TSK’yı çok hafife alıyorlar!

Arslan BULUT

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, hükümetin komuta kademesine müdahalesinden rahatsız olarak emekliliğini istedi. Atila Işık, Hasan Iğsız’ın emekli edilerek kendi eline verilmek istenen Kara Kuvvetleri Komutanlığı makamını reddetti; Hükümete ve kamuoyuna hayati bir mesaj verdi. Her şeyin atama ve terfiden ibaret olmadığını gösteriyor ama emeklilik dilekçesi ile durum daha da karmaşık hale geldi.
1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, hakkındaki bir ihbar mektubundan dolayı YAŞ sürerken ifade vermeye davet edildi ve Başbakan bu durumu gerekçe olarak kullandı. Hasan Iğsız’ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilmesi önerilmişken Tayyip Erdoğan bunu kabul etmedi. Yerine de Jandarma Genel Komutanı Atila Işık’ı getirmek istedi.
Biz dün “Mesele terfi midir ey Türk ihtiyarları?” diye sormuştuk!
Atila Işık, meselenin sadece atama veya terfi olmadığını, “Hasan Iğsız’ın getirilmediği makama ben de gelmem” diyerek ispatladı.

* * *

Bülent Esinoğlu, “Iğsız göstermelik düşman, asıl hedefleri Koşaner” başlıklı yazısında “Türk Ordusu BOP eşbaşkanlarının gözünde Yeniçeri Ocağı’dır. Bu ocak ortadan kaldırılmalı ve halka değil kendilerine bağlı olmalıdır. Daha doğrusu doğrudan Amerika’nın emrinde olmalıdır. Hani Amerikalı yetkiler Türk Generaller hizadan çıktı demişlerdi ya. Şimdi hizaya sokma çalışmaları yapılıyor.
Amerika’nın hedefi doğrudan Genelkurmay Başkanlığıdır. Eğer buraya kendi istediği birisini atayamasa da kaos onun için daha da iyi bir sonuçtur.
BOP eşbaşkanları ve onların sözleşmeli memurları artık liberalleri de sırtından atmış, kendi gerici küçük azınlığına ve Amerikan ordusuna iyice dayanmışlardır.
Ben kuvvetliyim, kuvvetlinin yanında olursanız size faydası olur, kuvvetliye oy verilir, öyleyse referandumda bana oy vereceksiniz çalışması yapılmaktadır.
Baykal’a soruşturma hazırlamak falan hepsi bu amaca yöneliktir. Anayasa Mahkemesi tarafından mahkûm edilmiş eşbaşkanın Orduya komutan atadığı bir düzenin kendisi zaten kaostur” diyor.

* * *

Esinoğlu’nu teyit eden dış müdahalenin izleri, YAŞ’tan hemen önce Wall Street Journal’ın Koşaner hakkındaki yorumunda ortaya çıkmıştı.
Wall Street Journal, Koşaner’in iki senedir tamamen sessiz kaldığını hatırlatarak  “Ordu, AKP’nin onu bloke etme gerekçesi bulamaması için Koşaner’i pamuklara sarıp sakladı” diye yazmıştı.
Işık Koşaner, Kara Kuvvetleri’ndeki görevini devralırken yaptığı konuşmada, “Küresel güçler tarafından kurgulanan ve ülke içi bazı medya, bazı akademik ve sermaye çevreleri ile sivil toplum örgütleri içinde yuvalanan post-modern bir tabakanın oluşturduğu propaganda ve etki ağı ulusal birlik ve güvenlik parametrelerinin zayıflatılması yönündeki gayretlerini sürdürmektedirler” demişti.
Koşaner, Kürt meselesi olarak dayatılan ve bugünlerde Türkiye’nin federasyon haline dönüştürülmesi tartışmaları konusunda da  “Bireysel kalmak ve ulus devlet yapısına zarar vermemek kaydıyla, kültürel zenginliklerin yaşanması için yapılan düzenlemeler, daha fazla demokrasi söylemleriyle toplumsal talepler haline getirilip, siyasal alana götürülmeye çalışılmamalı” demişti.
Küresel güçlerin asıl hedefinin Işık Koşaner olduğu, atamasının yapılmamasından da anlaşılıyor.
Küresel güçleri arkasına alarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni çökertmeye çalışmak suçunun karşılığı Türk Ceza Yasası’nda vardır.
Bütün mesele vatanseverlerin, küresel güçlerin piyonlarından daha cesur davranması ve Türk hukukunu uygulamasıdır!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş