Trabzonspor'a İbrahim Akın

Murat TAŞKIN

Trabzonspor, son maçını bu kez 4-0 gibi farklı bir skorla kazandı ve tekrar liderliği ele geçirdi. Ancak, bu 4-0’lık skor, İstanbul BB’nin karşısında ortaya konan futbola bakarsak, “çok fazla hak edilmemişti” denilebilir. Maçın ilk yarısında rakibe verilen pozisyonların yanı sıra ele geçirilen fırsatlardaki paylaşım noksanlığına ve bencilliğe bakarak, gol pozisyonlarını çıkartıp maçı sonradan ilk defa diye herhangi birine izletseniz, bu maçın 4-0 Trabzonspor’un üstünlüğü ile bittiğine o kimseyi inandıramazsınız.
Ama ortada bir gerçek var ki, o da futbolun kayıtlara sonuçları ile geçtiğidir.
Şimdi kayıtlara geçen bu 4-0’lık skoru sakin bir kafayla değerlendirme zamanıdır. Kaleci  Sylva’nın sonuca etki yapacak kadar başarılı olduğunu söyleyerek en pozitif değerlendirmede bulunabiliriz. Sadece savunma değil, tüm Trabzonspor oyuncularının üzerindeki tedirginliği Sylva kaldıracak gibi gözüküyor.
Defansın sağ kanadı ideal ölçülerde oluşturulamaz. Çünkü eldekiler yetersiz. Ancak, mevcutlarla arkalı önlü bir ikili oluşturulacak ise bunun Tayfun-Serkan şekliyle olabileceğini artık herkes görüyor. Bu durumda, orta alanda Hüseyin-Selçuk ikilisinden birimi, yoksa Colman’mı kenarda bekleyecek?
Orta alanı bir şekilde kontrol edemeyen takım her zaman zor durumda kalacağı gerçeğinden hareket edildiğinde, öyle veya böyle Colman sahne alacak, almalı. Ya da Selçuk’a Hüseyin gibi oynama değil de, Colman’ın işini yapma görevi verilmeli. Bu işi Selçuk ne derece başarabilir? Şimdiye kadar olan maçlara bakarsak zor..
Forvetteki “ikili” sıkıntısı artık kangren haline dönüşmeden mutlaka giderilmeli.. Gökhan-Umut ikilisi ile maça başlanılmamalı diye düşüncesi olan futbolu bilen sayısı hiç de az değil. Sahada yer alma adına ilk tercihin de söz konusu gol olacak ise Gökhan’dan yana olması da en doğrusu.. Umut oyunun akışına göre gerektiğinde çiftli sistemde yer alabilir.
Buradaki sıkıntı (ki en çok da Ersun Yanal’da var) baskı yapmayan Yattara’nın durumu ile genelde kenar oyuncusu olmayan Isaac’ın istenilen düzeyde olmaması.. Yattara oyunda olmadığı süreçte forvetin kanatları yok gibi.. Olduğu zaman da ( zaman zaman dursa, seyretse bile) rakip için her an enaz 2 kişi ile kontrol edilmesi gereken bir oyuncu.. Yani rakibi azaltan bir adam..
İşte bu noktada Trabzonspor’un Yattara stilinde ama daha mücadeleci bir oyuncuya ihtiyacı var. Bir de sol ayaklı olursa..
Son maçtaki görüntüsü bir kere daha ortaya koydu ki, bu oyuncu İbrahim Akın’dır.. Düşüncesi, felsefesi, yaşam tarzı ne olursa olsun, artık şampiyonluğun adayları arasında gösterilen Trabzonspor oyunu kurallarına göre oynamak zorundadır. Bunun için, İbrahim Akın her haliyle biçilmiş kaftandır. Orta alandan itibaren mücadele etmeye başlıyor, topu kanatlara, gerektiğinde ortaya taşıyor ve de gol atıyor. İbrahim Akın, her haliyle, “Ben Trabzonspor’un bu süreçte ihtiyaç duyduğu stilde bir futbolcuyum” diyor.
Gerisi ve gereğini yapmak ise işi Ocak ayına bırakmadan yerine getirmek yöneticilere kalıyor. Çünkü ilk yarının sonunda arayı birkaç puan açmış bir Trabzonspor oluşmuş ise, şampiyonluk mücadelesindeki rakipleri İbrahim Akın’ı kaptırmamak, en azından Bordo Mavili formayı giymesini engellemek gereğini yapacaklardır. Geçmişte yaptıkları gibi.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş