Trabzonspor'a teknik direktör olmak...

A+A-
Murat TAŞKIN

Trabzonspor’a teknik direktörlük yapmak zor.. Hele Trabzonlu iseniz çok daha zor..
Hem de bu zorluk, daha görevi yüklenmeden başlıyor. Hatta göreve talip olduğunuz da.. Daha ilerisi, Trabzonspor teknik direktörlüğü için isminiz telafuz edildiğinde başlıyor zorluk.. Öylesine bir zorluk ki, Şenol Güneş gibi Trabzonspor’u Trabzonspor yapan efsane kadronun kalesinde, kaptanlık koltuğunda oturmanız.. Ardından Milli Takım ile Dünya 3’üncülüğü kazanmanız bile daha yola adımınızı bile atmadan, eleştiri değil,   “karalama kampanyasının”  odağına konmanızı engelleyemiyor. Hele hele  “bire bin katıp her şeyi didik didik”  edenlerin arasında kendinize çok yakın saydıklarınız bile yer alabiliyor. Çeyrek asırdır şampiyonluk beklentisi içinde olan bir camianın 1996’da yaşadığı kırılma noktasındaki kaybın tüm faturası Şenol Güneş’e çıkarılıyor. Onun ardından Giray Bulak, Sadi Tekelioğlu, Ali Kemal Denizci, Kadir Özcan’da öylesi benzer eleştirilere tabii tutuluyorlar ki, “Gel de Trabzonspor’un kapısından içeriye adım at..”
Kendi içinden çıkanlara karşı böylesine katı  ve ketum bir tutum içine özellikle de yerel basının her şeyi didik didik etmesi nedeniyle sokulan Trabzonspor kamuoyu, “Daha önce Trabzonspor’u çalıştırdı. Camiayı bilir” diye ismi sıralanan Leekens, Samet Aybaba ve Halilhodziç’e nasıl sıcak bakabilsin ki? Konuşanlar, yönetenler, kamuoyu adına kalem oynatıp, söz sarf edenler (ki bunlar da kendi aralarında  4-5 ayrı gruba bölünmüşler)  teknik direktörün de bir insan ve Tanrı’nın  “Beşer Şaşar” diye tarif ettiklerinden (kendileri gibi) olduğunu bir kenara koyarak hareket ediyorlar. Kimisi bu işi ifrat derecesine vardırarak, (Şenol Güneş ile ilgili yazılanlar gibi) mesleğinin temel kriterinin  “kamuoyu oluşturmak değil, oluşan kamuoyunu aktarmak olduğunu”  bile unutuyor. Kanaatimce, Trabzonspor da bazı kesimler ve bir kısım medya haddini aşacak bir tavır içine giriyorlar.
Bu durum, bırakın eskiden görev almış teknik direktörlerin tekrar Trabzon’a gelmek için gönülsüz olmalarını, ilk defa gelecek olanların bile kararsız kalmalarına neden olmaktadır. Bunun için, Trabzonspor kamuoyunun bireyleri, fikir beyan ederken “İlk taşı günahsız olan atsın” sözünü hatırlayarak hareket etsinler.
Ama yine de,  “En kötü gerçek en güzel yalandan iyidir” i bir kenara koymanın doğru olmadığını düşünerek, Trabzonspor’da önümüzdeki sezonda ilk kez görev alacak bir teknik adamın işbaşına getirilmesi gerekecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları