfa haberlerinde dahi bunu görmek mümkündür. Bunların yüzlercesi içinden seçtiğimiz birkaç tanesi medyaya aynen şöyle yansımıştır.

                ".... Lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan şahıs arkadaşının kızı olan öğrencisine WhatsApp üzerinden "Kız fotoğraf ne güzel öyle, nazar değer demedi deme... Mesafeyi kaldıralım. Ancak tepkiden korkuyorum. Arabaya binmiş olsaydın cesaretim gelmişti söylemeye." Bu zat gözaltına alınıp serbest bırakıldı. İdari soruşturma sonucu ise öğretmen açığa alındı.

                ".... İlçesinde müdür yardımcısının fiziki ve sözlü cinsel istismarına uğradıkları ileri sürülen kız öğrenciler suç duyurusunda bulunuyor. Valilik şahıs hakkında soruşturma başlatıyor. Tamamlanan soruşturmada gözaltına alınan şahıs nöbetçi mahkemece tutuklandı."

                ".... İlinde cinsel istismarda bulunan şahıs, çocuğun olayı anlattığı ailesinin şikâyetiyle tutuklandı. Mahkeme, sanığı 'cinsel istismar' suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı."

                "... Ankara'nın göbeğindeki .... Lisesinin beden eğitim öğretmeni, 14 yaşındaki kız öğrencisine cinsel istismardan tutuklandı."

Bu sapıklıklar toplumsal çürüme alametleridir.

Toplum alarm veriyor!

                Kaldı ki bunlar da haberdar olunan olgulardan bir kısmıdır. Bir de kapalı kapılar arkasında kalan, duyurulmayan, sessiz çığlıklarla geçiştirilen ve bunlardan daha vahim yaşanan gerçekler vardır.           

                Devlet dairelerinde, çeşitli özel sektör kurumlarında ve şirketlerde yaşanan mobbingler, istismarlar ve tacizler tam anlamıyla sosyal bir sorun halini almıştır.

                Olanı biteni yok sayarak deve kuşu modeli davranmak sorunları giderek içinden çıkılmaz hale getirir. Panik ve infial yaratan bu tür sapkın olguları saklamak ya da basite almak sonuçta toplumu çürütür. İnsanları ütopik, teorik ve romantik kabuller mutlu edebilirler. Ancak hayatı kuramlar, ön yargılar değil gerçekler belirler.

                Yolsuzluğu, rüşveti, tacizi ya da tecavüzüyle toplum alarm veriyor. Gerekli ve zorunlu tedbirler zamanında alınmazsa toplumsal çürüme engellenemez!

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş