Tren raydan çıkarsa...

A+A-
Ertuğrul KALAFAT

Külhanbeyivari racon keserek bir siyasi parti yönetilmez. "Bacağınızı kırarım, asarım, keserim, aklınızı alırım, ananızdan doğduğunuza bin pişman ederim" tarzı tehditler hiç bir parti genel başkanının ağzına yakışmaz...

Hey gidi milliyetçilik hey.. Şerefin ve namusun hiç bu kadar pespaye olmamıştı. Kepazeliğin erdem ve fazilet olduğunu, kılcal damarlarımıza kadar enjekte edildiği başka bir dönemi daha hatırlayıp bileniniz var mı?

Önce partinizin kuruluş ilkelerini ve ülkelerine sırtınızı döneceksiniz sonra koskoca şerefli bir maziyi Siyasal İslamcıların kirli emellerine alet edeceksiniz.

Utanıp sıkılmadan bunun adına devletin bekası diyeceksiniz. Katakulli siyasetle belki siyasi menfaatler elde edebilirsiniz, ancak Çin sarayını basan Kürşad ve 40 arkadaşının gösterdiği kahramanlık ve asaletin zerresine bile nail olamazsınız.

Çünkü rayından çıkmış bir trenin vagonlarının ne zaman nerede devrilecegini kimse bilemez. Zamana ve zemine göre politika geliştirmek millî genetiği bozacak yeni söylemlerde bulunmak milliyetçi fikir ve düşünce sisteminin kabul edeceği halet-i ruhiye değildir.

Milliyetçilik kendi tarih ve kültüründen beslenen yabancı her türlü akımı elinin tersiyle iten özüne bağlı fikir ve düşünce sistemidir. Başbuğ Alparslan Türkeş "Ya ülkücüler devlet olacak, ya da devlet ülkücü olacak" derken işte bu hassasiyete dikkat çekmiştir.

Milliyetçilik her şeyden önce inandığınız fikirden vazgeçmemek ve zorluklar karşısında asla pes etmemektir. Son nefer ve son nefese kadar dediğimiz realite, tarihe mührünü vurmuş serdengeçtilerin amentüsü olmuştur.

Bugünkü siyasi tabloda kendisini milliyetçiliğin son kalesi olarak konuşlandırılmış MHP, sahip çıktığı ve savunduğu değerleri sarayın emrine amade ettiği için milliyetçilik kendisine yeni bir çıkış noktası aramış ve bu arayış sonunda İYİ Parti ortaya çıkmıştır.

İYİ Parti kurumsallaşma sürecini henüz yeni tamamlamıştır. İl başkanlarının atamasından sonra ilçe yönetimlerinin de güçlendirip ekip ruhunu oluşturma adına revize çalışmaları yapılmaktadır. Şüphesiz liyakat ve ehliyet konusunda performans sergileyen İYİ Parti'li bazı yöneticilerin de yeniden değerlendirilmesi katkı sunacaktır.

Parti çalışmalarında ortak akıl istişare ve sevgi dili ön plana çıkarılmalıdır. Partide görev almak isteyen bayanlara karşı daha hassas olmak hatta onları öne taşıyacak çalışmalarda bulunmak gerekir. İYİ Parti'de ben değil, biz duygusu egemen olduğu takdirde aşılamayacak hiçbir engel yoktur.

İYİ Parti'li yöneticilerin CHP ile ilişkilerde de aklıselimle hareket etmelerinde fayda görüyorum. Öte yandan, sayın Devlet Bahçeli'nin "Bu size son ihtarım demedi demeyin" şeklinde İYİ Parti'ye aba altından sopa göstermesi hiç de hayra alamet değildir. Nitekim onun söz ve tavırlarından etkilenip durumdan vazife çıkaran bazı MHP'lilerin gecenin bir vaktinde İYİParti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önünde toplanarak hakaretler etmesi siyasetteki acizlik ve ahlaksızlığın dibe vuruşun ifadesi olarak siyaset tarihimizdeki yerini almıştır.

MHP'li yöneticiler her geçen gün oylarının eksilmesinin önüne geçebilmek adına böyle güç gösterileri yapmışlardır. Ancak bu tür katakulli siyasetlerin artık modası geçtiğini göremeyecek kadar gönül gözleri kararmış durumdadır.

Siyaset artık Türkiye'de halka hizmet Hakk'a hizmet düsturundan uzaklaşmış makam ve koltukları korumak, şahsi çıkarları ön planda tutmak olarak tecelli etmiştir.

Kibir ve egoyu soracak olursanız Everest tepesinden hiç aşağıya doğru bakmamış, büyük dağları kendisinin yarattığını zannetmiştir..

Hak vaki olduğunda musalla taşından mezara doğru yolculuk yaparken, üzerinde sadece kefen bezi olacağını keşke hatırlayabilseler...

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları