Trabzonspor’da “İnadına” yapılanlar!..

A+A-
Murat TAŞKIN

Şenol Güneş ile başlayıp O’nunla bitirecek; aralarda cimrilik, ciddiyetsizlik, hesapsızlık, rastgelelik ve güçsüzlüklerden muhatapları ile söz edip, “Trabzonspor’da neler oluyor?” sorusuna cevap arayacağız.
Daha doğrusu cevabı bulup, uygulamaya koymakla yükümlü olanlara, kamuoyu diye adlandırdığımız taraftarın düşünce ve söylemlerinden iletiler yapacağız.
Şenol Hoca ile başlayalım..
Sanki eski heyecanı kalmamış gibi 90 dakikanın büyük bölümünü kulübe geçirmek neyin nesi Hocam?
Tercih ettiğin ilk 11, yaptığın değişiklikler için, “senden daha iyi biliriz” hesabıyla eleştiri getirmek haddimize değil, ama kulübede sinema izler gibi durmanız futbolcular üzerinde, rehavet yaratıp ters motive yapıyor olamaz mı?
Gelelim diğerlerine..
Geçtiğimiz sezon bıraktığı yerden başlayan ve 3 maçta atılabilen sadece 2 golün sahibi Burak’ın Samsunspor maçındaki “Atarsam ben atarım. Gerisi faso fiso” mantığıyla yaptığı cimriliğe..
Colman’ın rakip sahanın ortasından kendi defansına geri pası yapacak derecedeki anti ofansifliği ve hatalı pas yapma rekoru denemesi ile koskoca kaleyi görmeyerek topu dışarı gönderme ciddiyetsizliğine..
Adrian’ın, defans ile forvet arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere kendisine verilen görevi kullanırken hesapsızlığına..
Artık giderek “Canlı bomba” lakabı ile anılması artan Giray’ın topu kafa ile uzaklaştırırken, denize açılmış balıkçılar gibi “rastgele” diyerek yaptığı vuruşlara..
Ve de, neredeyse hemen hemen tüm takımda son 15 dakikada meydana gelen güçsüzlüğe.. Yedekten girenlerin ise “90 dakika oynayacak iken 15-20 dakika ile geçiştiriliyorum” mantığı ile kulübeden sahaya atlamaları nedeniyle pek işe yaramamalarına..
Şenol Güneş ile başladık, O’nunla tamamlayacağız..
Uzak Doğu dönüşü, “hoşgörü ve diyalog felsefesi” ile yol alıp, işler yaptırmaya çalışmak en doğrusu.. Ama anlayana göre..
“Anlamak istemeyene anlatmak kadar zor bir iş yoktur” gerçeğinden hareketle, “İnadına diyalog, inadına hoşgörü” demenin de faydası pek yoktur..
Olmadığını anlamak için, Türkiye’de her gün artan teröre ve kayıplarateröre rağmen “İnadına demokrasi” diyenlerin ülkeyi ne hale düşürdüklerine bakmak yeterlidir sanırım..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları