Trafik magandaları “gasp”tan yargılansın

Kürşad ZORLU

Aslında Türk dünyası hakkında paylaşmayı istediğim önemli haberler vardı. Fakat internette okuduğum başka bir haber bütün motivasyonumu alt üst etti. Adeta insanın kanını donduran bir olayla karşılaştım. Bu olay ve düşündürdükleri, “demokrasi” kisvesi altında özgürlüklerin askıya alınışının farklı bir yansıması gibiydi. Yazmamak, söylememek olmazdı. Çünkü bu sorun tüm ülkenin ve hatta insanlığın temel bir sorunu. Üstelik çözüm bulunmazsa kronikleşerek güçlenen bir muhtevaya sahip.

Peki nedir bu sorun?
Öncelikle biliyorum iddialı bir başlık oldu. Hele ülkemizdeki suç ve ceza sistemi düşünüldüğünde son derece komik bir temenni gibi geliyor. Bırakın hapis cezasını trafikte işlenen suçların neredeyse cezasız kaldığı bir hukuk sistemine sahibiz. Adamlar adeta kesip biçiyor ya da ezip geçiyor... Sonunda pişmanım diyerek elini kolunu sallamaya ve ardından başka insanların canını yakmaya devam ediyor. Hiç kuşkusuz Türkiye trafiğinde tehlikeli boyutlara ulaşmış bir maganda terörü yaşanıyor. Daha geçen gün Ankara’da bir TRT muhabiri hiçbir suçu olmadığı halde eşi ve çocuğunun önünde acımasızca dövülerek gözünü kaybetmek zorunda kaldı. Muhtemelen muhabir arkadaşımız mesleğini icra etmekte ciddi sorunlar yaşayacak. Ailesi büyük bir travma geçirecek. Buna karşın acaba bu gözü dönmüşler hangi cezayı alacaklar?

İşte asıl mesele de burada
Eğer böyle bir suçun cezası meydana getirdiği sonuçla dengeli olsaydı bu aile yine saldırıya uğrar mıydı? Her gün pek çoğumuz bu ve benzerlerinin tehdidi altında kalır mıydı? İnanın; bu yaklaşımda bir terkip hatası aramaya gerek yok. Benim, sizin, onların... Kimin olursa olsun. Herhangi bir yerde özgürlüğe bir müdahale ya da saldırı varsa, insanların özgürce yaşama hakları elinden alınıyorsa ve buna vahşice maruz kalıyorlarsa orada devletin açık bir zafiyeti söz konusudur. Türkiye’nin başkentinde ve özellikle son dönemde göze çarpan yoğun kamera takiplerine rağmen böylesine bir cesaret ortaya konuyorsa kimse kusura bakmasın bu ülkenin adalet mekanizmasında büyük sorunlar var demektir. Her şeyden önemlisi toplum olarak bu korku kültürünün kıskacında  “bırakınız yapsınlar” düşüncesini bir yaşam felsefesi haline getirebiliyorsak bu ülkenin çivisi yerinden oynamış demektir. Dedik demesine de çözüm ne? Ne yapmalıyız ki bu trafik terörü sona ersin?

TBMM bunu tartışmalı
Benim önerim trafik magandalarının, bu tür saldırıları nedeniyle en az “gasp” suçundan yargılanmasıdır. TCK’da gasp tanımı özetle; zorlama, darp, tehdit ya da şiddet yoluyla kişiye ait bir şeyi almak şeklinde tarif ediliyor. Son değişiklikle cezası 10 yıldan başlıyor. Üstelik gasp suçu re’sen kovuşturuluyor. Yani, şikayete bağlı değil ve şikayetinizden vazgeçseniz bile kamu davası olarak devam ediyor. Bakıldığında bu magandaların muhabir arkadaşımızdan aldıkları mal kavramından öte bir şey... Parayla ölçülemeyecek kadar değerli yaşam unsurları heba olmuş durumda. O halde trafik magandalarının yaptığını “hayatı ve özgürlükleri”  gasp etmek suçuyla tariflendirip benzer suçların ciddi oranda azalmasını sağlayabiliriz. Ama yok! Biz böyle bir suçun tehlikesi atında değiliz diyorsanız; sıra size gelene kadar beklemek zorundasınız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş