Trump görevden alınır mı?

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Ekim ayında ABD Başkanlık seçimleri ile ilgili bu sütundan analizler yapmaya gayret ederken Sevgili Hakan Alkan'ın görüşlerine yer vermiştim. Tüm dünya Clinton ve Trump'ı tartışırken biz Başkan Yardımcılığına takmıştık. Israrla ABD'nin Başkanlık seçiminde Başkan Yardımcısı olacak kişilere dikkat çekmeye gayret ettik. Alkan bugün yine iddialı bir tez ile ABD Anayasasına atıfta bulunarak Trump'ın görevden alınabileceğini vurguluyor. Karşılıklı fikir uçuşmaları yaptık. Ekim ayı yazısında vurguladığımız bir diğer unsur ise; dış politika yapıcılarımız ve yürütücülerimizin maalesef son on beş yılda çok kötü sınav vermiş olduklarıydı. Bunları bir arada düşünerek demiştik ki "... ve dünyayı(abartarak söyleyeyim) yönetmekte! Yani yüz milyonlarca insan arasında yetenekli insanlar hep bu üç aileden çıkıyor. Ya da yine milyarlarca dolar sahibi Trump'ı da sayarsak dört. Sence bu tablo vahametin büyüklüğünü göstermiyor mu? Üstelik Başkan adaylarının birinin sağlık durumu çok ciddi sıkıntılı diğeri ise şimdiden, dünyanın dörtte üçünün belki de çok daha fazlasının kızgınlığına sebep olmuş durumda.

Bu nedenle ben bu başkanlık seçiminde Başkan Yardımcılarının çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Biraz açarak söyleyeyim ki, Amerika Anayasasına göre başkanlara bir şey olursa yeni seçim yapılmaz ve yerini Başkan Yardımcısı alarak görev süresini tamamlar. Bu madde seçildikten ve başkanlık yapmaya başladığı ilk günden itibaren geçerlidir.

Peki Başkan Yardımcılarını Türkiye'de tanıyan, bilen var mı? İnşallah vardır diyorum ama zannetmiyorum. Kendini yönetmekte zorlanan ülkemiz maalesef bu konuları hiç önemsemiyor."

Reuters'in haberi ile iyice gün ışığına çıkan "Başkan Trump'ın en az 18 Rus yetkilisi ile ilişkileri olduğu" skandal ile Trump'ın azledilmesi konuşulmakta. Tabii ki dünyanın en önemli haberi olmayı hak ediyor. Peki azledilme olursa ne olacak?

Evangelist ve koyu muhafazakâr, Amerikan vatandaşlığına geçişi, zorlaştırmak isteyen, küresel ısınmayı uydurulmuş bir masal sayan, Orta Doğu'da Amerikan askerlerinin varlığının sürekliliğini isteyen, İsrail'in yayılmacı politikalarını apaçık destekleyen, Türkiye ile ilgili görüşleri belirsiz gibi görünse de bölgede güçlü bir Türk varlığına ve iş birliğine olumsuz yaklaşan Mike Pence Başkan olacak. Hem de dönem sonuna kadar. Önümüzdeki süreç çok ama çok zorlu. Ülkeleri uluslararası platformda güçlü kılan "İsabetli ve etkili Dış Politikalarıdır." Türkiye "sıfır sorun" diye başlayan ama "sıfır isabetli" bir politika ile bölgede

zorlandı. Bence değişen dünya dengelerinde, en belirli olan şey; Dünya   liderliklerinin kalite sorunudur. ABD, Fransa, İtalya örnekleri gözümüzün önünde. Eğer liderler yeterli olmazsa, ülkelerin

"dış politikaları isabetli ve kaliteli olmalıdır." Geleneksel politikalara dönmek en azından cephe kaybetmeyi engeller. Diğer aktörlerin hataları onları zayıflatırken göreceli olarak sizi güçlü kılar.

Kısacası; Atatürk'ün dış politika anlayışına ve Lozan çizgisine hızla geri dönülerek kararlı bir duruş ile yeniden yapılanmada fırsatlar  korunmalıdır. Ne dersiniz.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları