Tüketici her zaman kaybedecek mi?

A+A-
Esfender KORKMAZ

TÜİK ve Merkez Bankası her ay tüketicilerle anket yaparak, tüketici eğilimini belirliyor. Bu anket, tüketicinin kişisel mali durumunu ve aynı tüketicinin ekonomi ile ilgili değerlendirmelerini kapsıyor. Ayrıca tüketicilerin yakın gelecekte harcama yapıp yapmayacağını da tespit ediyor. Anket sonucu oluşan endeks 100’ün üstünde ise güveni, 100’ün altında ise güvensizliği gösteriyor.
“Tüketici güven endeksi”  2012 yılı mart ayında 79.3 iken bu sene mart ayında 74.9’a geriledi. Yani sonuçlar tüketicinin moralinin geçen seneye göre daha bozuk olduğunu gösteriyor. Diğer cevaplara göre de tüketici kendi mali durumunun da düzelmeyeceğini ekonomide iyileşme olmayacağını söylüyor. Dayanıklı tüketim malı alma düşüncesi ve otomobil satın alma ihtimalin de ise geçen seneye göre çok az kıpırdama var. Konut satın alma ve yaptırma ihtimalinde ise geçen seneye göre azalma var.
 Özetle Mart ayında tüketici gelirinde bir iyileşme yok ve ayrıca da talep artışı yok.

 

 

Kaldı ki tüketici beklentileri ekonomideki gidişatı etkiler. Bu endekse göre bundan sonra ekonomide talep artışı beklenmiyor.
Merkez Bankası’nın açıklamasında ise, “İç talep sağlıklı bir artış içindedir. Canlanmaya bağlı olarak cari işlemler açığında da bir miktar yükselme var” deniliyor. Anlaşılan odur ki; MB kendi hazırladığı yukarıdaki ankete bakmadan konuşuyor. Gerçekte cari açıkta kıpırdama talep artışından değil, TL’nin değerlenmesinden ileri geliyor. 2012 yılında ABD’de enflasyon yüzde 2.9 buna karşılık Türkiye’de yüzde 6.7 oldu. Bu şartlarda dolar kurunun da aradaki fark kadar artması gerekirdi. Artmadığı gibi 2012 başında 1.88 olan dolar kuru 2012 sonunda 1.79’a indi. Halen dolar kuru 1.82’dir. Sonuçta TL değerlendi ve cari açık da gecikmeli olarak yeniden artmaya başladı.
Tüketici, ekonominin temel belirleyicisidir... Oysa ki okkanın altına da her zaman tüketici giriyor. Söz gelimi  Odalar Birliği Başkanı’nın 2012’de mevduat faizi bir puan arttı, buna karşılık kredi faizi 5 puan arttı sözüne karşılık, Bankalar Birliği Başkanı banka maliyetlerinin arttığını öne sürdü. Banka maliyetleri nasıl arttı? Mevduat için bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda oldukları munzam karşılıklar birkaç puan arttı. Mevduat faiz oranı yüzde 7’dir. Munzam karşılık oranı da yüzde 5-13 arasında değiyor. Bu munzam karşılıkların önceden hiç olmadığını düşünsek bile, ortalama yüzde 10 munzam karşılıkla birlikte banka maliyeti yüzde 7.7 olur. Bu oran tüketici kartlarından yüzde 33 faiz almayı meşru mu kılıyor?
Vergi daireleri sık sık herkese bir mektup yazarak zarf atar... Kirada olan konutunuzun vergisini verdiniz mi? Vatandaş, yol parası ve zaman harcayarak böyle bir konutu olmadığını beyan eder.
TTNET, bir özel sektör kuruluşudur. Ancak aynen vergi dairesi gibi çalışıyor. Başımdan geçen bir olayı anlatayım...
Ömerli’de abone olduğum TTNET’i 27 Aralık’ta borçları ödeyerek iptal ettirdim. Arkasından 386.25 liralık bir borç geldi... Ancak aynı zamanda  “ödeme yaptıysanız bu uyarımızı dikkate almayın”  diye bir not vardı. Bir kişi gitti, borcumuz yok diye izah etti. Arkasından 30 TL bir borç faturası daha geldi. TTNET ilkel çalışıyor olabilir... Muhasebe sistemi yanlış olabilir.. Ancak benim günahım ne? Sürekli TTNET’le neden uğraşayım? Demek ki Türkiye’de tüketiciye önem verilmiyor. Oysa ki tüketiciye saygı, uygar toplum olmanın ön şartıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları