TSK’ya verilen PKK emirleri!

A+A-
Arslan BULUT

Yalçın Akdoğan, PKK ve HDP’den yapılan açıklamalardan memnun değil. Öyle ki “Sayın Demirtaş’ın ve Kandil’in açıklamaları, sürecin ruhuna uymuyor. Gelinen aşamanın hassasiyetlerine uygun düşmemiştir, adeta süreci zehirlemiştir, iklimi bozmuştur. Cumhurbaşkanımız bu sürecin mimarıdır ve ona savaş açan bir yaklaşım kabul edilemez. Sayın Erdoğan’ı kimse Çözüm Süreci’ne karşı gibi bir konuma da indirgeyemez” dedi! 
***
Sürecin mimarı gerçekten Tayyip Erdoğan mı yoksa Oslo’da Türkiye’yi PKK ile masaya oturtan güç mü? 
Oslo’da  “koordinatör ülke”nin İngiltere olduğunu PKK açıklamıştı. Fakat sürecin mimarı David Phillips, yani ABD idi! Bu durumda Tayyip Erdoğan, ana hatlarını David Phillips’in çizdiği sözde çözüm sürecinin olsa olsa taşeronudur! 
“Taşeronluk da mimarlık gibi önemli bir iştir”  denilebilir. Evet ama mimar plânlayıcı, taşeron ise mimarın çizdiği projeyi uygulayan kişidir. 
Bir devletin başbakanı ve cumhurbaşkanı, dış güçlerin çizdiği ve kendi ülkesinin rejimini ve sınırlarını değiştirmeyi öngören projeyi uygular mı? Veya bir ülkenin ordusu, başka bir ülkenin çizdiği proje çerçevesinde verilen emirleri uygular mı? 
***
2009 yılında, AKP Hükümeti;  “Kürt açılımı”  projesini kamuoyuna açıkladığında CHP Genel Başkanı olan Deniz Baykal, bunun Amerikan projesi olduğunu söylemiş ve David Phillips’in 2007 ve 2009’da yazdığı iki raporu delil olarak göstermişti. O raporlarda, sonraki yıllarda uygulanacak sözde çözüm süreci faaliyetleri harfiyen yer alıyordu. 
David Phillips, Türkiye ile Ermenistan’ı uzlaştırma projesinin de mimarlarından biriydi, hatta bunun için kurulan komisyona başkanlık etmişti. 
“Kürt Baharı - Ortadoğu’nun Yeni Haritası” adlı bir kitap da yazan David Phillips, başlangıçta, Türk-Kürt federasyonunu savunuyordu. Abdullah Öcalan’ın Irak ve Suriye ile sınırların kaldırılmasından bahsetmesi, AKP’nin Yeni Osmanlı projesi, işte bu yaklaşımdan kaynaklanıyor. 
Phillips, yakın zamanda görüşlerini değiştirdi ve asıl fikrini aşağıdaki ifadelerle söylemeye 
başladı: 
* Ortadoğu’nun yeni haritası, dünyada bundan sonraki ilk bağımsız devlet olacak olan Kürdistan’ın sınırlarına bağlı olarak değişecek. 
* İŞİD’in ülkede çıkardığı krizin ardından Irak dağıldığında Kürdistan bölgesi ayağa kalkacak ve yükselişe geçecektir. 
* Suriye ve Irak devletleri çöktü. Irak Kürdistan’ı Rojava ve Suriye üzerinden deniz bağlantısı kurabilir. Kürdistan Bölgesi ile Rojava arasında bir çeşit konfederasyon ya da gayri resmi bir düzenleme olabilir. 
* ABD, Kürdistan Bölgesi’ne doğrudan ağır silahlar göndermeli, savaşın gidişatını değiştirmeli ve Musul geri alınmalı. 
* PKK terör listesinden çıkartılmalı. Eğer, Ankara ve PKK konuşuyorsa neden batılı devletler hala PKK’yı dışlamaya devam etsin?
* Türkiye barışta ciddiyse o zaman anlamlı adımlar atmalı ve Kürtlere demokratik özerklik tanımalı. 
Bu arada David Phillips, Barzani yönetimindeki federe devlete de  “Güney Kürdistan”  diyor! Yani PKK’nın hedeflerini anlatıyor! 
***
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ise Savunma ve Havacılık Dergisi’ne yaptığı açıklamada “Irak ve Suriye’de yaratılan ortam DEAŞ’ın giderek güçlenmesine, bütün dünyadan birçok radikal savaşçının bölgeye akmasına ve PYD/PKK’nın terör örgütü kimliğinden ziyade DEAŞ ile savaşan meşru bir güç olarak bölgede görülmesine yol açmaktadır” dedi. 
Doğru ama “Hükümetlerimizin talimat ve direktifleri doğrultusunda terörle mücadele ediyoruz”  diyen de kendisi. 
Hükümet, ABD’nin mimarı olduğu, Türkiye’nin rejimini ve haritasını değiştirmeyi öngören bir projeyi uyguluyor! Dolayısıyla Hükümet’in TSK’ya verdiği, uyuşturucu niteliğindeki talimat ve direktifler Anayasa’ya aykırıdır, uygulanamaz! 
Çünkü vatanın sahibi AKP değil, Türk Milleti’dir!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları