TSK'ya yönelik psikolojik savaş -2

Özcan YENİÇERİ

Dünyanın sayılı ordularından olan TSK’yı hırpalamak için iç ve dış şer güçlerin ellerinden geleni arkalarına bırakmayacakları bilinmelidir. Asıl olan TSK’yı yıpratmak için can atanların ellerine istedikleri fırsatı vermemektir. TSK’ya karşı üstün bir profesyonellikle yürütülen psikolojik hareket; kontra hareketlerle etkisizleştirilmesi gerekirken bu yapılmamaktadır. Bu noktada yetkililer “bize karşı komplo, yıkıcı kampanya ya da psikolojik operasyon sökmez” havası içinde görünmektedir. Karşı taraf da bu uygun ortamı kullanarak her fırsatta orduyu yıpratma faaliyetine devam etmektedir.
PKK’yla, Soros’la ve AB fonlarıyla ilişkili bazı odaklar; TSK’yı darbe yapmak için  fırsat kollayan, demokrasiye karşı komplo  kuran, durumdan vazife çıkaran, yasadışı işler peşinde koşan bir kurum olarak göstermeye çalışmaktadır.
Bir süre önce kapanan “Nokta Dergisi” Genelkurmay Karargâhı’ndaki bilgisayarlara sızılarak alındığı iddia edilen “Darbe Günlükleri” ve “Andıç” notları yayımlamıştı. AKP’ye yönelik kapatma davası açıldıktan sonra da Taraf gazetesi, yargı ve asker ilişkisine dikkat çeken görüşmelerle ilgili olarak birtakım  haber ve belgelere dayalı yayınlarını hızlan-dırmıştır.
Nedense bu haberlerin gündeme sokulma tarihi ağustos ayına yakın zamanlar olmaktadır. Ağustos ayında Yüksek Askeri Şûra’da terfiler görüşüleceği sırada bazı komutanlara yönelik iddiaların medyada yer alması elbette rastlantı değildir. Bu bir manipülasyon ve ajitasyon hareketidir. Amacı da yalnızca terfi edecek komutanların önünü kesmek değildir. Evet! Org. Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olması söz konusu olduğunda onu yıpratmak için ortaya atılan iddialar -benzerleri- bugün Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmesi düşünülen Org. İlker Başbuğ ve diğer askeri personelle ilgili olarak da aynen tekrarlanmaktadır. Ancak saldırının hedefi kişisel değil kurumsaldır.
Taraf’ın iddiaları!
Taraf gazetesi son olarak Genelkurmay Başkanlığı tarafından Eylül 2007’de yürürlüğe konan “Bilgi Destek Faaliyeti Eylem Planı” adlı bir belge yayımladı. Taraf’ın yayımladığı bu belgeye göre, kamuoyunu, “irticacı hareketlerin sorumlusu” olarak görülen hükümete, “milli devlete karşı” olarak nitelenen yeni anayasa paketine, “terörist” olarak adlandırılan DTP’ye karşı TSK’nın görüşleri doğrultusunda yönlendirmek ve “topluma öncü olma” rolünü sürdürmek için bir dizi karara ilişkin belgeler yayımlandı.
Genelkurmay’ın yalanlaması!
Genelkurmay’dan yapılan açıklamada sözü edilen belge ve iddiaları yalanlayan açıklama şöyledir: “Genelkurmay Başkanlığı kayıtlarında, komuta katı tarafından onaylanmış böyle bir resmi evrak veya plan bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek korumak ve kollamakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bazı çevrelerin ucuz propagandalarından etkilenmeyecek kadar güçlüdür”.
Malum mahfillerden TSK’ya yönelik olarak yığınlarca iddia, itham ve isnat ortaya atılmakta, bunlara yönelik Genelkurmay da yalnızca yalanlama yapabilmektedir. Konuyu, “sözü edilen belge gerçek midir, değil midir?” bağlamından çıkararak anlamaya çalışmak gerekir. İddiaları gerçekler bağlamında ele almak gerekir. Belgeye göre basın mensupları ve sanatçılar dışında yüksek yargı organlarının başkanlarıyla temas kurulacaktır. TSK muhalifleri yıpratılacak ve bunun için radyo ve televizyon programları kullanılacakmış!
Gazetelere, dergilere, televizyonlara, sanatçılara, programcılara bakıldığında TSK yandaşlığı bir yana tarafsız yayın yapıldığını dahi görmek mümkün değildir. Vurun TSK’ya yazıları ve programlarıyla dergi ve gazeteler ağzına kadar doludur. TSK’ya saldırmak neredeyse bazı gazete ve televizyonlarda yükselme, zengin olma ve kariyer edinmenin tek ölçütü haline gelmiştir.
Basın/yayın kuruluşlarına bakıldığında TSK’yı değil ama ABD çıkarlarını, AB çıkarlarını savunanları ya da Barzani sevdalılarının her yanı kuşattığını görmek mümkündür. Demek ki birileri TSK yandaşı değil ama AB’ye, Barzani’ye ve ABD’ye yandaş medya, sanatçı ve basın mensubu inşa etmiş durumdadır.
Kendi durumlarını güvenceye almak isteyen malum odaklar, TSK’yı iddia, itham ve isnatlarla savunma konumunda bırakmaya çalışmaktadır. Menşei belirsiz bu belgeden alınacak dersler vardır. Bu belge en azından Türkiye’deki medyanın, entelektüel hayatın, kültür ve sanatın kimler elinde olduğunu göstermesi bakımından ilginçtir. Yaşananlar “Hırsız yeğin olunca ev sahibini bastırır” sözüne rahmet okutur türdendir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş