TSK'daki ihraçlar

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Dün akşam TSK'dan ihraç edilen isimler yayınlandı. Sabah Resmi Gazete'deki listeyi titizlikle inceledim. Doğrusu hiç ummadığım isimleri görünce şaşırdım. Evet general seviyesindeki bu çetenin önemli yerleri tuttuğunu biliyordum. Ama bu kadarını beklemiyordum. Her şeye rağmen bunların hepsinin FETÖ'cü olduğuna inanmam. Araştırmalarım bazılarının sahte emir evraklarına inanıp, darbenin emir-komuta zinciri ile gerçekleştiğini sanmışlar. Elbette böylesi mazeretler kabul edilemez. Çünkü Harb Okulunda ilk olarak ''Liderler ve komutanlar sadece yaptıklarından değil, yapmadıklarından da sorumludurlar'' ilkesi öğretilir: ''Haberim yoktu... Kandırıldım..." gibi savunmalar geçerli değildir... 1684 personelin ihracı bana göre yeterli değil. Henüz soruşturma bitmiş değil... Defalarca yazdım. Bu, daha buz dağının görünen tarafı... Kapsamlı bir çalışma ile bu rakamın on bini bulacağından eminim... 1684 rakamı ilk dalganın sonucu. Yeni dalgalar bekleniyor. Kimileri YAŞ' tan emekli olup kurtulabilir. Ancak ordu namusunu temizlemek için emekli olsalar dahil geçmişe yönelik ciddi bir araştırma yapmalıdır. Özellikle askeri okullara giriş sınavları geriye dönük yeniden incelenmelidir. Bu arada 28 Şubat sürecinde yapılan hatalardan kaçınılmalıdır. Kurunun yanında yaşın da yanmasının önüne geçilmelidir. Şu anda OHAL şartları var. Dolayısı ile YAŞ senede iki defa toplanma yerine bundan böyle gerekirse haftada bir toplanıp temizlik sürdürülmelidir. Evet, ihraçta ilginç isimler var. Ama bilindiği halde henüz listeye girmeyenler de var. Bu konuda özellikle Balyoz, Ergenekon ve Casusluk kumpaslarına uğrayan personelden faydalanılmalıdır.                                                                                             

***

Gelelim bizim mahalleye... ''Bizim'' derken kendi adıma o medya mahallesinin mensubu hiç olmadım ama kamuoyunda böyle bilinir... Kapatılan gazete, televizyon ve yayınevlerinde çok titiz davranılmamış. Adana ve İzmir'deki yerel gazetelerde hata var. En kısa zamanda düzeltilmeli. Gözaltına alınan gazeteciler meselesine gelince... Aynı meslekte olup da bunu tasvip etmek mümkün değil ancak adı geçenlerin masum olmadığı da ortada. Zira önemli bölümü malum kumpas davalarında polislik, savcılık, hakimlik yaptılar! Dahası, yargısız infazlarda bulundular... Evet yargılanmalılar ama mutlaka bu yargılanma adil olmalıdır.

Gözaltı kararı verilen gazetecilerin de yeterli olmadığı kanaatindeyim. Bu konuda ciddi bir soruşturma komisyonu kurulmalı, TBMM'den  temsilciler, gazeteciler, hukukçular da bulunmalıdır. Süreçte ''misyon'' yüklenen gazete ve televizyonların yanında burada görev alanlar iyice incelenmeli... Zira oralarda infaz yapıp şimdi havuz medyasında yalakalık yapanlar unutulmamalı...

Ve tabi ki siyasilere sıra gelmeli... Bu terör örgütüyle dirsek temasında bulunan eski ve yeni siyasiler... Ucu elbette iktidar partisi AKP'ye kadar uzanabilir. Varsın uzansın. Geçmişte ANAP, DYP, DSP, MHP, RP'de görev yapan, milletvekili seçilenlerin olduğu biliniyor. Elbette bunlar da ortaya çıkmalı. Gerçek anlamda bağırsak temizliği yapılacaksa buralardan başlanılmalı...

Not: Bu yazı kaleme alındığında YAŞ toplantısı devam ediyordu. Yarın değerlendireceğiz...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş