“TSK’yı 11’den vurdular!”

Yavuz Selim DEMİRAĞ

İnternete düşen ses kayıtları, dinlendiği iddia edilen 7 bin kişi... 20 binden fazla kişi ve kuruluşun dinleme kayıtlarından oluşan yüz binlerce sayfalık arşiv... Şantaj unsuru olarak saklanan söz konusu belgelerin muhtemel yargılamalarda delil olarak sunulacağı iddiaları çok vahim. Bu memleketin ana muhalefet partisi lideri, milletvekilleri, parti yöneticileri, Genelkurmay Başkanı ve generaller hukuksuzca dinlenirken bu sütunlardan “bu bir milli güvenlik meselesidir” diye  feryat etmiştik. Ama söz konusu görüntü ve dinlemeleri kullanmak işlerine gelmiş, seçim meydanlarında bel altı vuruşlarla “ahlak” nutukları atılmıştı. Hesap da, sap da döndü.. Aynı gözler kendilerini izleyip, aynı kulaklar yandaşlarını dinleyince kuyruğuna basılmış kedi gibi ciyaklıyorlar. 
Yıllardır dinlendiğimizi biliyorduk zaten.. Silivri’deki mahkemelerin bilmem kaç milyon sayfalık eklerinde bizim telefon konuşmalarımızı da iddianamelere koymuşlardı. Üstelik konuşmadığımız kişilerle irtibatlandırmaya kalkıştılar. Adıma bile kayıtlı olmayan telefonu dinlediler. Özel hayatlarımızla itibar infazına uğratılma hazırlıklarından haberdardık. Bu Allah’tan korkmayanların diğer Allah’tan korkmayıp; kuldan utanmayanları dinlemelerinden çok şey çıkacağını zannetmiyorum. Böylesi iddialar Japonya’da olsa harakiri denilen onur intiharlarında patlama olurdu. Avrupa’da meydana çıksa hepsi istifa ederdi. Afrika’da gerçekleşse yurt dışına kaçarlardı. Ama ya Türkiye’de...
Dinleme skandallarına yeniden değineceğiz. Önce Silivri görüşmelerimizi tamamlayalım. Prof. Fatih Hilmioğlu ile yeniden buluşup yazacağım. 5 No’lucezaevinden 1 No’luya yani Hurşit Tolon, İlker Başbuğ ve Tuncer Kılıç’ın kaldığı 5 No’luya Baro’nun aracı ile geçtik. Göz taraması, ayakkabıların çıkarılmasını tekrarlayıp, tutukluların hazırlattığı plastik tabaklardaki bisküvi ve çerezlerin bulunduğu masada yerlerimizi aldık. Soner 2 yıllık tecrübesi ile bize mihmandarlık yaptı. Takım elbise ve kravatıyla askerden ziyade diplomatı andıran Hurşit Tolon hepimizi ayrı ayrı kucaklayarak soğuk görüşme salonunu ısıttı. “Subay ve centilmen” deyimi sanki Tolon Paşa için söylenmiş. “Sayın Sertel, Sayın Yalçın, Sayın Demirağ” hitabıyla selamlıyor. “Siz Allah’ın lutfusunuz.. Ayağınızın uğuru ile geldiniz.. Fatih Hoca tahliye oldu. Kendim tahliye olsam bu kadar sevinemezdim.” diye başlıyor konuşmaya. Atilla Abi İzmir’li olunca, Tolon Paşa da İzmir hasretiyle önce Sertel’e dönüyor. İzmir’deki Belediye Başkan adayları ve yerel basın üzerine kısa sohbetten sonra beraberinde getirdiği  “Hurşit Tolon’dan Asılsız İddialara Tarihi Yanıt” adlı kitapçığı isimlerimize imzalayarak kibarca takdim ediyor.
7 Haziran 2013 günkü tarihi savunmasını yaptığında mahkeme salonundaki izleyiciler arasındaydım. Tolon, infaz memurlarından son derece memnun. Çay getirenlere iltifat ettikten sonra başlıyor anlatmaya:  “Şimdi paralel denen o oluşumun düzmece delilleri, gizli tanıkları, Başbakan’ın söylediği gibi ayarlanmış emniyetçi, savcı ve hakimleriyle, çeşitli kumpaslarla yurtseverler susturuldu. İtibarlarıyla oynandı. TSK’daki muvazzaf subayların istikballeri mahvoldu. Bunu sadece cemaat yapmadı. Kökü Sevr’e kadar uzanan, Türkiye’yi bölmeyi planlayanların işbirliği yaptıklarıyla aydınlar susturuldu. Bir korku ortamı yaratılmıştır. Bunun mağduru biziz. Son yıllarda artık sesi çıkan basının, yürekli medya mensuplarının gayretleriyle umutlanıyoruz. İnşallah özgürlüğümüze kavuşacağız. Benim üzerimden Ergenekon’u büyütmek için beni Malatya’ya bağlamaya çalıştılar. Olaydan bir ay önce konferans için o sırada İnönü Üniversitesi rektörü olan Fatih Hilmioğlu davet etmişti. İlker Çınar isimli firar suçundan ordudan atılmış birini buldular. Deniz Uygar adıyla gizli tanık yaptılar. İddianamenin yalanlarına dair yüz tane belge koyduk. Ama Zirve katliamına bağlamak için beni tutukladılar. Baştan sona sahtekarlık.. Ben İzmir’de Annan Planı’na karşı kadın ağırlıklı sivil toplum platformlarıyla görüştüm. 23 kuruluş 100 bin kişilik yürüyüş yaptı. Benimle birlikte vali de katıldı. İddianamede kadın kuruluşlarına danışmanlık yaptınız deniyor. Hedef TSK’ydı.. Hedefi 11’den vurdular...12’den değil.. Çünkü TSK var olduğu sürüce BOP gerçekleşemez.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş