Trabzonspor dikkat etmeli...

Murat TAŞKIN

Sezona Ankara’nın ligdeki 4 takımından 2’sini mağlup ederek başlamak güzel olduğu kadar da, sorumluluğu ve dikkati gerektiren bir durum..
Trabzonspor, bu durumdan dersini çıkarıyor mu? Ya da çıkarabilecek mi?
Rüzgârların daha sert estiği yükseklerde kalabilmek için ders çıkarıp, gereğini yapabilmek çok önemli..
Ankaragücü maçı neden 5-0 değil de, 2-1 gibi maçtaki futbol ile bağdaşmayan bir skorla bitti?
İlk yarıyı, şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olduğunu gösteren futbol ile tamamlayan Trabzonspor, ikinci yarıda neden bu hedeften uzak bir takım görüntüsü sergiledi?
Yönetici, teknik adam ve futbolcular tek tek şapkalarını önlerine koyarak düşünmeli ve “Nerede eksiğimiz var?” sorusuna sağlıklı cevap bulmalıdırlar.
Ankaragücü karşısında ilk yarıda her hattı ile mükemmele yakın bir oyunu zevkli hale getiren bir kadroya ikinci yarı ne oldu?
Hemen akla Yattara’nın sakatlanıp çıkması gelebilir.
Bu en büyük gerekçe de olabilir.
Ama, Trabzonspor zirvede kalmaya çalışacak ise, sadece Yattara’ya bel bağlayarak bunu yapamaz.
İlk yarının 2-0 sonuçlanması, ikinci yarıda Yattara’nın da bulunmamasıyla futbolcular adeta, “Ben de kendimi gösteriyim” der hale geldiler.
Gökhan-Umut ikilisinin forvette, normal şartlarda birbirini anlayamaması var. Bana göre burada Umut’un Gökhan’ı iyi okuyamamasının eksikliği daha fazla.
Ama, bu uyumsuzluk, ikinci yarıda, “kendimi gösteriyim” derecesinde bencilliğe varır bir görüntü sundu.
Ardından da son 20 dakikada oyuna giren Barış Memiş’in, bana göre ukalalık derecesine varan bencilliği, Gökhan-Umut anlaşmazlığının üzerine tuz biber ekti.
Barış’ın ektiği bu tuz biber, takımına olduğu kadar kendine de zarar verdi. Bu kafayla giderse daha da verecek gibi. Çok net 3 pozisyonda kaleye yakın yerde topla buluşan genç yetenek, ikisinde pas vermedi, birinde de kendisinden beklenen vuruşu yapamadı.
Pas verdi-vermedi, gol vuruşunu yaptı-yapamadı.. Bunlar öyle veya böyle Barış Memiş’in hanesine yazıldı. Kaldı ki, yedekten sahaya giren bir oyuncunun çok ama çok daha dikkatli olması gerekmez mi?
Defansta, “aşılamayacak sorun” yok sayılır.. Sağ kanattaki rahatsızlık  Serkan-Tayfun ikilisi ile “idare ederler” denilerek çözülebilecek gibi.. Ancak,  çok daha iyi olsalar ne olur?
Neredeyse çeyrek asırdır şampiyonluk hayâli ile yatıp-kalkan bir takım, eline geçirdiği fırsatları böylesine kolay harcamamalı.. Büyüdükçe sorumluluk artmalı, sorumluluk arttıkça da başta sahadakiler olmak üzere azami dikkat gösterilmeli..
Trabzonspor’un ezici üstünlüğünde geçen çok rahat bir Ankaragücü karşılaşması sonuç itibariyle 2-1 bitmiştir. İglesias bir önceki pozisyonu değerlendirip, ikincisiyle birleştirebilseydi, 2-2 olmayacak mıydı? Ya da 2 dakikada daha zaman olsa olamaz mıydı?
Futbol tarihine bakılsın, “olur muydu-olmaz mıydı?” görülür.
Onun için Trabzonspor, her kesimiyle tarihe bakmasını ve en küçük bir ihmalkârlığın bile nelere mal olduğunu tekrar görmesi gerekir ki, özlenen başarı gelebilsin.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş